Acıların sonsuzla çarpılıp, 34’e bölündüğü yer: Roboski (3) DOSYA

10:31

Mizgin Tabu/ JINHA


Roboski’de adalet mücadelesi…


JINHA


ŞERNEX – Türk savaş uçakları tarafından 34 yurttaşın yaşamını yitirdiği katliamın ardından Roboski’ye yerleşen Barış aktivistlerinden  Meral Geylani, "Roboskili ailelerle dayanışmak için şehrinde sen de imza topla" sloganıyla başlattıkları imza kampanyasına ilişkin değerlendirmede bulunarak, “İmza kampanyamızı Amerika, Almanya, İngiltere’den destekleyen arkadaşlar var. Türkiye’de Kürdistan da destekleyenler var. Burada tekrar çağrıda bulunmak istiyorum. Toplanan imzaları 28 Aralık tarihinde sonuçlandırıp toplu bir şekilde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e ulaştıracağız” dedi.  


Şırnak'ın Uludere (Qilaban) İlçesi’ne bağlı Roboski (Ortasu) Köyü’nde 28 Aralık 2011 tarihinde Federal Kürdistan Bölgesi'ne geçerek sigara ve mazot getiren çoğu çocuk 34 sivil Kürt yurttaş, dönüş yolundayken Diyarbakır'dan kalkan F-16 Türk savaş uçakları tarafından yüzlerce kiloluk kazan bombalarıyla bombalandı. Bombalanarak 34 yurttaşın yaşamını yitirdiği katliamın ardından Roboski’ye yerleşen Barış aktivistlerinden İbrahim Yaylalı ve Meral Geylani, "Roboskili ailelerle dayanışmak için şehrinde sen de imza topla" sloganıyla imza kampanyası başlattı. Kampanya katliamın yıldönümü olan 29 Aralık’ta sonlandırılarak, toplanan imzalar Cumhurbaşkanlığı’na gönderilecek.


20 yılın ardından Roboski’de yaşamak…


Katliamın ardından 5 Aralık 2012 tarihinde Roboski’ye yerleştiklerini söyleyen Meral Geylani, uzun yıllar yurtdışında yaşadığını 20 yıl aradan sonra geçtiğimiz yıl Türkiye’ye geldiğini belirtti. “Nerede yaşayacağımı da düşünüyordum” diyen Meral, “Batıda bir yuvada çalışmaya başladım. Geçici olarak İMC usulü olarak kurulmuş olan alternatif bir eğitim sistemi olan Waldorf’ta çalıştım. Fakat bu beni manevi olarak tatmin etmiyordu. Roboski den Ankara’ya barış yürüyüşü olacağını duydum. Yürüyüşe başlamadan önce herkes yazıyordu ‘niçin yürüyorum’ diye. Ben sadece militarist bir savaşın olduğunu düşünmüyorum. Askeri bir savaşın olduğunu düşünmüyorum. Bu dünya üzerinde tükettiğimiz tüm yiyeceklerin GDO’lu olması, yani GDO ile tohumlarda yapılan değişiklikler, yapılan barajlar,  hidroelektrik santraller ve nükleer santraller kurulması gibi doğaya ve insanlığa yapılan saldırıları da unutmamak lazım. Daha alternatif yollar varken enerjiyi daha tehlikeli yollardan elde edilmesine ben doğa ve insanlık için uygun görmüyorum” diye konuştu.  


