‘Avuç içi, retinadan sonra DNA’mızı mı isteyecekler?’
09:44
Tekoşin Tekin/JINHA
AMED – SGK ile anlaşmalı özel hastaneler, “Avuç İçi Tarama Sistemi”ni uygulamaya başladı. Kişisel verilerin kaydedileceği sisteme tepki gösteren SES Diyarbakır Şubesi Başkanı Hülya Alökmen, bu durumun “kişilik hakkı ihlali” olduğuna dikkat çekerek , “Avuç içi, retina bilgileri insanların mahrumiyeti ve mahremiyeti olan, kendine has bilgilerdir. Hastaneye gittiğinizde pat diye avuç içinizi, retinanızı okuyorlar. Bununla da sınırlı kalamadılar diyelim DNA testlerimizi mi isteyecekler? Biz bunlara tepkiliyiz” açıklamasında bulundu.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yeni bir uygulama başlatarak, başka birinin sağlık güvencesi üzerinden doktora gitmeyi engellemek ve halkın özel hastane ile tıp merkezlerinden daha hızlı sağlık hizmeti alabilmeleri için “Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi”ni 1 Aralık tarihinden itibaren zorunlu hale getirdi. SGK ile anlaşmalı özel hastaneler, “Avuç İçi Tarama Sistemi”ni uygulamaya başladı. Kişisel verilerin kaydedileceği sisteme tepki gösteren Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi Başkanı Hülya Alökmen, bu durumun “kişilik hakkı ihlali” olduğuna dikkat çekerek , "AKP hükümeti iktidara geldiğinden bu yana sağlıklı bir dönüşüm hayata geçirilmiyor” dedi.
‘Sağlık hizmetlerine ulaşımını engelleyen bir durumdur’
İnsani bir hizmet ve sosyal devletin yerine getirmesi gereken bir zorunluluk olan sağlık hizmetinin meta haline geldiğini söyleyen Hülya Alökmen, biyometrik kimlik doğrulama sisteminin de devletin bakış açısını ortaya koyduğunu ifade etti. “Yani denilmek isteniyor ki, Ahmet gidip Mehmet’in yerine özel A hastanelerinde sağlık hizmetinden yaralanmayıp SSK'yı zarara uğratamayacaktır” diyen Hülya, biyometrik kimlik doğrulama, avuç içi tarama, retina okuma gibi yöntemlerin sıkıntı yaratacağına işaret etti. Hülya, "Bugün yurtdışına çıktığınızda pasaportunuzla girip çıkıyorsunuz, kimliğinizi gösterince gözaltına alınıyorsunuz, bir mahkemeye çıkıyorsunuz. Bu kadar resmi işlemler bir pasaport, bir kimlikle yapılırken sağlık hizmeti almak için bu kadar detaya girilmesi aslında insanların sağlık hizmetlerine ulaşımını engelleyen bir durumdur” ifadesinde bulundu.
‘Avuç içi, retina bilgileri insanların mahrumiyeti ve mahremiyetidir’
Avuç içi, retina bilgilerinin insanların mahrumiyeti ve mahremiyeti olduğuna dikkat çeken Hülya, avuç içi bilgilerinin başka kişilere aktarılabileceğine de işaret ederek, bu ihtimalin de tedirginlik yarattığını dile getirdi. Sağlık konusunda alınabilecek tedbirlerin kimlik, sosyal güvenlik kartı, pasaport gibi evraklarla da alınabileceğini kaydeden Hülya, “Özel hastaneler, hastaları tedavi etmek için katkı payı alıyor. Zaten bir insan özel hastaneye gittiği zaman bunu göze alarak gidiyor. Teknolojiyi modern göstererek çok iyi bir şey yaptıklarını sanıyorlar. Kendilerince suiistimali önlemeye çalışıyorlar” dedi.
‘AKP hükümeti, önce ambalajlar daha sonra pazarlar’
AKP Hükümetinin iktidara geldiği günden bu yana sağlıklı dönüşüm yapmadığının altını çizen Hülya, “AKP, önce ambalajlar, sonra da pazarlar. İnsanlar AKP’ye inanıp, AKP de tekrar iktidar olduktan sonra anlatılan hikayenin doğru olmadığını anlıyor” dedi. Hülya, sağlık örgütleri olarak sağlıklı dönüşümün paralı hizmete dönmesine karşı olduklarını vurgularken, biyometrik kimlik doğrulama sisteminin yakında kamu hastanelerine de gelebileceğini belirtti. Hülya, biyometrik kimlik doğrulama sisteminin insanların sağlık hizmeti alması konusunda etik olmadığını ifade etti.
‘Biyometrik kimlik doğrulama uygulamasını kabul etmeyin’
Hülya, sağlık çalışanlarını örgütleyen bir kurum olarak, sağlık çalışanlarının da bir yandan mağdur olduğunu, fakat halkın mağduriyetinin daha fazla olduğunu dile getirdi. “Halkımız böyle oyunlara gelmesinler” diyen Hülya, şöyle konuştu:
“Kimse, biyometrik kimlik doğrulama uygulamasını kabul etmesin. Herkes itirazlarını dile getirmeli uygulama karşısında. Sağlık kurumları, benim kimliğimle bana sağlık hizmeti vermek zorunda. Sırf bu yüzden bir insana sağlık hizmetinin sunulmaması hukuksal bir suçtur. Hukukta böyle bir karşılığı vardır. Gözaltına alındığınızda ya da suç işlediğinizde, ceza alacağınız bir konuda ancak Savcılık kararıyla parmak iziniz alınır. Hukukta bu kadar karşılığı varken hastaneye gittiğinizde pat diye avuç içinizi, retinanızı okuyorlar. Bununla da sınırlı kalamadılar diyelim DNA testlerimizi mi isteyecekler? Biz bunlara tepkiliyiz.”
(tt/gk)

