'Cizreli kadınlara söz verdiğimiz için Ankara'daydık'
09:02
JINHA
İSTANBUL - Ankara katliamında orada olan katliam tanıklarından Nebile Irmak Çetin, "Ankara'ya Cizreli kadınlara söz verdiğimiz için gitmiştik. Cizre'de ki kadınlar inanılmaz bir vahşete tanık olmuşlardı. Bu vahşete sessiz kalamazdık. Onlar için, bütün bölge halklarına barışı getirmek için Ankara'da Barış mitingi yapacağız demiştik. Barış için gittiğimiz Ankara'da barışı vurdular" dedi.
Ankara'da gerçekleşen bombalı saldırıyla gerçekleşen katliamın tanıklarından Genel-İş Sendikası Konut İşçileri Şube Başkanı Nebile Irmak Çetin, yaşadıklarını anlattı. Nebile, katliamdan bir gün önce 100'e yakın araçla miting için yola çıktıklarını söyleyerek, "Yolda hiçbir şekilde güvenlik güçleri tarafından durdurulmadık. Oraya da en erken giden bizdik. Yol boyunca polis kontrolü olmayınca acaba yanlış bir yere mi gidiyoruz miting alanı başka bir yerde miydi şüphe bile ettik. Sonra yavaş yavaş insanlar gelmeye başladı. Bombanın patladığı yerdeydik önce, İstanbul HDP'den gelen arkadaşlar vardı birbirimize sarıldık, konuştuk. Sonra güneş açtı ısındık biraz. Çok güzel bir havaydı, tamda barışa hizmet edecek bir gün demiştik" diye patlamadan önceki anı anlattı.
'Üstleri başları insan etlerinden yapış yapış olmuştu'
Nebile, kortejlerin oluşmaya başlaması ile DİSK kortejine doğru yürüdüklerini belirterek, "Yavaş yavaş toparlanmalar oldu önce pankartlarla farklı illerden gelenler oldu bulunduğumuz yerde. Biz sonra oradan ön tarafa geçmek durumunda kaldık. Çünkü kortejler anons edilmişti ve bizde koştura koştura önlere doğru gitmeye başladık ki bir kaç dakika geçmişti. Birden patlamayı duyduk ve altımızdaki asfalt sallanmaya başladı" dedi. Olay yeri ile aralarında 100-150 metre mesafe olduğunu söyleyen Nebile, "Biz daha yukarıda kaldığımız için arkamıza bakma şansımız oldu baktığımızda gördüğümüz sarımtırak hortumun yükseldiğiydi. Hemen ardından ikinci bir patlama oldu. Biz uzak olmamıza rağmen bombanın şiddetinden yerlere savrulduk. Korktuk, panikledik telefonlara sarıldık arkada kalan arkadaşlarımızı merak ettik fakat telefonları çekmiyordu. Sonra patlama alanından sağ kalan arkadaşlarımız yanımıza geldi. Saçları, insan eti kıymıklar ile dolmuş üstleri başları insan etlerinden yapış yapış olmuştu. Bunları unutmamız mümkün değil. Ben o görüntülerden beridir uyuyamıyorum" diyerek yaşadığı korkunç anları aktardı.
'Polis saldırı pozisyonunda bizi bekliyordu'
Yaşanan patlamadan sonra olay yerine arkadaşlarına yardım etmek için gitmeye çalıştıklarını anlatan Nebile, "Patlamadan sonra biz patlamanın yaşandığı yere gitmeye çalışırken polis yolumuzu kesti. Polis saldırı pozisyonundaydı. Kaskları silahları copları ile bir mitingi karşılayan arama noktasında bekleyen polisler gibi değillerdi bir şeylerin hazırlığını yapmış gibiydiler ve bizim geçmemize izin vermediler. Biber gazları ile arkadaşlarımıza yardım etmemize engel oldular" diye konuştu.
'Devlet oradaydı, devletin gözü önünde yaşandı katliam'
Daha önceki patlamalar ve ölümlere rağmen hiçbir tedirginlik duymadan Ankara'ya gittiklerini ifade eden Nebile, "Ankara Türkiye'nin en güvenli şehri olarak bilinir. Gittiğimiz miting izinli bir mitingdi. Türkiye'nin başkenti en güvenilir bir kent, böyle bir şeyi hiç aklımıza getirmemiştik, sonra fark ettik ki Adliye Sarayı, Emniyet Müdürlüğü bütün bakanlıklar orada kısacası devlet orada devletin gözü önündeydik. Oradan başka daha güvenli bir yer olamaz diye düşündük haliyle. Katliam devletin gözü önünde yapıldı" dedi.
'Cizreli kadınlara barışı getireceğiz diye söz vermiştik...'
Ankara da ki Barış mitingi öncesi bölgede yaşanan katliamlara yerinden tanıklık etmek ve orada ki kadınların yanında olduklarını söylemek için DİSK kadın komisyonu olarak Cizre'ye gittiklerini söyleyen Nebile,"Cizre'de sıkı yönetimden kaynaklı yaşanılanlara özellikle de kadınların yaşadığına yerinde tanıklık etmek onlara dokunmak için DİSK kadın komisyonu olarak oraya gittik. Gittiğimiz gün yaşanan olaylarda yaralanan ve o gün yani gittiğimiz gün yaşamını kaybeden Mülkiye diye bir arkadaşımızın yoldaşımızın cenazesini hastanede beklerken Cizreli kadınlar yanımıza geldi. 22 can kaybı var buna değinmeden bizim kedilerimiz öldü, güvercinlerimizi öldürdüler dedi. Tabi bu bize çok dokunmuştu. Biz de onlara moral olsun diye şöyle demiştik 'Cumartesi günü biz Ankara'ya gideceğiz ve emek örgütleri olarak Ankara'da barışı isteyeceğiz sizin için gideceğiz bizim için gideceğiz ve size söz veriyoruz ki bu topraklara barış gelecek' demiştik. Ankara'da barışı vurdular" diye kaydetti.
'Barış olmazsa yaşamda olmaz'
Türkiye'de yaşayan herkesin korku ve panik halinde olduğunu ve bunun tamda Saraydakilerin istediği ruh hali olduğunu ifade eden Nebile, "Yaratılmak istenen bir korku imparatorluğu. Ama biz bedeli ne olursa olsun barışı getireceğiz. Verdiğimiz sözü yerine getirmemiz lazım tam tersine inatla ısrarla barış talebinden vazgeçmemiz lazım. Eğer bu ülkede barış yoksa emek de olmaz sendikalarda olmaz yani yaşam da olmaz. Onun için bizim acilen safları sıkılaştırmamız lazım bizim bu barış talebinden vazgeçmememiz lazım. Bunun için de 1 Kasım bir milattır. AKP'nin destekleyip de yaratmış olduğu bu korku imparatorluğunun yerle bir olması ve bu katliamların son bulması için bizim 1 Kasım'da üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Ölenlere sözümü var barış bu topraklara ya gelecek ya gelecek" diye belirtti.
(ml/dk)