‘İnsanlar değil sadece katledilenler’


Savaşlarda, katliamlarda sadece insanlar değil hayvanların ve doğanın da katledildiğine dikkat çeken Meral, “Dayanışma içerisinde yaşayacağım bir köy aradığımı bir yazımda belirtmiştim. 50 günlük Barış yürüyüşünün ardından 6 arkadaşımla birlikte Roboski’ye döndük.  Roboski’deki anneler renkli elbiselerini bize verdiler.  O ara dedim ki yaşayacağım yer neden Roboski olmasın! Ferhat Encü ‘sezon kapandı’ dedi. Ben dedim ne sezonu kapandı. ‘Kar yağacak’ dedi. Daha iyi ya dedim, buranın kışını yaşarsak baharını yaşamamız daha da güzel olur dedim. Geçen yıl İbrahim Yaylalı ile birlikte Roboski’ye yerleştik” dedi. Roboski’de ailelerin her Perşembe günleri mezar ziyaretine gittiklerini belirten Meral, Roboskili ailelere Cumartesi Anneleri’nin her hafta yaptığı oturma eylemini anlattığını söyleyerek, “Bunun üzerine ailelerle her Perşembe günü mezarlıkta basın açıklaması yapma kararı aldı” sözlerini ifade etti.


‘Topladığımız imzaları Cumhurbaşkanı’na göndereceğiz’


Roboski’de kaldıkları bir yıl içerisinde sürekli aileleri ziyaret ettiklerini sözlerine ekleyen Meral, “Roboski katliamının faillerinin bulunması amacıyla yapılan her eylem ve etkinliğe destek veriyoruz. Ben ve İbrahim Roboski katliamında ‘Askeri yargı istemiyoruz’ adı altında bir imza kampanyası başlattık. İmza kampanyasına gerek duyulmasının nedeni maddelerin özünde de yatıyor. Gündemin yoğun olduğu Gezi olayları sırasında Roboski katliam dosyası sivil yargıdan alındı ve askeri mahkemeye gönderildi. Öncelikle dosyanın askeri yargıdan alınıp sivil ve adaletli bir yargıya devredilmesini istiyoruz. İkinci olarak bu adaletli yargının yapılabilinmesi için düzenlemelerin yapılmasına, üçüncü olarak da Roboski ailelere bürokratlar aracılığıyla yapılan saldırıların durması için çağrıda bulunuyoruz. Topladığımız imzaları Cumhurbaşkanına götüreceğiz. İmza kampanyamızı Amerika, Almanya, İngiltere’den destekleyen arkadaşlar var. Türkiye’de Kürdistan da destekleyenler var. Burada tekrar çağrıda bulunmak istiyorum. Toplanan imzaları 28 Aralık tarihinde sonuçlandırıp toplu bir şekilde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e ulaştıracağız” diye kaydetti.


‘Cumhurbaşkanı oturup Roboski’yi düşünmeli’


Roboski katliamının bir ilk olmadığına vurgu yapan Meral, Kürt coğrafyasında her gün yeni katliamların yaşandığına dikkat çekti. Faili meçhul cinayetleri işleyenlerin ortaya çıkmasını isteyen Meral, “Roboski katliamını gerçekleştirenler biran önce yargılanmalı. Dosya askeri yargıya devredildi ve uzun süredir de bir ses yok. Biz tabi ki bir şeylerin yapılmasını istiyoruz. Yaşanan katliamlar verilen tazminatlarla çözülmez bu katliamı yapanlar yargı önüne çıkarılmalıdır. Bu coğrafyada katliamlar çok yaşandı. Tüm katliamlar adınadır bizim bu mücadelemiz. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül oturup düşünmeli. Roboski’de ne yapıldı ona bakmalı. Bize destek vermesini ve failleri ortaya çıkarmasını bekliyoruz. Roboskili aileler üzerindeki baskıları kaldırmalı ve bu katliamın açığa çıkarılması için katkı sunmalıdır” şeklinde konuştu.


