İFK'nın 'Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor / Eylül 2015' raporu yayınlandı

12:30

JINHA

İSTANBUL - İFK, Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor / Eylül 2015 raporu yayınlandı. Raporun Eylül sayısında sistematik olarak erkeklerden şiddet gören ve işkencelere "şiddetle" karşılık vermek durumunda kalan kadınlara yani yaşamak için öldürmek zorunda kalan kadınlara yer verildiği belirtildi. Raporda medyada yer alan haberlere yer verilerek "özsavunma" gerçekleştiren kadınlardan örnekler sunuldu.


İstanbul Feminist Kolektif (İFK)'nın aylık hazırladığı Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor raporunun Eylül 2015 sayısı yayınlandı. Raporun bu ayki konusunda, yıllardır maruz kaldığı erkek şiddetine, işkencelere "şiddetle" karşılık vermek durumunda kalan, yaşamak için öldürmek zorunda bırakılan kadınlar yer alıyor. Erkek şiddetinin ve kadın cinayetlerinin hızının kesilmediği belirtilen raporda, "Ancak, bir yandan da her gün daha çok sayıda kadın hayatına sahip çıkıyor. Kendi özgürlük alanlarını büyütüyorlar" denildi.

Medyada yer alan haberler üzerinden bir derleme yapıldığı belirtilen raporda şunlara yer verildi: "Kendini korumak için erkekleri yaralayan, öldüren kadınların haberleri, devam eden davalar ve yargı kararları, konuyla ilgili eylemler ve örnekleri az da olsa erkek şiddetini izlemeyen, müdahale edenlerle ilgili haberler... Hazırladığımız bu raporlar, erkek şiddetiyle mücadele konusundaki tartışmalarımızda bize farklı yollar da açar diye umuyoruz."

'Erkek şiddetine karşı savunma biçimleri geliştiriyoruz'

İFK, raporunda kadınlar olarak bir yandan hayata bombalar düşerken barışa sahip çıkmaya ve bir yandan da erkek şiddeti karşısında hayatını savunma mücadelesi veren kadınların hikayelerine erişmeye ve paylaşmaya çalıştıklarını belirterek, "Kadınların erkek şiddetine karşı türlü türlü mücadele biçimleri var. Sokakta, otobüste, evde hayatın her alanında karşı karşıya kaldığımız erkek şiddetine karşı bizler de türlü türlü savunma biçimleri geliştiriyoruz. Bu ay erişebildiğimiz haberlere baktığımızda kendisini kaçırmak isteyen minibüs şoförünü kamera ile kayıt altına alan, çocuğunu parkta taciz eden erkekleri vurmak zorunda kalan, sokakta uğradığı tacizi çevreye duyurarak destek isteyen, yıllarca kocasından gördüğü şiddetten tek kurtuluşu onu öldürmekte bulan kadınların hikayelerini gördük" diye kaydetti.

'Yargının ikiyüzlülüğünü ve erkek adaletini gördük'
Kadınların hayatlarını savunma mücadelelerinin karşısında yargının ikiyüzlülüğünü ve erkek adaletini gördüklerini söyleyen İFK, "Kadın cinayetlerinde fail erkekler haksız tahrik yalanına sığınarak bir kaç yılla kurtulurken, kocasını bıçaklayan Nurhan için mahkeme 13 yıl 4 ay ceza verdi. Trabzon'da bir kadın sokakta kendini takip eden tacizciyi ifşa ederek yardım isteyince çevredekiler olaya müdahil oldu. İstanbul Feminist Kolektif olarak takip ettiğimiz Yasemin'in davasında ise yeni bir gelişme yok. Maruz kaldığı sistematik şiddete dair rapor beklenirken, Yasemin günlerini hapishanede geçirmek zorunda kalıyor. Adalet erkeklerin lehine tesis ediliyor; erkek egemen düzenin her gün, çeşitli biçimde cezalandırdığı kadınlara reva görülen adaletsizlik yargı kararlarıyla katmerleniyor" dedi.

"Kadın arkadaşlarım, hiçbir zaman kirpiğiniz yere düşmesin"

İFK, adaletsizliği ifşa ederek kadın dayanışmasını örerek direndiklerini ifade ederek, "Halen cezaevinde olan Çilem'in mektubuyla daha da güçleniyoruz: 'Bir kadın isterse kendini doğurabilir. Bir kadın isterse dağ başında bile kalsa dimdik durabilir. Mücadele verebilir, sıfırdan başlayabilir. Burada karanlık çöktüğünde yalnız hissetmiyorum kendimi. Siz iyi insanlar iyi ki varsınız. Kadın arkadaşlarım, hiçbir zaman kirpiğiniz yere düşmesin. Alnınız hep dik; dimdik onurlu kalsın. Bir kardeş olarak ellerimi avucunuzda hissediyorum" diye kaydetti.

