'Barıştan söz etmek için ikincil düşenlerin affetmesi gerekir'
17:16
JINHA
ANKARA -Barış dilini kurmak için bir kesimin diğerine sessizliğinin ve inkarının kırılması gerektiğini söyleyen yazar Melike Uzun, "Toplumsal bir barıştan söz edeceksek birbirine göre ikincil düşen her insanın barışması ve affetmesi gerekiyor" dedi. Yazar Necmiye Alpay ise, barış mücadelesinde, yalnızca var olan savaşı sonlandırma talebi değil, temek hak ve özgürlüklerin tamamen sağlanması için de mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.
ODTÜ bileşenlerinin düzenlediği Ortak Yaşam Günleri etkinliği 'Barışın Sözcükleri' paneli ile devam etti. Mimarlık amfisinde gerçekleşen panelde edebiyatçılar Necmiye Alpay, Melike Uzun, Akif Kurtuluş ve Mahmut Temziyürek, barışın edebiyatla olan ilişkisini ve edebiyata olan ihtiyacını konuştu.
Panelin ilk konuşmasını gerçekleştiren yazar Akif Kurtuluş, Ermeni Soykırımı, Çorum katliamını, Ankara Katliamı, 6-7 Eylül olayları gibi toplumsal facia ve kırımları gerçekleştirenlerin unutulmadığını ve affetmenin zor olduğunu söyledi. Toplumsal belleğe bakıldığında tarihte çok fazla katliam ve linç olduğunu hatırlatan Akif, affetmenin zorluğundan bahsederken, henüz bir toplumsal yüzleşme yaşanmadığını belirterek, "Ortada suçlu olan birini göremezsek neyi affedeceğiz?" dedi.
'İnkarın kırılmasına ihtiyaç var'
Yazar Melike Uzun sessizliği kırmada edebiyatın rolü üzerine konuşma gerçekleştirdi. Barış dilini kurmak için toplumdaki bir kesimin sessizliğinin ve inkârın kırılmasına ihtiyaç olduğunu ifade eden Melike, "Toplumsal bir barıştan söz edeceksek birbirine göre ikincil düşen her insanın barışması ve affetmesi gerekiyor. Bu ülkede 30 yıldır süren bir savaş var. Bu savaşa maruz kalan bir kesim, bir de diğer kesimi reddeden, susan, acıya sessiz kalan bir kesim var. Barış dilini kurmaktan söz edeceksek ihtiyacımız olan ilk şey, toplumdaki bir kesimin sessizliğinin ve inkarının kırılması olduğunu düşünüyorum" diye belirtti. Ankara katliamından yola çıkarak, ne kadar anlatmaya çalışılsa da yaşamdaki bütün sözlerin acıyı anlatmada eksik kalacağından bahseden Melike, barış için sessizliği bozmada edebiyatın umut taşıdığını söyledi.
Ankara katliamındaki 'barış şehitleri'
Yazar Necmiye Alpay ise, felaketlerin anlatımı üzerine Türkiye'deki şehit kelimesinin iki farklı kavramı olduğunu, birinde resmi savaşta ölen asker ve görevlilerin kastedildiği, diğerinde de Kürtlerin öldürülen gerillaları kastettiğini belirtti. Necmiye, "Şimdi yeni bir kavram daha var. Ankara katliamından sonra ilk kez barış şehitleri ifadesi kullanıldı" şeklinde konuştu.
'Barış, yalnızca var olan savaş için değil'
Kalıcı barışa ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Necmiye, "Barış kavramının dar anlamlı silahsızlanma, silah bırakma ve antlaşmayla mühürlendiği düşünülen dar anlamlı barış var. Bir de kalıcı barış ve birçok boyutu var. Barış mücadelesinde, yalnızca var olan savaşı sonlandırma talebi değil, temek hak ve özgürlüklerin tamamen sağlanması için de mücadele edilmeli" diye konuştu.
(sy/dk)

