Gülfer Akkaya: Kürt halkı Türkiye'ye 'çareniz direniştir' diyor
09:01
Sibel Özalp-Öykü Dilara Keskin/JINHA
İSTANBUL - Ankara Katliamı'nda yaralanan Yazar Gülfer Akkaya, Kürdistan'ın derin boyutlarda acıyı yaşadığını ama aynı zamanda örgütlü olduğunu belirterek, "İnsan çaresiz kaldığında çılgına dönüşür, çaresi varsa yola devam eder. Kürt halkının çaresi var o da direniştir, ancak batının yok" dedi.
Kürdistan'da son zamanlarda Cizre başta olmak üzere birçok il ve ilçede yaşanan katliamın, yargısız infazların, ölümlerin ve sokağa çıkma yasağı ilanlarının Türkiye'deki ve yazılan yazılardaki karşılığı hep 'acı' oldu. Olağanüstü hal bölgesine çevrilen yerlerde Kürt halkının ilan etmiş olduğu 'özyönetim' modeli etkiliydi. Kürt halkının öncesinde ve saldırı sonrasındaki direnişi gözyaşının arkasında kaldı. Kürt halkının direnişinin arka planda kalması ve yaşananların sadece toplumda bir acı, gözyaşı olarak görülmesine ilişkin Yazar Gülfer Akkaya, konuya ilişkin değerlendirmede bulundu. Ankara Katliamı'nda yaralanan Gülfer, yaşananlara ilişkin yazılan yazıların, söylenen sözlerin sadece bir 'acı' olarak gündeme getirilmesi Kürdistan halkının direnişinin arka planda kalmasına ve Kürdistan'daki ölümlerin acı olarak toplumdaki karşılığının sadece 'vicdan' ve 'acıma' duygusuyla ön plana çıkarıldığına dikkat çekerek, bunun yanlış bir algı olduğunun vurgusunu yaptı.
'Kürdistan Türkiye Cumhuriyeti'nin sömürgesidir'
Siyasetçilerin temel nedenler üzerine inerek bu sorunları çözmekten uzaklaştıklarını ve bu durumun da kasıtlı yapıldığının altını çizen Gülfer, "Bunda liberalizmin etkisi var. Türkiye'de baskıcı yasalar çıktı. Korku hegemonyasının kurulduğu yerde konuşmaktan kendimizi geri tutuyoruz. Bizim yeniden başa dönmemiz lazım, mevzu nedir, neden bu savaş var, Kürtler ne istiyor, devlet ne yapıyor diye sormamız gerekir" ifadelerine yer verdi. Ana sorunun ve bilinmesi gereken zeminin ise Kürdistan'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin sömürgesi olduğunun bilinmesi olduğunu söyleyen Gülfer, "Bunu temelini kaçırırsanız karşı tarafla farkınız kalmaz. Bir halkın yaptığıyla devletin yaptığı eşit olamaz" diye kaydetti.
'Kürt halkının merhametlere ihtiyacı yok'
Kürdistan'daki ölümlerin acı olarak toplumdaki karşılığının sadece 'vicdan' ve 'acıma' duygusuyla ön plana çıktığına dikkat çeken Gülfer, "Kimse zalime karşı örgütlenmeden bahsetmiyor, daha güçlü olmaktan, mücadele etmekten bahsetmiyor. Herkes vicdan diyor, acılarımız diyor. Bir evin içinde bir insanın başka bir insanın merhametine muhtaç kaldığıysa yansın o dünya" dedi. Kürt halkının merhametlere ihtiyacı olmadığını vurgulayan Gülfer, "Biz haklar zemininde yaşarız, merhamet zemininde değil. Hak mücadelesinden bakarız. Kadınlar erkeklerin, işçiler sermayenin, Kürtlerde Türk devletinin merhametine terk edilmiş. Hepsinin de merhameti ortada" şeklinde konuştu.
'Üzülmekle hayat değişseydi Türkiye cennet olurdu'
Kürdistan'da büyük acılar yaşandığını ancak soruna acı ve merhamet temelinde yaklaşılırsa çözülmeyeceğini söyleyen Gülfer, "Eğer sarayın saltanatından kurtulmak istiyorsak, herkesin mücadele etmesi örgütlenmesi gerekiyor. Herkesin kendini ifade edebileceği yerler var. Ama sen örgütlenmezsen o zaman ağlama da. Üzülmekle hayat değişseydi Türkiye cennet olurdu" sözlerini ifade etti. Var olan zulmün mücadele ederek yok olabileceğini dile getiren Gülfer, "Mücadeleyi bırakmamak lazım. Türkiye'deki ideolojik bulantının ortadan kalkması lazım. Ezen ve ezilen mücadelesi varsa orada haklı bir mücadele vardır" diye kaydetti.
'Devlet saldırılarında bizler birbirimizi kurtarmaya çalışıyoruz'
Ankara'daki bombalı saldırıda yaralanan Gülfer, "Ankara'daki saldırıda şunu gördüm; devlet saldırılarında bizler birbirimizi kurtarmaya çalışıyoruz. Hepimiz bunda ustalaşmışız" diye kaydetti. Bir iç savaşın içinde olunduğunu ve daha da örgütlenme gereksinimi olduğunu söyleyen Gülfer, "Her an her yerde başka biri ölebilir veya bomba patlayabilir. Bu savaş Kürtlerin veya kadınların meselesi değil, herkesin meselesi" vurgusunu yaptı. Sıcak savaşın olduğu yer olan Kürdistan'da acıların taze kaldığını söyleyen Gülfer, "Canınızdan bir parçayı gömüyorsunuz. Kürdistan'da acı var ve bu acı öfkeye dönüşüyor. Buradan giden ve herkesin fark ettiği şey acıyı öfkeye dönüştürmüş olmaları. Bir önceki gün bir yakını defneden biri sizi gülerek karşılıyor. Sizi koruyor kolluyor" dedi.
'Kürt halkının direnişi Türkiye'ye selam oluyor'
Kürdistan'ın derin boyutlarda acıyı yaşadığını aynı zamanda örgütlü olduğunu belirten Gülfer, bunun nedeninin de direniş olduğunu söyledi. Çaresiz kalındığında eğer çare varsa yola devam edileceğini ancak çarenin olmadığı zaman çılgına dönüşüleceğini vurgulayan Gülfer, "Kürt halkının bir çaresi var ama batının çaresi yok. Batı belki bu yüzden sürekli acı diyordur, bir yerinden teselli etmeye çalışıyordur. Ancak teselli noktası acı kısmı değil direniş tarafı olmalıdır. Kürt halkının bu direnişi de Türkiye'ye selam oluyor, 'çareniz direniştir' diyor" diye konuştu.
(zd/mg)
