İHD: Dilek'i vuran silahın emniyeti açıktı
14:21
JINHA
İSTANBUL - İHD, Dilek Doğan'ın vurulması ile ilgili hazırladığı raporda, silahın ağzına mermi sürüldüğünü ve emniyetinin açık olduğunu kaydetti.
Sarıyer Küçükarmutlu'da yapılan ev baskınında "Ayaklarınıza galoş giyin" dediği için polis tarafından vurulan ve yaşam mücadelesi devam eden Dilek Doğan'ın durumuna ve yapılan operasyona dair rapor İHD tarafından yapılan açıklama ile kamuoyu ile paylaşıldı. Şube binasında yapılan açıklamada konuşan İHD Kadın Komisyonu üyesi Leyla kaya, Dilek Doğan'ın bugün doktorlar tarafından uyandırılmaya çalıştırıldığına fakat beyninde oluşan ödemden kaynaklı uyanmadığını ve hayati riskinin devam ettiği bilgisini paylaştı.
Dilek hakkında öncesi ve günü olan 18 Ekim' değin bir soruşturma olmadığına işaret eden Leyla, "Soruşturma 18 Ekim' de yani operasyon günü açılmış. Olay, Dilek'in ailesi ile birlikte yaşadığı evde sıradan bir operasyonmuş gibi başlamış ve Dilek'in yakın mesafeden vurulması ile sonuçlanmıştır. Bu operasyon bizlere 90'larda yapılan ev baskınları sonuçlarında yaşanan yargısız infazları, beyaz torosları hatırlatıyor" dedi.
'Bizleri de vuracaklarını söylediler'
Yaşanan olayla ilgili raporu açıklayan İHD Kadın komisyonunun bir diğer üyesi Seza Mis, güvenlik güçleri tarafından yapılanları "saldırı" olarak adlandırılarak, bu saldırının toplumda infial yarattığını ve doğrudan yaşama hakkına yönelik bir saldırı olduğunu belirtti.
Dilek'in abisi ile görüşülerek oluşturulan raporda şu bilgilere yer verildi: "Polis elinde ki silahın herhangi bir mekanizmasına dokunmadan, doğrudan tetiğe bastı ve silah patladı. Silahın ağzında hazır bulunmuş mermi olduğu ve emniyetinin kapalı olmadığı çok açıktı. Dilek'in vurulması üzerine biz ailecek polislere saldırdık, polisler geri çekilerek dışarı çıktılar biz de peşlerinde çıktık. Bize silah doğrultarak bizleri de vuracaklarını söylediler ve 4-5 el ateş ettiler. Daha sonra ben Dilek'in içerde yaralı olduğunu düşünerek içeri girdim ve ambulans çağırdım. Ama ambulansın geç geleceğini düşünerek bir akrabamın arabasıyla hastane yoluna çıktık" diye konuştu.
Seza, insan Hakları Derneği ve hak savunucuları olarak, doğrudan yaşam hakkına yönelik bu tür provakatif operasyonlardan vazgeçilmesini şiddetle talep ettiklerinin altını çizerek, bu tür operasyonların "güvenlik" değil, daha çok güvensizlik yaratacağını söyledi.
(ml-ck/zd/fk)
