Lilith'in Günlüğü'nden mini feminist sözlük

09:03

JINHA

ANKARA - Kız kardeşlik blogu "Lilith'in Günlüğü", toplumsal cinsiyet ve feminizm terimlerine dair mini bir sözlük hazırladı.

Kadınların özgürce sesini duyurabilmesi, dertlerini yargılanma korkusu olmadan anlatabilmesi için oluşturulan kız kardeşlik blogu "Lilith'in Günlüğü", gündelik hayatta çok sık rastlanan ve mücadele edilen toplumsal cinsiyet ile feminizm kavramlarına dair kısa ve açıklayıcı mini bir sözlük oluşturdu. Sözlükte yer alan bazı kavram ve terimler şöyle:

*Toplumsal cinsiyet

Biyolojik cinsiyet (İng. sex): Dişi ve erkekleri tanımlayan biyolojik ve fizyolojik özellikler ile ilişkilidir. Biyolojik cinsiyet sistemi ikili bir sistemdir, dişi ve erkekten oluşur. Bazı insanların toplumsal cinsiyet kimliği biyolojik cinsiyetleri ile aynı olmayabilir.

Toplumsal cinsiyet (İng. gender): Cinsiyet rollerini ve cinsiyetin ifadesini kapsayan toplumsal yapı. Herhangi bir kültür tarafından herhangi bir dönemde maskülen ya da feminen sayılan özellikler toplumsal cinsiyetin parçasıdır. Biyolojik cinsiyetin aksine doğuştan gelen değil, bireylere öğretilen ve sürekli tekrarlanarak yeniden üretilen davranış kalıplarının bütünüdür.

Toplumsal cinsiyet kimliği: Bir kişinin kendini tanımladığı toplumsal cinsiyet(ler). Kişiler kendilerini var olan toplumsal cinsiyetler dışında da tanımlayabilir. Kuir, cinsel yönelim gibi.

Cinsel yönelim: Kişinin fiziksel ve duygusal olarak hangi cinsiyeti çekici bulduğu ile ilişkili bir kavramdır. Cinsel kimlik ve cinsel tercih kavramları da kimi zaman eş anlamlı olarak kullanılır, ancak cinsel yönelim doğuştan gelen bir olgu olduğu için "Tercih" kelimesi genellikle tercih edilmez.

*Toplum

Patriyarka/ Ataerki: Erkekler tarafından kontrol edilen, erkeklerin güç sahibi olduğu toplum ya da sosyal yapı. Erkeklerin erk, yani egemenlik sahibi olduğu sistem.

Matriyarka/ Anaerki: Kadınların egemen ve güç sahibi olduğu toplumsal sistem. Bazı kabilelerde ve antik toplumlarda görülmektedir.

Heteronormatif: Heteroseksüelliğin tek normal ve kabul edilebilir cinsel yönelim olarak görüldüğü toplumlarda heteroseksüel olmayan herkesin marjinalleştirilmesi ve ötekileştirilmesine dayalı toplumsal kurum.

Heteroseksizm: Heteroseksüelliğin tek normal cinsel yönelim olduğunu var sayma durumu. Heteronormatif sistemin günlük hayattaki yansımasıdır; toplumsal, yasal, ekonomik ve dini ayrımcılığı kapsar, fiziksel ya da duygusal şiddete, bireyin yalnızlaştırılmasına sebep olabilir.

Cinsiyetçilik: Bir kişinin cinsiyetine bağlı olarak gördüğü ön yargı ve olumsuz eylemler. Özellikle kadınlara karşı ayrımcılık; toplumsal cinsiyet rollerini güçlendirici ve yeniden üretici nitelikteki davranış, durum ve tutumların bütünü.

*LGBTİ+

Kuir (İng. queer): 1) Öncelikle bir hakaret olarak kullanılırken LGBTİ+ bireylerce benimsenmiş kelime. Toplumsal cinsiyet normları tarafından sınırlanmayan, bu normları reddeden ya da bu normların dışında kalan kişi. İkili cinsiyet sisteminin dışında kalan, kendini bu iki cinsiyetin (kadın ve erkek) dışında tanımlayan kişi.

Biseksüel: Her iki cinsiyetten de bireylere neredeyse eşit derecede cinsel ilgi duyan kişi. Dönemsel olarak bir cinsiyet diğerinden daha baskın olarak ilginin kaynağı olabilir.

Homoseksüel: Genellikle ve çoğunlukla kendileri ile aynı cinsiyetten bireylere cinsel ilgi duyan kişi.

Lezbiyen: Homoseksüel kadın.

Gay: Homoseksüel erkek.

Trans: Kendini karşı cinsiyette tanımlayan kişilerin tümünü kapsayan çatı kavram.

İnterseksüel: Cinsel organları, hormonları ve kromozomları ile hem biyolojik erkek hem biyolojik dişilere ait özellikleri bir arada taşıyan kişi.

Aseksüel: Hiçbir cinsel ilgili olmayan, ya da cinsel ilgisi çok belirli bazı özelliklere dayanan kişi.

Homofobi: Kelime anlamıyla homoseksüellikten korkmak. Homofobi kendini anti-gay yasalarda, devlet ve dini kurumların açıklamalarında, toplumsal ayrıcalıkta ve bireysel seviyede sözlü tacizden cinayete uzanan nefret suçlarında gösterir.

*Feminizm

Feminizm: Toplumu ataerkil sistemin ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığın olmadığı bir topluma dönüştürmeyi hedefleyen siyasi ideoloji. Farklı dalga ve dalları bulunur, ancak bunların tümünün amacı kadınların erkeklerle aynı insan haklarına sahip olması, bu hakları koruyan yasaların gerçekten uygulanması ve kadınların baskı, şiddet ve ayrımcılığa maruz kalmamasıdır. Feminist, kadınların erkekler ile eşit imkan ve haklara sahip olması gerektiğini savunan kişidir.

Sosyalist feminizm: Ataerkinin doğrudan ve ayrılamaz şekilde kapitalist üretim ilişkileri ile bağlantılı olduğunu savunur. Temel odak noktaları ev içi emek, ücretli iş, aile ve yeniden üretim yapılarının ataerkil sistemdeki rolü ve devletin bu sisteme katkısıdır.

Radikal feminizm: Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliğin toplumun en küçük ve temel kurumlarına ve kültürünün tamamına işlediğini öne sunar. Erkek egemenlik ve güç ilişkileri kapsamında bireysel ilişkiler, cinsellik ve üreme gibi konuları da ele alır.

Eko-feminizm: Kadın ve doğanın ataerkil toplum tarafından ezilme konusunda ortak bir tarihi paylaştığını savunan feminizm ve ekolojiyi bir araya getiren akım.

(sy/dk/fk)