Ntalî Mcgairy: Rojava'nın yeni yaşam modelini esas alacağız
09:03
Delîla Bagok/JINHA
DÊRIK - Rojava'da kadın örgütlerinin çalışmalarını yerinde izleyen Skotlendalı kadınlar, Rojava'da kadınlar öncülüğünde gelişen yeni yaşam modelinin tüm dünya kadınlarına umut verdiğini belirterek, kendi ülkelerinde de bu modeli esas alacaklarının altını çizdi.
Britanya'nın kuzeyinde bulunan Skotlenda kentindeki kadın grubu, 16 Ekim'de Rojava'ya giderek, Cizîrê Kantonu'ndaki kadın örgütlerini ziyaret etti. İzlenimlerini aktaran kadınlar demokratik özerklik inşasının Rojavalı kadınlarının öncülüğünde gerçekleştiğini aktardı. Grup adına konuşan Skotlenda Parlamenteri Ntalî Mcgairy, "Umut ediyoruz ki Rojava kadınlarının öncülüğünde gerçekleştirilen yeni yaşam modeli tüm dünya kadınları için örnek olur" dedi.
'Rojava'nın yeni yaşam modelini önemsiyoruz'
Kendi ülkesinde kadınların yaşadığı durumdan bahseden Ntalî, "Skotlenda kadınlarının mücadelesi sonucunda 1993'te eşitlik hakkı kazanıldı. Yasalarda kadına yönelik haklar elde edildi ancak bu pratikte pek hayat bulmadı. Örnek olarak kadın ve erkek her işi yapıyor ama kadın emeğinin karşılığını alamıyor ve yaptığı iş küçük görülüyor. Yönetim söz konusu olduğunda da kadın yine küçük görülüyor. Bundan dolayı kadınların kafasında çelişki oluyor. Ama Rojava'da kadın, yaşam ve özgürlük teorisi var ve jineoloji ile kadın bilimi ilerliyor. Aynı zamanda pratik mücadele de veriliyor. Eşbaşkanlık sistemi oluşturuldu, bizim için bu konu anlamlı ve çok önemlidir. Rojava kadınları kendi doğallığıyla yaşıyorlar. Bundan dolayı bizim için büyük bir öneme sahiptir. Umut ediyoruz ki Rojava kadınlarının öncülüğünde gerçekleştirilen yeni yaşam modeli tüm dünya kadınları için örnek olur" ifadelerinde bulundu.
'Rojava'da kanunlar kadınların öncülüğünde oluşturulmuş'
Birçok ülkeyi gezdiğini belirten Ntalî sözlerine şöyle devam etti: "Devlet kanunları toplumlara göre yapıyor ve kadınlar da kanunlarda araç (kurban vs.) oluyor. Ben Rojava kadınları hakkında araştırmalara başladığım zaman çok büyük farklar gördüm. Rojava'da kanunlar kadınların öncülüğünde ve direnişiyle oluşturulmuş. Bu nedenle bütün kadınlar için çok büyük öneme sahiptir. Bir yerde eşitlik varsa şiddet yoktur. Savunma için çalışmalarımız ve mücadelemiz yıllardır sürüyor. Avrupa ülkelerinde de kadına karşı şiddet uygulanıyor. Kadınlar toplum tarafından şiddete, tacize maruz kaldığı sürece eşitlikten bahsetmek mümkün değildir. Erkeğin fiziki gücü var ama kadınlar tarihten bu güne kendi iradeleriyle kültür ve ahlaki toplumsal kanunları korumuşlardır. Kadın mücadelesiyle doğal varlıkları korudular, bundan dolayı da direniş değerlerimize sahip çıkmamız ve eril zihniyetin oluşturduğu topluma sırtını dayamamak gerekiyor."
'Avrupalı kadınlar örgütsüz olduğu için erkeklerin hedefi oluyor'
Skotlenda'da kadınların yüzde 36 oranında mecliste aldığını kaydeden Ntalî, İngiltere'de ise kadınların yüzde 27 oranında mecliste yer aldığını söyledi. Bir kadın parlamenter olarak erkek zihniyetini çok açık gördüğünü ifade eden Ntalî, "Avrupa'da kadınlar kendilerini örgütlemedikleri için her zaman erkeklerin hedefi oluyorlar. Ama Rojava'da yeni yaşamın inşası kadınların öncülüğünde gerçekleştiriliyor. Kadınlar özerk toplantılar yapıyorlar, proje ve program çalışmaları hazırlıyorlar ve bu programa göre örgütleniyorlar" şeklinde konuştu.
'YPJ'nin direnişi bize moral veriyor'
Feminist örgütlerin 1978 yılında kurulduğunu belirten Ntalî, "Feminist örgütler her ne kadar çabaladıysa da kadınlar açısından bir sonuç alamadı. Skotlenda kadın örgütlerinin de ideolojik ve yeni yaşam modeli olarak Rojava kadınlarını model alması gerekiyor. Benim umudum Rojavalı kadınlar öncülüğünde oluşturulan yeni yaşam modelinin tüm dünyaya örnek olmasıdır. YPJ'nin direnişiyle moral buluyoruz ve yeni yaşam modelini Skotlenda kadınları olarak esas alıyoruz" ifadelerinde bulundu.
(rc-du/mg)
