Kayıp yakınları: Beyaz torosları kayıplarımızdan iyi biliyoruz
14:22
JINHA
HABER MERKEZİ - Kürt halkının beyaz torosları yakından tanıdığını ve Başbakan'ın devletin araçları olduğunu itiraf ettiğini belirten kayıp yakınları, "Beyaz torosları kullananları, bunu planlayanları, bu katilleri ve bu katillerin arkasındaki güçleri sorduk ve araştırdık. Öğrendiklerimizi sizlerle paylaştık ve en sonunda başbakan itiraf etti" dedi.
DİYARBAKIR
Her hafta Cumartesi günü "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" sloganı ile Diyarbakır'da İHD ve kayıp yakınlarının düzenlediği oturma eyleminin 350'incisi Koşuyolu parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi. Eyleme kayıp yakınlarının yanı sıra, İHD yöneticileri ve üyeleri, insan hakları aktivistleri, 78'liler Derneği, Barış Anneleri Meclisi ve MEYA-DER üyeleri katıldı. Eylemde üzerinde kayıplarını fotoğraflarının bulunduğu "Onlar bir gece ansızın evlerinden alındılar ve bir daha geri dönmediler" ve "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" yazılı pankartlar açıldı. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "AK Parti iktidardan indirilirse buralarda terör çeteleri dolaşacak, beyaz toroslar dolaşacak" ifadelerini hatırlatarak, Kürt halkının beyaz torosları çok yakından tanıdığını belirtti. 350 haftadır kayıplarının kemiklerini arayan ailelerin beyaz toros kurbanı olduklarını söyleyen Raci, "Beyaz torosları kullananları, bunu planlayanları, bu katilleri ve bu katillerin arkasındaki güçleri sorduk ve araştırdık. Öğrendiklerimizi sizlerle paylaştık ve en sonunda başbakan itiraf etti. Katliamın ve vahşetin sembolü olan bu araçların devletin araçları olduğunu itiraf etti. Şimdi de bize kim olduklarını, bunların nasıl çalıştıklarını, bunları kimlerin örgütlediğini, nasıl kurulduklarını, arkalarındaki siyasi güçlerin kim olduklarını ortaya çıkarsın" dedi.
Konuşmanın ardından 1989 yılının Eylül ayında Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Körüklükaya Köyü'nde kaybedilen Halil Başkurt'un akıbeti soruldu. Halil Başkurt'un oğlu Resul Başkurt'un ifadeleri şu şekilde aktarıldı: "Körüklükaya-Derguvi mezrasında ikamet ediyorduk. Babam, köyden mezraya gittiği sırada kayboldu. Olaydan sonra o dönemde Bikat Köyü'nden köy korucusu Necmettin, aynı köyde oturan kayınbabam Mehmet Ali Atabay'a, babamın öldürülmesi ile ilgili bilgi vermiş. Kayınbabam da bizlere babamın cesedinin helikopterle bu köye getirilip gömüldüğü haberini verdi. Babamı askerler öldürdü. Babamın ölümünden Tuğgeneral Erdinç Türe ve Nami Acar sorumludur."
Konuşmaların ardından kayıplar anısına 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.
BATMAN
İHD Batman Şubesi ve kayıp yakınları 350. haftada Gülistan Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya geldi. İHD Şube Başkanı Mehmet Bağatır, "90'lı yılların kutsal mücadelecileri Cumartesi Anneleri anne olarak nasıl isyan bayrağını bugünlere kadar taşımışlarsa biliniz ki bu halk da bu mücadelesini sürdürecektir. Bu kutsal mücadele çocuklarımızı barış içinde büyütecek yarınlara kavuşuncaya; kayıplarımızı buluncaya, failleri yargılanıp cezalandırıncaya ve dek devam edecektir" diye konuştu.
"Dünyanın hiç bir yerinde ve tarihin hiçbir devrinde barbar kabilelerden emperyalist-sömürgeci uygar ülkelere değin hiçbir devlet hiçbir kimse mezarlıklara saldırıp talan etmemiştir. Savaşın da bir ahlakı, bir hukuku vardır" diyen Mehmet son olarak, "Ve bugün çok iyi anlıyoruz ki 'H'iç Güvenlik Paketi Kürtlere bugünleri yaşatmak içinmiş. Kürdistan'da düşman hukuku uygulanıyor. Polis sokaklarda insan katlediyor, devletin savcıları militanmış gibi davranıyor, mahkemeler kitap ayıraçlarını, yeşil ipli şalvarları suç delili sayıp insanlarımızı cezaevlerine tıkıyor. Ve devletin 'H'iç güvenlik paketleri ve uygulamaları ile artık hiçbirimiz hiçbir şekilde güvende değiliz. Cumhurbaşkanına sesleniyoruz; uğruna insanları katlettiğiniz, Türkiye'yi kan gölüne çevirdiğiniz başkanlık sisteminizi referanduma götürün" dedi.
Açıklamanın ardından kitle 5 dakikalık sessiz oturma eylemi gerçekleştirerek alkışlarla dağıldı.
(bc-za/gc)

