'Her gece belki kızım gelir bir mezar yaparım diye uyuyorum'
16:25
JINHA
İZMİR - "Ölülerimiz, Biz // Öteki olarak Ölmek" konulu sempozyumunda konuşan Barış Annesi Behiye Yalçın, "Ben her gece uyurken, belki sabah olur da kızımın kemikleri gelir diye düşünüyorum. Belki gelir ben de ona bir mezar yaparım ve bayramlarda onun mezarına giderim" dedi.
Kaos GL, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Halkların Köprüsü Derneği tarafından düzenlenen "Ölülerimiz, Biz // Öteki olarak Ölmek" konulu sempozyum oturumlarla devam etti. Sempozyumun ikinci oturum öncesinde İzmir Barış Anneleri Meclisi üyesi Behiye Yalçın'ın konuşması ile başladı.
24 yıldır kızının kaybettiğini ifade eden Behiye, "Kemiklerini bile bulamadım. Kemiklerini halen arıyorum. Herkesin acısı kendinedir. Ama bizim kadar kimse acı çekmedi. Çocuklarımızın nerede olduğunu bilmediğimiz halde diğer çocuklarımızın mezarlarını bombalıyorlar. Çocuklarımız mecburen kendi mücadelesi veriyorlar. Ama Ankara'daki Suruç'taki gençler artık savaş olmasın diye çıktılar. Ama cenazeleri paramparça oldu. Umarım bir daha böyle bir acı yaşamayız. 16 yıldır Barış Anneleri içindeyim. Çalmadık kapı bırakmadık. Bütün kapılar yüzümüze kapandı. Biz çocuklarımızın yanımızda olmasını istiyoruz. Savaş istemiyoruz" diye konuştu.
'O cümlede ilk kez gerçeği söyledi'
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Zalimlerin yanında olacağınız" cümlesiyle ilk kez gerçeği söylediğini belirten Behiye, "Onlar her zaman zalimlerin yanında biz ise mazlumların yanındayız. Allah hepimizi bir yarattı. Yeter artık biz bu savaşı istemiyoruz. Ben her gece uyurken, belki sabah olur da kızımın kemikleri gelir diye düşünüyorum. Belki gelir ben de ona bir mezar yaparım ve bayramlarda onun mezarına giderim. Benim gibi çok anne var" diye belirtti.
'Sığınmacılar dil bilmiyorlar ve hiç bir güvenceleri yok'
Konuşmanın ardından ikinci oturum başladı. İlk olarak Halkların Köprüsü Derneği üyesi Zeynep Altın, Türkiye'de mülteci sorunlarına değindi. Çalışmalarını İzmir ağırlıklı yaptıklarını söyleyen Zeynep, "Burada sığınmacılar gecekondularda kalıyor. Bazıları ise parklarda kalıyor. Bir kısım ise tarlalarda yarı fiyatına çalışıyorlar. İzmir Fuarı'nın kapılarını mültecilere açmasını istedik. Sığınmacılar dil bilmiyorlar ve hiç bir güvenceleri yok. Son derece sağlıksız yerlerde yaşıyorlar. İzmir Belediyesi'nden yardım istedik. Ama hiç bir şekilde yapılmadı. Onlardan mültecilere 500 kişilik süt istedik, onu bile vermediler. Türkiye'deki eczaneler sığınmacıların ilaçlarını karşılamıyor" diye belirtti.
'Sonra öteki olduğumuzu fark ettim'
Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ise Alevilerin geçmişteki cenaze törenlerine değinerek, Alevi geleneklerinden bahsetti. Köyde geleneklerini yaşadıklarını söyleyen Ercan, "Şehre geldik ve burada öteki olduk. Şehirde ilk kez din öğretmenimin söyledikleri beni çok düşündürmüştü. Aleviler için cehenneme gideceklerini söyledi. Bizde cennet ve cehennem kavramı çok kullanılmazdı. Çocukken çok düşündürüyordu. Sonra öteki olduğumuzu fark ettim" diyerek başından geçen diğer deneyimlerden söz etti.
Askerin cenaze töreninin cem evinde yapılmasına izin yok!
Alevi askerlerin cenazelerine hiç bir yetkilinin gelmediğine dikkat çeken Ercan, "Bazen onları alıp Sünni geleneklere göre defin ediyorlar. Bununla da aileye iyilik ettiklerini düşünüyorlar. Bu cenazelerden sonra aileler 'Bizi askere almayın' dediler. Bunlara Alevi asker de çok tepki gösterdi. Bazı ailelerin cenazelerin cem evine götürülmesine karşı yetkililer tehditler savuruyorlar. Alevilerin cenazeleri bile devlet zulmüyle karı karşıya. Bunu da kendilerinde bir hak olarak görüyorlar" dedi.
LGBT bireylerin 20 yıl "Bu toplumda bizde varız" diyerek mücadeleye başladığını anlatan Kaos GL'den Ali Erol, 20 yılık süreçte verdikleri mücadeleyi anlattı. Konuşmaların ardından katılımcıların soruları yanıtlandı. Sempozyum üçüncü oturumuyla devam ediyor.
(ht/gc)