Müdahil ol ama nasıl?

İFK, kadın davalarında müdahil olma örneklerinden bahsederek şöyle dedi:
"Şiddete müdahil olunan haberlere baktığımızda çok sık karşılaştığımız durumlardan birinin, erkeklerin şiddet uygulayan erkekleri linç etmeleri, döverek cezalandırmaları olduğunu görüyoruz. Müdahil olmak, şiddete seyirci kalmamak hepimizin sorumluluğu. Kafamızı çevirdiğimiz, duymazlıktan geldiğimiz her olayda failden taraf oluyoruz aslında. Fakat müdahil olmak, "cezasını sen ver!" demek değil; kadınların hayatını dikizlemek de değil. Müdahil olarak hem faile yaptığının kabul edilemez olduğunu göstermek hem de kadınları verdikleri mücadelede güçlendirmek istiyoruz."

'Cansu'nun katilinin Özgecan yürüyüşünde olması tesadüf değil'

Linç etmenin ve bir kişiyi toplu olarak öldüresiye dövmenin erkeklikle ilgisi olduğunu dile getiren İFK, "Kadınlar güçsüz oldukları için şiddete maruz kalmıyorlar. Erkek egemenliği kadınları güçsüzleştirdiği ve toplumsal olarak şiddete tepki verilmediği gibi, kadınlar suçlandıkları için çaresizlik hissediyorlar. Cansu'nun katilinin Özgecan için düzenlenen yürüyüşe katılmış olması tesadüf değil. Müdahil olmak, ses çıkarmak kadar kadınları güçlendirmek, kendi erkekliğine dönüp bakmak da demek" diye belirtti.

'Kadınlar erkek şiddetine direniyor'

" Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde yaşayan K., kızını ve parktaki diğer kız çocukları taciz eden iki adamı 9 Eylül'de silahla yaraladı" haberini raporunda paylaşan İFK devamında şu sözlere yer verdi: "Uğur Mumcu Parkı'nda 7 yaşındaki kızını oynamaya bırakan K., dönüşte çocuğunu parktan almak için gittiğinde orada bulamadı. Eve gelen çocuk telaşlı haldeydi ve bir hafta boyunca gece uykusundan ağlayarak kalktı, parka gitmek istemediğini söyledi. K., kızına ne olduğunu sorduğunda parktaki iki erkeğin bir başka kıza iğne yaparak götürdüğünü söyledi. K. ayrıca, kızının vücudunun çeşitli yerlerinde kızarıklık ve morluk olduğunu fark etti. Balkona çıkan K., kızına parkta gördüğü erkekleri göstererek onlar olup olmadığını sordu. Bunun üzerine evde bulunan tabanca ve bıçağı alarak parka giden K., parkta bulunan T.K. ve M.A.'ya ateş ederek yaraladı. Yaralıların tedavisi sürerken, olayla ilgili soruşturma devam ediyor."

Raporunda öz savunma haberlerinden örnekle devam eden İFK, "Twitter'da paylaşılan bilgiye göre, İstanbul'da Avcılar metrobüs hattında 12 Eylül günü bir kadını taciz eden erkek, diğer kadınlar tarafından dövülerek metrobüsten atıldı" dedi.

'Bu olay ve emsalleri Özgecan yasasının ivedilikle çıkarılması için önemli'

İFK, otobüs şoförü tarafından alıkonulmak istenen ve durumu yaşadığı anda videoya çekmesi ve sonrasında olayı hukuki mercilere taşımasının ardından "Olay hukuki boyuta taşındı. Bunun için çabaladım çünkü bu olay ve emsalleri Özgecan yasasının ivedilikle çıkarılması için çok önemli" diyen kadının sözlerine yer vererek yaşadığı durumu anlatan haberi paylaştı. "İstanbul'un Üsküdar ilçesinde kardeşleriyle birlikte 20 Eylül'de bindiği dolmuşun şoförü tarafından alıkonulmak istenen A., çektiği videoyu sosyal medyada paylaşarak polise başvurdu. Dolmuş şoförünün sormadan güzergâh dışına çıktığını ve bağırmalarına rağmen kapıyı açmadığını anlatan A.'nın camdan bağırması üzerine aracın etrafında biriken kalabalık artınca şoför kapıyı açmak zorunda kaldı. A., 'Kayda girdiğimde olay çığırından çıkmıştı. Çünkü pek çok kadının, maruz kaldığı şeyi ispatlayamadığı için hakkını koruyamadığı onlarca olay takip ettim. Olay hukuki boyuta taşındı. Bunun için çabaladım çünkü bu olay ve emsalleri Özgecan yasasının ivedilikle çıkarılması için çok önemli' dedi."

(dk)