Mülteciler için zulüm geldikleri topraklarda da devam ediyor
09:02
Öykü Dilara Keskin / JINHA
İSTANBUL - Edirne'de uzun süre bekletilen Suriyeli mültecilerle görüşen insan hakları savunucusu Leman Yurtsever, "Bu savaştan gelen insanlara zulüm ediliyor, zulüm DAİŞ'le sınırlı kalmıyor geldikleri topraklarda da zulüm devam ediyor. Aileler 'kendi topraklarımızda ölsek daha iyiydi, vatanımız annemiz gibidir' diyor fakat çocuklarının yaşaması için Avrupa'ya gitmek istiyorlar" diye belirtti.
Suriye'deki iç savaştan kaçarak Türkiye'nin farklı kentlerine göç eden binlerce kişinin mülteci olmasının yanı sıra 'öteki'leştirilmelerinin getirdiği zorluklarda devam ediyor. Suriyeli mülteciler, 10 günü aşkın bir süre İstanbul Esenler Otogarı'nda ve Edirne'de Avrupa'ya gitmek için bekledi. Bekleyişlerinin ardından geldikleri illere geri gönderilen mültecilerin, bekleyiş süresince yaşadıkları sadece açlıkla sınırlı kalmadı. Suriyeli mülteciler, devlet tarafından baskı görmesinin yanı sıra sağlık hakları ve yaşam hakları da engellenerek, ayrımcılığa maruz kalıyor. Edirne'ye giderek Suriyeli mültecilerle görüşen insan hakları savunusu Leman Yurtsever, gözlemlerini anlattı.
'Devlet görevlileri Suriyeli avında'
Esenler otogarından Edirne'ye otobüse bindiklerinde otobüsün muavinin kimlik kontrolü yaparak araçta Suriyeli olup olmadığına baktığını söyleyen Leman, "Neden yaptığını sorduğumuzda, arabaya Suriyeli almanın devlet yetkilileri tarafından yasaklandığını, eğer arabada Suriyeli olursa aracın bağlanacağını söylemişler. Güvenlik güçleri burada Suriyeli avına çıkmış" diye konuştu. Suriyeli mültecilerle görüşmek için Edirne'de bulunan İlhan Kopan parkına gittiklerini söyleyen Leman, mülteciler için parkın dışına çıkmanın yasak olduğu bir durum olduğunu gözlemlediğini belirtti.
Kadınlarla yaptıkları görüşmelerde, kadınların artık Türkiye'de kalmak istemediğini, çocuklarının geleceği için Avrupa'ya gitmek istediklerini söyleyen Leman, "Onlara uygulanan zulmü kabul edemiyorlardı. Çalıştıkları yerlerde Suriyeli diye aşağıladıklarını, Türkiyeli birinin aldığı maaşın yarısını aldıklarını anlattılar" şeklinde konuştu.
' Suriyeli mülteciler uyutularak bota biniyormuş!'
Görüşme yaptıkları bazı ailelerin İzmir'den kaçak yollarla Avrupa'ya gitmeye çalıştıklarından bahseden Leman, "Aileler bota bindikleri zaman kendilerine bir ilaç verilmiş, ilacın kendilerini uyuttuğunu anladıkları anda bu yoldan vazgeçmişler. Bu ilacı vermelerinin nedeni ise bot battığında kimse bağırmasın diyeymiş. Bu nedenle bu kadar boğulma olayları oluyor" dedi. Kimilerinin ağlayarak, kimlerinin isyan ederek yaşadıklarını anlattıklarını ifade eden Leman, Suriyeli mültecilerin polisler tarafından da sözlü tacize maruz kaldıklarını kaydetti. Leman, "Bir gencinin polis tarafından dövüldüğünü ve insanlara ajanlık dayattığını öğrendik. Er Meydanı'na gittiğimize büyük bir spor salonu olmasına rağmen oradaki yurttaşlar dışarıda kalmak zorunda kalıyordu. Ve orada yeni doğmuş bebekler, hamile kadınlar vardı. Onlar için bir şey yapılmıyordu" dedi.
Mültecilere sağlık ve ibadet hakkı bile yasak!
Arap bir aile ile de görüşme yaptıklarını aileden 4 erkeğin DAİŞ' e katılmayı reddettikleri için kalasla vurulduklarını söyleyen Leman, "İstanbul'da bulunan Haseki, Şişli ve Samatya hastanesinde dışlandıklarını ve tedavi edilmediklerini söylediler. Çok ciddi hasta olanlar vardı ishal ve felç olan çocuklar var ama tedavi ettiremiyorlar" diyerek mültecilerin sağlık hakkından engellediklerine dikkat çekti. Bir Arap ailesinin ise yaşadıklarını Leman, ailenin sözleriyle anlattı: "Namaz kılmak için Sultanahmet Camisine gittik. Biri 'Buradan gidin, ne işiniz var' dedi. Onlarda Müslüman, Tayyip Erdoğan'da Müslüman, ama onların yaptıkları zulüm Müslümanlıkta yeri yok."
'Mültecilere ajanlık dayatılmış!'
Suriyeli mültecilerin kaldıkları yere bazı kişilerin gelerek, çocukları para karşılığında almak istediklerini duyduklarını söyleyen Leman, "Bu olayların yanı sıra ailelerin kaldıkları yere müdahaleler oldu. Aileler, 'Biz zaten bir savaştan geliyoruz, çocuklarımız polis ve askerden korkuyor' diyorlar. Bir takım insanlarda parka gelerek Suriyelileri rahatsız etmiş, mültecilere ajanlık dayatılmış bunların hepsi polisin planladığı şeylerdir" dedi. Mültecilerin, yaşamını sağlamak amacıyla evlerin yapılması, iş imkânının sağlaması gerektiğini söyleyen Leman, görüşmeler sırasında etkilediği bir olayı şöyle anlattı; "Bir kadın beni öpmeyin ben kaç gündür yıkanamıyorum dedi. Sonra Suriye'de çekilen fotoğraflarını ve evini gösterdi. O kadın ben böyle değildim demek istiyor. Bu yaşananların düzelmesi gerekiyor."
'Çocukluğumu yaşamak istiyorum...'
Edirne'de 14 yaşında bir kız çocuğu ile tanıştığını ve çocuğun bulaşıkçılık yaparak günde 30 TL kazandığını öğrendiğini belirten Leman, "Elleri bulaşık yıkamadan yara olmuştu. 14 yaşındaki kıza ne yapmak istiyorsun diye sorduğumuzda 'çocukluğumu yaşamak istiyorum, oyun oynamak istiyorum ama çalışmak zorundayım çünkü babamı Esed'in askerleri vurdu' diye bir cevap verdi. Yaşananlar çok zor şeyler" şeklinde konuştu.
'Kendi topraklarımızda ölseydik daha iyiydi'
Bulgaristan sınırında ise iki kişinin çırılçıplak soyulduğunu, bir kadının ise tecavüze uğradığını mülteciler tarafından öğrendiğini belirten Leman, "Bu savaştan gelen insanlara zulüm ediliyor, zulüm DAİŞ'le sınırlı kalmıyor geldikleri topraklarda da bu zulüm devam ediyor. Aileler 'kendi topraklarımızda ölsek daha iyiydi, vatanımız annemiz gibidir' diyor fakat çocuklarının yaşaması için Avrupa'ya gitmek istiyorlar" diye belirtti.
(dk)
