Gültan: Hukuk karşısındaki hukuksuzluğa son verilsin

17:38

JINHA


AMED – KCK ana davasından tutuklu bulunan BDP’li milletvekilleri ile görüşmek amacıyla Diyarbakır D ve E Tipi cezaevlerine ziyaretler gerçekleştiren BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, seçilmişlerin tahliyesine ilişkin yaptığı açıklamada bağlayıcı ve en üst yargı organı olan AYM’nin verdiği kararın yerel mahkeme ve adli merciler tarafından da uygulanarak, tutuklu milletvekillerinin tahliyesine karar verilmesini ve hukuka karşı direnişin son bulmasını istedi.


Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, tutuklu BDP’li milletvekillerini ziyaret etti. Diyarbakır D ve E Tipi cezaevlerinde kalan vekillerle görüşen Gültan, ilk olarak Diyarbakır D Tipi’nde gerçekleştirdiği ziyaretin ardından basına konuştu. Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan bireysel başvurunun sonucu ve bugün yayınlanan gerekçeli kararın, en üst yargı organı tarafından verilmesi nedeniyle bağlayıcı olduğunu ifade etti. Gültan, yerel yargı organları ve mahkemelerin bu kararı uygulayarak, hala devam eden hukuksuzluğa son vermeleri gerektiğine işaret etti.  BDP’den 6 milletvekili, belediye başkanları, çok sayıda seçilmiş ve parti yöneticisinin hala cezaevlerinde, tutuklu bulunarak yargılandıklarını söyleyen Gültan, derhal tutuklu bulunan kişiler hakkında, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar yönünde karar verilmesi gerektiğini dile getirdi.


‘AYM’nin kararı açık ve nettir’


Gültan, AYM’nin verdiği kara üzerinden bir hafta geçmiş olmasına rağmen KCK davalarına bakan Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki heyetin ve savcıların pozitif bir karar vermemiş olmasını “büyük bir eksiklik” olarak değerlendirdi. AYM’nin kararının açık ve net olduğunu kaydeden Gültan, “AYM, uzun tutukluluk sürelerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna hüküm getirmiştir. Bugün yayınlanan gerekçeli kararda da çok açık bir şekilde uzun tutukluluk süresinin Anayasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca seçilme hakkını ortadan kaldıran bir durum arz ettiği özellikle vurgulanmıştır ve milletvekilliğinin halkın iradesini temsil eden çok önemli bir görev olduğu özellikle belirtilmiştir” dedi. Gültan, “Uzun tutukluluk halinin Anayasa’ya aykırı olması, seçilme hakkına müdahale arz eden bir duruma gelmiş olması, son olarak da milletvekilliğinin halkın iradesini temsil etmiş olmasına rağmen milletvekilliğinin yapılamaz halde olması” şeklindeki üç kriterin Türkiye’deki bütün mahkemelerin dikkate alması gerektiğini ifade etti.


‘AYM’ye karşı direniş son bulsun’


Savcıların, BDP’li Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan dışındaki diğer milletvekilleri ile mütalaa vermemiş olmalarının eksiklik olduğunu vurgulayan Gültan, yerel mahkemeler ve adli mercilerin hukuksuzluğa son vermeleri için derhal harekete geçmeleri gerektiğine işaret etti. Gültan, Anayasa Mahkemesi’nin kararına uygun bir tutum alınmadığı, tahliyeler yönünde bir karar verilmediği taktirde durumun “Anayasa ihlali” olacağını belirtirken, bu durumun aynı zamanda bizzat hukuk mekanizmaları içerisinde hukuka karşı bir direniş olarak yorumlanacağının da altını çizdi. AYM’nin kararlarına rağmen milletvekillerinin bir saat dahi içerde tutulmalarının suç olduğunu söyleyen Gültan, “Bağlayıcı karar mekanizmasına karşı olan bu direnişin son bulmasını umuyoruz ve diliyoruz ki, yerel mahkemelerde bulunan hakimler ve savcılar da bu söylediğimiz kapsamda bir yorumu hak etmediklerini düşünerek adalete uygun yargı mekanizmaları içerisinde hukukun temel ilkelerine uygun karar verme yaklaşımı gösterirler. Fakat şu saate kadar hala savcıların mütalaa vermemiş olması, işi ağırdan aldıklarını gösteriyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir” açıklamalarında bulundu.


‘KCK davaları hukuka aykırıdır’


Hem tutuklu vekillerle hem de tutuklu bulunan BDP’li yöneticilerle görüştüklerini ifade eden Gültan, KCK davalarının kendisinin başlı başına hukuka aykırı olduğuna dikkat çekti. “Arkadaşlarımızın dört yıldır içerde tutuklu kalması, adaletin ne kadar siyasallaştığının ve ne kadar başka mekanizmalar tarafından yönlendirildiğinin bir delili ve kanıtıdır” diyen Gültan, yapılan çokça siyasi tartışma ve değerlendirmelerin geride bırakılarak yeni AYM’ye uygun bir durum değerlendirmesi yapılmasını istediklerini belirtti. Gültan, tutuklu bulunan seçilmişlerin tahliyesi yönünde karar beklediklerini söyledi.


‘AYM kararı Hatip Dicle içinde geçerlidir’


AYM’nin kararı sadece milletvekilleri açısından değil, tutukluluk mağduru olan herkes açısından önemli bir sonuç doğuracağını kaydeden Gültan, açıklamasına şöyle devam etti:


“Biz Mehmet Hatip Dicle’yi de milletvekilimiz olarak kabul ediyoruz. Bu kentte 80 bine yakın bir oy almıştır arkadaşımız. Halkın oy vererek tercih ettiği ve milletvekili olarak görmek istediği bir arkadaşımızdır. Bu nedenle biz, hem halkın vermiş olduğu oylara binaen, hem de uzun tutukluluk süresini de kapsayan bir karar olması nedeniyle AYM kararının Hatip Dicle için de geçerli olduğunu düşünüyoruz. Hatip Dicle’nin de artık özgürlüğüne kavuşmasının zamanı geldi.”


Gültan, açıklamasının ardından Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan BDP’li Milletvekili Selma Irmak ile Viranşehir Belediye Başkanı Leyla Güven’i ziyaret etti.


 (gk-mt/mg)