Dr. Türkcan Baykan: Cenazelere yapılan saldırılardan hepimiz etkileniyoruz

12:39

JINHA

İZMİR - Son dönemlerde cenaze törenleri ve ölüm ritüellerine saldırının yaygın bir şekilde gerçekleştiğine dikkat çeken Dr. Türkcan Baykan, "Devlet terörü tamda budur. Bütün topluma mesaj veriliyor. Etkilenen sadece o aile veya o toplum değil, hepimiz iz" dedi.

Kaos GL, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Halkların Köprüsü Derneği tarafından düzenlenen "Ölülerimiz, Biz // Öteki olarak Ölmek" konulu sempozyum İzmir İsmet İnönü Kültür Merkezinde başladı. Çok sayıda kişinin izleyici olarak katıldığı sempozyumda akademisyenler sunum gerçekleştiriyor. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Gökçen Alpkaya, mitolojik destanlardan örnek vererek, ötekiler olarak ölmeyi tartışacaklarını ifade etti.

'Çünkü yaşayanlar ölüleri bekliyor'

Adıyaman Üniversitesi Dr. Abdurrahman Aydın, cenazelere yapılan saldırılara değindi ve "Özellikle gerilla cenazelerine yapılan saldırılar üzerine çok düşündüm. Bunu yapmalarındaki birinci neden yaşayanlar üzerinde bir etki bırakmak. İkinci yaşayanların ölülerin yasını tutmasına engel olmak içindir. Buda yaşayanlarda bir travmaya dönüşüyor. Basit bir mezar gibi görünüyor, ama nokta gibi bir şey. Çünkü yaşayanlar sürekli ölüleri bekliyor. Öldüklerini bile bile bekliyorlar" dedi.

'Bu egemenlik savaşı'

Adana'da uzman çavuşun cenazesine ve Dersim'de katledilen 2 gerillanın görüntülerine değinen Abdurrahman, "Uzman çavuşun cenazesinde nişan kıyafetlerini cenazenin üstüne bırakmışlardı. Aslında burada 'Sen bu dünyada islerini bitiremedim' deniliyor. Gerillaların vurulma anlarına görünce şimdi bedenlerine ne olacak düşünüyorsunuz? Tam o anda bir adam gelip gerillanın cenazesini öpüyordu. Bu öpme anıyla bir yatışma yaşıyoruz. Bu yatışma neydi? Bu öpücükle 'Şartlar ne olurda olsun o beden gömülecek. Rahat ol ölümle yaşam arasındaki sınırı muhafaza edeceğiz' deniliyor. Bu egemenlik savaşı" diye belirtti.

'Devlet terörü tamda budur'

Dr. Türkcan Baykan, gömme ritüellerinin Neandertaller zamanında ortaya çıktığını ifade ederek, "Yas tutma yaşama devam etmek için bir ihtiyaç. Bir hak olduğunu düşünüyorum. Sadece bireye için değil, tüm toplum için. Birini kaybettiğimizde o kişi ile ben diye tanımladığını parçalarda var. Yeniden yaşama girmek için vedalaşmaya ihtiyaç var. Cenaze törenlerine ve ölüm ritüellerine saldırı çok yaygın. Devlet terörü tamda budur. Bütün topluma mesaj veriliyor. Aynı zamanda bir şiddetin normalleştirilmesi var. Şiddet gösterdikleri insanlar için 'Onlar insan değil ki' diyerek bu yapılanlar meşrulaştırıyor. Etkilenen sadece o aile veya o toplum değil, hepimiz iz" dedi.

'Çünkü biz onların istediği gibi ölmüyoruz'

Dr. Selçuk Candan Sayar ise, ölüm anından sonra bedene yapılanlar, geride kalanlara yapılanlar olduğunu söyleyerek, bu açıdan bir annenin bedenini bulamadığı oğlunu halen yaşıyor bildiğini belirtti. Candan, "Bunları yapmaları aslından iktidarın güçlü olduğunu değil de aciz olduğunu gösteriyor. Çünkü biz onların istediği gibi ölmüyoruz. Bu yüzden kendi korkuları için bizim bedenlerimize zülüm yapılıyor. Biz bu korkuya karşı ne yapacağız? Onlar gibi olmalı mıyız? Dehşet içinde bizi savaşmaya çağırıyorlar. Biz bu öfkemizle ne yapacağız?" diye sordu.
Daha sonra katılımcıların soruları yanıtlandı. Sempozyum diğer oturumlarla devam ediyor.

(ht/fk)