'Şehitlerimizi de bırakmayacağız topraklarımızı da'
09:52
Zeynep Akın/JINHA
ÊLIH - 'Mawa Şehitliği'nin yıkılmasına sert tepki gösteren kadınlar, geçmişte de bu tür politikalarla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, "Canımızı da alsalar, şehitlerimizin uğruna can verdiği toprakları bırakmayacağız, geriye tek adım atmayacağız" dedi.
Siirt-Mardin ve Batman üçgenindeki "Mawa Şehitliğine" askerlerce yapılan saldırı sonucu ağır tahribatlar yaşandı. Mezarlıktaki cami, türbe, su deposu kepçelerle yıkılarak kutsal olarak görülen Şeyh İbrahim Türbesi benzin dökülerek ateşe verildi. Bu da yetmedi en az yüzyıllık olan ağaçlar kökünden söküldü. 3 kepçe, şimşek, loder ve binlerce asker ile Mawa dağlarının sarıldığını anlatan köylüler, dışarı çıkmamaları yönünde de asterler tarafından tehdit edildiklerini söyledi. Önce "Özel Güvenlik Bölgesi" ilan edilen ardından da iş makineleri ile yapılan saldırıya Şemse köyünden kadınlar sert tepki verdi.
'Erdoğan'ın Müslüman olmadığının kanıtı yıkılan bu şehitliklerdir'
Saldırıyı kutsallarına yönelik barbarca saldırı olarak değerlendiren Şemse köyünden Makbule Toy, hiçbir dinde görülmeyen bir saldırıyla karşılaştıklarını belirterek, " Eğer Müslüman olsaydı böyle bir hakaret yapmazdı. Erdoğan'ın İslamla, Müslümanlıkla hiçbir ilgisi yoktur, alın size kanıtı da bu şehitliklerdir. Şehitlerimizden, Allah'ın evinden ne istiyorsun sen. Bu camii Allah'ın evidir, bu şehitlikler bizim en kutsalımızdır, hangi hakla, hangi cüretle saldırıyorsun. Bu topraklar bizimdir, Erdoğan'ın değil. Kendi toprağında yatan şehide nasıl saldırabiliyorsun zalim. Kim olduğunu, nerden geldiğini sorun ona, eğer bu toprakların insanıysa o zaman buraya ayak bassın" diye konuştu.
'Yaptığı zalimliğin hesabını sandıkta soracağız'
"Erdoğan'ın DAİŞ'dir" diyen Makbule, "İŞİD'e destek veren, kolluk yapan da kendisidir. Gelin görün ki insanlar bu zalimi destekliyor, hainsiniz. Tek kadınımız, hamile kadının karnındaki çocuk bile var olduğu sürece biz topraklarımızı, davamızı, gerillalarımızı, şehitlerimizi bırakmayacağız. Bu zalim ne istiyor bizden, biz kimliğimizi, hakkımızı, dilimizi istiyoruz bunlar bizim en doğal hakkımızdır. Ne kadar zulüm yaparsa yapsın, hakkımızı, hukukumuzu aramaya devam edeceğiz, bizi yolumuzdan alıkoyamayacak. O namuslu insanlar sandıkta bu zulmü onun gözünden çıkaracaktır. Yaptığı bu zalimliğin hesabını sandıkta soracağız. O zalimde Saddam'ın akıbetine uğrayıp bodrumlarda çürüyecek" ifadelerini kullandı.
'Erdoğan ölülerimizden bile korkuyor'
Ölülerinden dahi korkulduğunu ifade eden Makbule, "Ben Kürdüm deyip onun yolunda olanlar, onu temsilen milletvekilliği yapanların bu yaşananlardan hiç mi burnu yanmıyor, utansınlar. Namusu, şerefi, haysiyeti yok mu bunların. Buradaki taşlar, bu toprak Kürtlerin namusudur. Bu ne zulümdür, 'ben ne yapıyorum' diye sormuyorlar mı kendilerine. Tarihte gördük yaşananları, önce devlet kardeşlerini öldürttü kendilerine, ardından da sen kendini kardeşine sahip çıkmadın benim işime mi yarayacaksın diye def ettiler onları. Devlet şimdi de aynı politikayı izliyor. Erdoğan onlara da aynı karşılığı verecek" dedi.
'Tansu köyleri yaktı, Erdoğan'da şehitlikleri yıkıyor'
Geçmişte de buna benzer politikaların gerçekleştirildiğini ancak Kürtleri yıldıramadıklarını dile getiren Makbule, "Tansu Çiller köyleri yaktı, Erdoğan da camileri, şehitlikleri yakıyor. Doğan çocuklarımız büyüyüp bunun hesabını sormaya devam edecek" dedi. 200 yıllık türbe olan Şeyh İbrahim'in türbesini benzin dökerek yatkılarını ifade eden Makbule, "Yıllardır olduğu gibi tekrar hem maddi hem de manevi değerlerimize saldırdılar. Sonra da gelip diyorlar ki niye karşı çıkıyorsunuz. Çocukların taş atmasını bile suçluyorlar, o çocuğa sorsunlar ki o taşı niye atıyorlar. O çocuğun karşısında annesini öldürüyor, babasını kardeşlerini öldürüyor, boynumuza ip bağlayıp panzer arkasında sürüklüyor. Buna karşı tabii ki çocuklar gençler hesap soracak. Çocuklarımızı Erdoğan dağlara gönderiyor" diye konuştu.
Dağ taş arayarak çocuklarının kemiklerini bulduklarını ve bu mezarlığı yaptıklarını anlatan Makbule, "Şehitlerimizin onuru yeri göğü kapsıyor. Biz emekle, kanımızla bu şehitlikleri oluşturduk. O şehitliklerde bulunan taşların yerinden oynatılması yüzlercesini dağa gönderecektir" dedi.
'Şehitlerimizin uğruna can verdiği toprakları bırakmayacağız'
Köylülerden Ayşen Sevgi ise 90'lı yıllarda sürgün edildiklerini, döndükten sonra yeniden sürgün edilmeye çalışıldıklarını ifade ederek şunları söyledi: "Savaşı körüklemeye çalışıyor. Topyekun bize saldırıyor, öldürüyor bu da yetmiyormuş gibi şehitlerimize saldırıyor. Kim kendi toprağını bırakır ki. Bizim davamız da mücadelemiz de toprağımız içindir. Tek insanımız kalana dek toprağımızı davamızı bırakmayacağız, o da yerine otursun vazgeçsin artık. Canımızı da alsalar, şehitlerimizin uğruna can verdiği toprakları bırakmayacağız, geriye tek adım atmayacağız" ifadelerini kullandı.
(gc)