‘Gördüm ki sistem bize kocaman bir yalan üretmiş’


Şırnak’ta 1994 yılında askerlik yaptığı sırada PKK’liler tarafından esir alınan İbrahim Yaylalı, kamuoyu tarafından da tanınan bir isim… 2 yıl 3 ay PKK’de esir olarak kalan İbrahim de, Roboski’de adalet mücadelesi veriyor. “Kürdistan savaş gerçekliğini görmüş ve buna karşı barış tavrını geliştirmiş bir somut örneğim ben. Aslen Samsun Bafralıyım. Çocukluğumdan 20 yaşıma kadar Türkçülük, ırkçılık, şovenist ve muhafazakar bir yapıyla donanarak çatışmaların yoğun yaşandığı Şırnak’a askere gittim. Açık söylemek gerekirse ben adeta gönüllü geldim savaşa ama sadece ezbere alınmış bilgilerle geldim” dedi. 1994 yıllarında bölgede yaşanan savaşa değinen İbrahim, “Kirli savaş dönemi vardı. Köy yakmaları, köy boşaltmaları, zorla koruculaştırma yöntemleri… Böylesi bir dönemde Kürdistan’ı gördüm. Zaman içerisinde bize verilen bilgilerin gerçek bilgiler olmadığını gördüm. Gördüm ki sistem kocaman bir yalan üretmiş ve o yalanın içinde bizi savaşa götürecek kadar, bir halka karşı savaştıracak kadar bize bütünlüklü bir saldırıyı esas almış” ifadelerini kullandı.


‘Kürt halkına verdiğim zararı nasıl telafi edebilirim’


Meral Geylani’nin düşüncesi üzerine Roboski’ye yerleştiklerini kaydeden İbrahim, “Bir doğal yaşamda yaşayacaktık. Ve orada bir yaşamı paylaşacaktık. Katliamcı zihniyete karşı ailelerle birlikte mücadele edecektik. Bunun yanı sıra 1994’de kendimi tanımadan önce o ezber yaşamda yaşadığım dönemde verdiğim birçok zarar vardı. Bu zararı nasıl telafi edebilirim. Bu güne kadar bunun mücadelesini verdim. Bu anlamıyla Roboski’yi seçerken bu bende çok etkili oldu” sözlerini belirtti. “Sen katliamlar yapacaksın. Katliamlar yaparken sınır tanımayacaksın. Bir halkı bölerken sınırlar tanımayacaksın” diyen İbrahim, Roboski katliamının 500’ncü gününde katliam bölgesine karanfil bırakmak istediklerini ancak askerler tarafından izin verilmediğine dikkat çekti. Tüm engellemelere rağmen katliam bölgesine gittiklerini belirten İbrahim, daha sonra kendileri hakkında açılan dava sonucunda her birine 3 bin 110 TL para cezası verildiğine işaret etti.


‘Roboski’yi sahiplenin’


Kürt halkına yönelik yaşanan katliamlar ve saldırılara karşı sessiz kalmadıklarını kaydeden İbrahim, son olarak şunlara değindi:


“Adalet arayışı içinde olduğumuz için artık diyoruz ki, hükümet Roboski katliam dosyasını artık aydınlatmalı. Bunun mücadelesini veren insanlara saldırmaktan vazgeçsin. Buradan tüm duyarlı olan barışseverlerine savaş karşıtlarına sesleniyoruz. Roboski’yi sahiplenin. Bu kampanyayı sahiplenin. Sadece kampanyamızı değil bulduğunuz her fırsatta bu katliamı boşa çıkartmak için mücadele verin. Çünkü katliamlarla yüzleşmediğimiz sürece barış bu coğrafya ya gelmeyecek. Doğru ve anlamlı bir barıştan bahsediyorsak geçmişle yüzleşmeyen bir barışı kabul etmeyelim. Bu zaten barış değildir. Buradan bu anlamda barış mücadelesini yürüten tüm dostlara, arkadaşlara dağda, şehirde nerede bulunuyorsa hepsine de buradan selamlarımızı gönderiyoruz.”


Başlatılan imza kampanyasını desteklemek ve imza atmak için şu adreslerden ulaşabilirsiniz.


http://roboskiicinimzatopla.wordpress.com/about/


http://www.facebook.com/events/209285572572573/


İletişim meilleri: ibrahimyaylali@outlook.commeralgeylani@hotmail.com


 BİTTİ…


 


(mt/mg)