YPJ Şengal, kurtarma operasyonuna hazırlanıyor
09:09
Tuğba Akyılmaz/JINHA
ŞENGAL - YPJ-Şengal, DAİŞ çetelerinin saldırılarına karşı mücadelenin ikinci yılında 'Şengal'i Kurtarma Hamlesi'ne hazırlanıyor. Raperin Engizek, en büyük hedeflerinin Şengal'i kurtarmak olduğunu belirterek, başta Êzidî gençler olmak üzere tüm gençlere direnişe katılma çağrısında bulundu.
Şengal'in DAİŞ çeteleri tarafından işgalinden sonra Êzidî kadınlarının halkını savunmak ve topraklarını özgürleştirmek için oluşturdukları Yekineyên Parastina Jinên Şengalê (YPJ-Şengal) birlikleri Şengal'in kurtarılması hamlesine hazırlanıyor. Şengal'in hem çetelerden hem de yıllarca farklı rejimlerin yürütmüş olduğu asimilasyon politikalarından kurtarılmasının tek yolunun kadının özgürlüğünden geçtiğine dikkat çeken YPJ-Şengal Komutanı Raperin Engizek, Ortadoğu'nun kilit noktasının Şengal, Şengal'in kilit noktasının ise kadın olduğunu söyledi.
'Kültürel soykırımla Êzidîliği ortadan kaldırmak istediler'
Şengal üzerindeki hesapların çok farklı olduğuna vurgu yapan Raperin Engizek, "Burada her rejimin kendine göre yol ve yöntemleriyle halk üzerinde yürütmüş olduğu asimilasyon politikaları olmuştur. Saddam rejiminin bildiğiniz baskıcı ve zulümcü Baas sistemi, halkı sindirme, korkutma, siyasetten uzaklaştırma, ne tam doyurma ne de aç bırakma siyasetiyle kendine bağlayarak iradesizleştirmiştir. Yine alanda okullar ve farklı yollarla Araplaştırma politikalarıyla kendi özünden, gerçeğinden uzaklaştırmak istemişlerdir. Biliyorsunuz Êzidî halkındaki direnişi kırmak içinde halk dağlardan uzaklaştırılarak büyük köylerde toplatılmıştır. Bu yöntemlerle Êzidîlik kültürü bitirilmek ve fiziki soykırım yerine kültürel soykırımla Êzidîliği ortadan kaldırılmak amaçlanmıştır" dedi.
'Farklı yöntemlerle halk refleksiz bırakıldı'
2003 yılında Saddam rejiminin yıkılmasından sonra alanda oluşturulan Bölgesel Hükümet'in ise özellikle Şengal'e karşı özel politikalar geliştirdiğini kaydeden Raperin, "İlk olarak peşmergeleştirmeyle maaşla, parayla halkı kendine bağlamanın yanında halk emekten, üretimden ve değerden uzaklaştırılmıştır. Yine Baas rejiminden hiç farklı olmayan korkuyla, sindirerek ve iradesizleştirerek etkisizleştirme yöntemleri uygulanmıştır. Bir yandan işsiz bırakıp peşmerge maaşıyla kendine bağlama yani açlıkla terbiye etme diğer yandan korkutarak iradesizleştirme ve sindirme politikaları uygulamaktadır. Yani bu yöntemlerle halk refleksiz bırakılmıştır" ifadelerinde bulundu.
