'Kürdistan'da öğrenci ve eğitmenlerin can güvenliği yok'

09:07

Bêrîtan Canözer / JINHA

AMED - Kürdistan'da tekçi eğitimin dayatmalarının artık geçerliliğini yitirdiğini belirten Eğitim Sen Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Dilek Atsan, özellikle özyönetim ilanları ile direnişin gerçekleştiği ilçelere yönelik saldırılarda tüm bölge halkıyla birlikte öğrenci ve eğitimcilerinde can güvenliğinin ortadan kalktığını söyledi.

Kürdistan'da öz yönetimlerin ilan edildiği il ve ilçelere yönelik gerçekleşen saldırılarda en çok çocuklar zarar görüyor. Tekçi eğitim sisteminin dayatmasını kabul etmeyen çocuklar ayrıca birde can güvenliği sorunu yaşıyor. Yeni eğitim dönemini değerlendiren Eğitim Sen Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Dilek Atsan, böylesi bir çatışmalı süreçte eğitim ve öğretim hizmetinin verilmesinin sağlıklı olamayacağını dile getirdiklerini söyledi.

Dilek, çatışmaların olduğu yerlerde öğrencilerin ve eğitimcilerin can güvenliğinin olmadığını söyledi. Dilek, bu sürecin sağlıksız bir toplum yarattığını ifade ederek, "Sur, Silvan, Lice, Bismil, Cizre, Varto, Gever ve daha birçok yerde hükümetin yoğun saldırısı söz konusu ve biz böyle bir ortamda eğitim vermeyi de görmeyi de doğru bulmuyoruz. Bir öğrenci sokağa çıkma yasağının olduğu yerde eğitime odaklanamaz. Odaklanabileceği tek şey savaş olur. Eline aldığı oyuncak silahın aslında ne kadar kötü bir şey olduğunu bilemez. Çatışmalar devam ettiği sürece sağlıklı bir toplum ve sağlıklı bir nesilden söz etmek imkansız olacak. Sağlıklı bir toplum istiyorsak öncelikle yaşanabilinir bir ortam sağlamak gerekiyor" diye kaydetti.

'Çocukların yaşam hakları ellerinden alınıyor'

Türkiye'de çocuklar için sağlıklı bir eğitim ortamı ve sağlıklı bir yaşam olmadığını dile getiren Dilek, "Her gün bombaların patladığı, sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği, silah seslerinin yankılandığı, yaşam hakkının engellendiği bir yerde çocuklara nasıl bir gelecek sağlanabilir? Okulların bile tarandığı bir yerde aileler çocuklarını nasıl okullara gönderebilecekler? Son iki ay içerisinde onlarca çocuk yaşamını yitirdi. Biz artık bu çatışmalı sürecin sonlandırılmasını istiyoruz. Çocukların yaşam hakkının engellenmeyeceği ortamlar oluşturulmalı. 90'lı yıllarda bizlere yapılanlar bugün yine çocuklarımıza yapılmak isteniyor. Yetkililerin bu konuda yapması gereken neyse yapmaları gerekiyor" dedi.

'Karma sınıflara öğrenciler karar verir'

Eğitimdeki cinsiyetçi yaklaşımları da değerlendiren Dilek, hükümetin çocukların ve gençlerin toplumsallaşmasını ve sosyalleşmesini engellediğini dile getirdi. Dilek, Türkiye'de eğitimin ticarete dönüştüğünü ifade ederek, "Eğitim yapboza dönüştü. Her gün yeni bir değişiklik yapılıyor, eğitimi bilgisayar oyununa çevirdiler. Eğitimi muhafazakarlaştıran, kutuplaştıran ve cinsiyetleştiren bir sistem ile karşı karşıyayız" diye kaydetti. Okullarda kadın-erkek ayrımlarının yapılmasının öğrencilerin toplumsallaşmasını engellediğini söyleyen Dilek, "Bu ülkede bırakın kendi dilinde, kendi kültüründe eğitim almayı erkek öğrenciler ile aynı sınıflarda eğitim almaları bile engelleniyor. Bu ülke birilerinin oyun konsolu değil ve kimse bu halkı istediği gibi çekip çeviremez. Karma sınıflarda eğitim görmek isteyip istemediklerine öğrencilerin kendisi karar verir. Buna ne öğretmen, ne hükümet, ne bakan, ne de müdür karar verebilir" dedi.

'Kozmopolit bir ülkede tek tipi dayatamazsınız'

Dilek, Kürdistan'da farklı mezhepler, inançlar, kültürler, diller olduğunu fakat hiç birinin yaşatılmadığına dikkat çekerek, "Bu kadar kozmopolit bir ülkede siz kalkıp halklara tek tipi dayatamazsınız. Dayatmaya çalıştığınızda ise kaos ortamı yaratırsınız. Eğitim; tek din, tek dil, tek kültür üzerinden verilecek bir hizmet değildir. Bu ülkede yaşayan tüm halkların dinine, diline, kültürüne göre hizmet vermek zorundasın. Sen Müslüman olmayan birine Müslümanlığı, Müslüman olan birine de Hıristiyanlığı dayatamazsın. Bu ülkede yaşanan çatışmaların asıl sebebi tekçi zihniyet anlayışıdır" şeklinde kaydetti. Dilek, devletin karma eğitim konusunda öğrencilerin fikirlerini almadan hareket ettiğini ifade ederek, "Üniversitelerde bile artık kızları ve erkekleri ayrı sınıflara konumlandırıyorlar. Biz bu zihniyeti kabul etmiyoruz ve buna izin vermeyeceğiz" diye konuştu.

(tt/dk)