Thedora Hacudi: Görünür olmanın zamanı geldi
18:34
JINHA
İZMİR - "Ölülerimiz, Biz // Öteki olarak Ölmek" sempozyumunda konuşan Rum kadın Thedora Hacudi artık görünür olmanın zamanı geldiini belirterek, "Savaşların kazanan tarafı yoktur. Kahramanlık öyküleri ile avunmaya çalışırlar. Ama bilmezler ki kahramanlık bazıları için acıdır" dedi.
Kaos GL, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Halkların Köprüsü Derneği tarafından düzenlenen "Ölülerimiz, Biz // Öteki olarak Ölmek" konulu sempozyum üçüncü oturumlarla devam etti. İlk olarak Pembe Hayat Derneğinden Trans Ganimet, trans ölümlerine değinerek, nefretin cesetleri bile parçaladığını belirterek, "Translarında anneleri vardır. Ama gizli ağlarlar. Cenazelere sahip çıkmak bile istemezler. Oğlum diye ağlayacaklar. Biz doğduğumuz gibi ölmek istemiyoruz. Çünkü ben böyle yaşadım. Cenazem de erk diye haykırılmasın. Yasımızı bile sessiz yaşıyoruz. Babamın cenazesine beni almadılar. Bu nasıl bir acıdır" dedi.
'Mezarlar bombalandı'
Zorunlu göç nedeniyle Mardin'den İzmir'e göç ettiklerini söyleyen Sinan Demirkan ise iki kardeşinin kemiklerini aradıklarını ifade etti. Kardeşlerinin cenazelerini arama süreçlerini anlatan Sinan, "Kemikleri bulduk, defin ettik. Mezarlar bombalandı. 13 yıllık kemiklerden ne istediniz. Annem ve diğer anneler bir mezar var diye sevinmişlerdi. Ama onları bile bombaladılar" şeklinde konuştu.
'Beni de temsilen denize atın'
İzmir'de yaşayan Rum bir kadın olduğunu anlatan Thedora Hacudi, sempozyuma konuşmacı olarak katılacağını öğrendiğini zaman çekindiğini anlatarak, "Kendim için değil cemaat için tereddüt ettim. Benim söylemlerim yüzünden ötekileştirilmesinden korktum. Görünür olmak işin özü buydu. Aslında oldukça görünürüm. Kimilerine göre sevilen biri, kimilerine göre var olmaması gereken biri. Bu topraklarda Rum olmak çok zor. Ötekinin bile ötekisisin. Görünür olmanın zamanı geldi. Ne zaman yaşadığım acıları anlatsam, en yakın arkadaşlarım 'Biz neler yaşadık' diyerek lafı ağzıma tıkarlardı. Savaşların kazanan tarafı yoktur. Kahramanlık öyküleri ile avunmaya çalışırlar. Ama bilmezler ki kahramanlık bazıları için acıdır. Bazen arkadaşlarıma 'Beni de temsilen denize atın' diyorum. Bazıları susuyor, bazıları da gülüyorlar" dedi.
'Madem hoşgörü var neden mezarlar bombalanıyor'
Agos gazetesi yazarı Pakrat Estukyan ise birçok Ermeni'nin vatanında yaşamak için dinlerini kaybettiğini ifade ederek "1915'ten önceki akrabalarınızın mezarları hep başka yerlerdedir" dedi. Baskılara rağmen Kürt halkının cenazelerine sahip çıktığını ifade eden Pakrat, "Bunun önünde saygıyla eğilmekten başka ne yapabiliriz. Cenazelere sahip çıkmak istedikleri için mezarlar bombalanıyor. Ben Ermeni bir gerillanın mezarının ne kadar çok değiştiğini bilirim. Onun yoldaşları mezarını bırakmıyor. Kimse bana Müslüman hoşgörüsünden bahsetmesin. Madem hoşgörü var, neden mezarlarımız kırılıyor. Neden mezarlar bombalanıyor. Ya içselleştireceğiz ya da bu kavga sürecek. Kimse artık bize 'Ya sev ya terk et' diyemeyecek. Diyenlere 'Buyurun Orta Asya'ya kadar yolunuz var' diyeceğim" şeklinde konuştu.
Daha sonra konuşmacılar sorulara cevap verdi. Kısa bir ara verildikten sonra kapanış konuşması Prof. Dr. Cem Terzi ve Ayhan Yalçınkaya okudu. Kapanış konuşmasının ardından sempozyum sona erdi.
(ht/gc)
