Dilek'in ailesi: Maraş'ta bıraktığımız acılar devlet tarafından tekrar yaşatılıyor
11:28
Ceren Karlıdağ/JINHA
İSTANBUL- Maraş Katliamı'nın ardından devlet şiddetini tekrar yaşayan Dilek Doğan'ın ailesi baskılara ve asimilasyon politikalarına karşı Dilek'in direnci ile direnmeye devam edeceklerini dile getirerek " Armutlu'ya her baskın olduğunda önce bizim eve geldiler ama biz onlara hiç boyun eğmedik, eğmeyeceğiz" diyor.
İstanbul Sarıyer'e bağlı Küçükarmutlu Mahallesinde yapılan baskın sırasında polis kurşunuyla yaralanan Dilek Doğan'ın Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavisi devam ediyor. Solunum cihazına bağlı yaşam mücadelesi veren Dilek'e beyninde oluşan ödem yüzünden cerrahi müdahale yapılamıyor. Dilek'in sağlık durumu ciddiyetini korurken, 1978 Maraş Katliamının ardından Küçükarmutlu'ya gelen aile, Maraş'da bıraktıkları acıların devlet tarafından kendilerine tekrar yaşatıldığını söylüyor.
'Önce bizim eve gelirler...'
Dilek'in annesi Aysel Doğan Maraş'tan çocuklarını okutmak, iş bulmak ve devletin yaşattığı acıları geride bırakmak için ayrıldıklarını ve iki odalı bir gecekonduda Küçükarmutlu mücadelelerinin başladığını dile getirdi. Eşi Metin Doğan'ın "otobüs yakmak" suçlaması ile tutsak edildiğini ve beş yıl boyunca içeride kaldığını söyleyen Aysel, "Otobüs şoförü otobüsü 19 yaşlarında bir çocuğun yaktığını söyledi. Buna rağmen eşimi hapse attılar. Baskılar ve cezaevi süreci başladı. Armutlu'ya her baskın olduğunda önce bizim eve geldiler ama biz onlara hiç boyun eğmedik" dedi.
'Rant politikaları var'
Aydın olan, bilinçli olan her insanın devlet gözünde terörist olduğunu ifade eden Aysel, "Biz Aleviyiz, biz Kürt'üz. Fakir çocuğuyuz, ezilenlerin yanındayız bu suç mu?" diyerek mahallenin baskı altına alınmaya çalışıldığını dile getirdi. Baskı politikalarının rant ile ilişkili olduğunun altını çizen Aysel " Bizlere bunları yaşatarak mahalleyi zenginlere peşkeş çekmeye çalışıyorlar" diye belirtti.
'Biz çatışma timiyiz vur emrimiz var'
Dilek'i vuranların yakalanmasını talep ettiğini söyleyen Aysel, iktidar yanlısı medya tarafından çocuklarının hedef gösterilmesine ise tepki gösterdi. Son olarak kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunan Aysel, "Benim kızıma yaptıklarını herkese yapabilirler. İki seferdir evimizi basan polisler sanki Azrail gibi içeri giriyorlardı. İki seferdir bize 'Biz çatışma timiyiz vur emrimiz var' diyorlar. Benim canım yandı başka Dilek'ler vurulup annelerinin ayaklarının önüne düşmesin" diye kaydetti.
'Varoş mahalleri güzelleştirmek için…'
Umutlarının hiç bir zaman tükenmediğini dile getiren Dilek'in ağabeyi Emrah Doğan ise "Bizim göçümüzün sebebi katliamlardır. Biz Maraş Katliamından sonra bu şehre geldik ve bu şehirde de bizleri varoş mahallelere ittiler. Bizler bu varoş mahalleri güzelleştirmek için devrimcilerin yanında olduk" dedi.
'Dilek'in direnciyle direneceğiz'
"Devlet o coğrafyada bıraktığımız acıları yine yaşatıyor" diyen Emrah, "Bizi hep gelecek nesillerimizle sınıyorlar. Biz zulme ve asimilasyona karşı Alevi ve Kürt olduğumuzu savunucağız ve kız kardeşimin direnciyle direneceğiz" diye belitti. Sözcü Gazetesinin 'Dilek canlı bombanın arkadaşı çıktı' şeklinde kaleme aldığı ve aileyi hedef gösteren haberleri de eleştiren Emrah "Burjuva medyasını çok iyi tanıyoruz. Kimin yandaşı odluğunu biliyoruz. Ben kendine halkın basını diyen, bu coğrafya da bedel ödeyen gazeteci arkadaşlara diyorum ki siz umutla yazın, yüreğinizle yazın yeter" şeklinde konuştu.
(zd/fk)