'YBŞ ve YPJ-Şengal bu topraklarda devrimi yaratıyor'
Halkta kendine karşı güvensiz bir duruşun yaratıldığına dikkat çeken Raperin sözlerine şöyle devam etti: "Hep dışarıdan bekleyen, kendinde kendine yetecek gücü bulamayan bir durum oluşturdular. İşte tüm bunlara karşı bir direniş olarak YBŞ ve YPJ-Şengal oluşturuldu. Bizler bu DAİŞ gerçekliğiyle savaşmak kadar bu politikalarla mücadeleye etmeyi de görevimiz biliyoruz. Êzidî varlığı ancak bu politikaların boşa çıkarılmasıyla güvende olabilir. DAİŞ fiziki olarak öldürüyorsa bu politikalarda ruhen ve manevi olarak bitişi gerçekleştiriyor. Buna karşılık bizlerde kendimizi örgütledik ve şimdi de geliştirip güçlendiriyoruz. Bize çok güç veriyorlar. Kendi eliyle kızını, oğlunu getirip örgüte katan ailelerimiz var. Bunun yanında maddi ve manevi olarak her zaman bizim arkamızda olan ailelerimiz var. Bizler bu insanlarımızın güveniyle ayakta kalıyoruz. Çünkü bu halk içinde özgürlük aşkı olan gençlerinin neler yapabileceğini ve ancak bu gençlerin onları savunabileceğini gördü ve bizim böylesi bir miras üzerinden kendimizi yarattığımızı biliyor. YBŞ ve YPJ- Şengal bu topraklarda devrim niteliğinde gelişmeler yaratıyor."
'En büyük hedefimiz Şengal'i kurtarmak'
YPJ- Şengal olarak en büyük hedeflerinin Şengal'in kurtarılması olduğu söyleyen Raperin, "Önümüzdeki en büyük görev budur ancak bunun yanında kış sürecinde eğitimlere ve kendimizi bilinçlendirip toplumsal dönüşüme de öncülük etme gibi bir görevimiz var. Şimdi YPJ- Şengal olarak Şilo, Dahula, Digora, Serdeşt, Şengal merkez olmak üzere bir çok alanda ve mevzide ön cephede yer alıyoruz. Yine yol hatlarının kontrolü, asayiş bölgelerinde de aktif yer alıyoruz. Özellikle askeri taktiklerde yenilik geliştirme, askeri anlamda uzmanlaşma eğitimlerimiz de olacak" açıklamalarında bulundu.
'Şilo operasyonunu tek başımıza gerçekleştirdik'
Şilo operasyonunu YBŞ ve YPJ-Şengal güçleri olarak tek başlarına gerçekleştirdiklerini ve ne koalisyon güçlerinin nede Bölgesel Hükümetin destek sunmadığını dile getiren Raperin, "Amacı DAİŞ çetelerini bu topraklardan temizlemek olan herkes bu operasyonlara katılmalıdır. Ancak gördük ki bu güçlerin öyle bir dertleri yokmuş. Onlara kaç kez teklifte bulunduk ortak mücadele etmek için ancak buna yanaşmıyorlar. Çünkü alanda Êzidîlerin güç ve irade olmasını istemiyorlar. Onlar gelmese de bizim tek başımıza savaşma ve topraklarımızı kurtararak savunma gücümüz ve irademiz var. Artık hiç kimse Şengal'i YBŞ ve YPJ-Şengal olmadan düşünemez" dedi.
'Şengal'in özürleştirilmesi YPJ'nin güçlendirilmesinden geçiyor'
Şengal'in kurtuluşunun YPJ- Şengal saflarının güçlendirmesinden geçtiğini kaydeden Raperin son olarak şunları belirtti: "Nasıl ki Ortadoğu'nun Kilit noktası Şengal ise Şengal'in kilit noktası da kadın özgürlüğü buna bağlı olarak YPJ- Şengal saflarını güçlendirmekten geçiyor. Şengal'in kurtuluşu, asimilasyon politikalarının boşa çıkarılması ve Êzidîliğin kendi kökleri üzerinde özgürce yaşayabilmesi YBŞ ve YPJ-Şengal güçlerinin varlığıyla sağlanabilir. Ortadoğu'da ordusuz kalmak kurtlar sofrasında kuzu olmak anlamına gelir yani savunmasız bir halk her saldırıya açıktır ve yok olmayla yüz yüzedir. Êzidîliğin korunması için tüm gençlerimizin YBŞ ve YPJ-Şengal saflarını güçlendirmeyi görev bilmeleri gerekir. Bu temelde başta Êzidî gençlerimiz olmak üzere tüm gençleri halkımızın savunması ve topraklarımızın özgürleştirmesi mücadelesine katılmasını bekliyoruz ve bunların sağlanması için bizlere destek sunan dualarını esirgemeyen herkese selamlarımı iletiyor ve başarılar diliyorum."
(mg/fk)
