KCK Eş Başkanı Cemil Bayık, temsiliyetten, kotaya, kotadan eş başkanlığa değişimi anlattı (2) DOSYA

08:39

 


Eş Başkanlık PKK ve toplumda nasıl bir değişime neden olacak?


JINHA


KANDİL – Eşbaşkanlık sisteminin çok önemli değişiklikler getireceğine dikkat çeken KCK Eş Başkanı Cemil Bayık, “Eşbaşkanlık sistemi Kürt’ün yaşadığı büyük değişim ve dönüşümün, büyük devrimin daha da derinleşmesini, kapsamlılaşmasını beraberinde getirecektir. Kadının toplumdaki görünür etkisinin daha da somut hale gelmesi olacaktır. Tüm kurumlarda eşbaşkanlık düzeyinde kadının etkili olması, toplum içinde de kadının etkisini çok güçlü bir biçimde hissettirecektir. Artık kadının etkisinin olmadığı, kadının söz ve kararının olmadığı hiçbir kurum kalmayacağı gibi, toplumda da kadın ailede de bütün siyasal, sosyal, kültürel yaşamda da daha aktif hale gelecektir.


KCK Eş Başkanı Cemil Bayık, JINHA’nın sorularını yanıtlayarak, eş başkanlık sisteminin PKK içerisinde hangi gelişmeleri yaratacağını bu sistemin geliştirilmesinin Kürt toplumuna yansımasının nasıl olacağını ve eş başkanlık sisteminin erkek egemenlikçi sistemin kırılması için nasıl bir etkide bulunacağını değerlendirdi.


JINHA: Sizce kadınların tüm yönetim erklerinde eşdeğer görev almaları ve tüm çalışma alanlarında yer almaları PKK içerisinde hangi gelişmeleri yaratacaktır?


Cemil Bayık: Amiyane deyimle bütün çalışma alanlarına kadının eli daha etkili değecektir. Kadın elinin değmesi demek özgürlük elinin değmesi demektir, demokrasi elinin değmesi demektir; hak, adalet, eşitlik elinin değmesi demektir. Kadın elinin, kadın katılımının böyle bir anlamı ve değeri vardır. Tabii ki eşbaşkanlık sistemi Özgürlük Hareketi'nde önemli değişiklikler yaratacaktır. Şu gerçektir, bir hareket demokrasiyi ve özgürlüğü ne kadar kendinde somutlaştırırsa o kadar toplumsal karaktere kavuşur, toplumdaki demokrasi ve özgürlük o kadar etkili hale gelir. Bu açıdan örgüt içindeki özgürlük ve demokrasi anlayışının derinleşmesi, aslında özgürlük ve demokrasi mücadelesinde öncülüğün daha etkili hale gelmesine yol açacaktır ve örgütte somutlaşan özgürlük ve demokrasi bütün tabana, bütün topluma, bütün bireylere en etkili biçimde yayılacaktır. Bir kere bu gerçeğin görülmesi gerekiyor.


‘Kadınlar bizde varız diyerek toplumdaki itibarını yükseltiyor’


PKK bugüne kadar toplumu nasıl harekete geçirdi, toplum nasıl serhıldana kalktı, toplumdaki kadın nasıl ayağa kalktı? Bunların hepsi toplumdaki gelişmelerle bağlantılıdır. Örgütteki özgürlük ve demokrasi çizgisi olmasaydı, diriliş devrimini ifade eden 1990’lı yıllardaki serhıldanlar gelişebilir miydi? Örgütteki kadının özgürleşmesi ve örgütlülük düzeyi olmasaydı toplumdaki kadın bu kadar ayağa kalkabilir miydi? Toplumdaki kadın meydanlarda eylemlere bu kadar güçlü katılabilir miydi? Aileyi değiştirebilir miydi? Toplumu değiştirebilir miydi? Değiştiremezdi. Bunların hepsi örgütte yaşanan değişikliğin topluma yansımasıdır. Bu gerçekliği böyle görmek gerekir. Bugün dağlarda binlerce kadın gerilla şehit düşmüşse, özgürlüğü için fedaice savaşmışsa, hatta özgürlük ve fedailikte kadın bugün Özgürlük Hareketi gerçeğinde en öndeyse tabii ki bunun da toplumda yansımaları olacaktır. Kadının başı dik olacaktır. Çünkü kadın; bakın biz Kürt halkının özgürlük mücadelesinde, demokrasi mücadelesinde, Kürdistan'ın kurtuluş mücadelesinde öndeyiz, en büyük fedakarlığı biz yapıyoruz, yiğitlikte en öndeyiz, Önder Apo'ya bağlılıkta, ona sahiplenmekte en öndeyiz; Önder Apo'nun değerlerine bağlanmakta, sahiplenmekte en öndeyiz diyecektir. Böyle bir tutum gösterdiği için toplumdaki kadının da bütün toplumun içindeki erkekler karşısında, herkes karşısında başı dik oluyor. Eğer bugün özgürlük mücadelesi varsa, Kürtler bu özgürlük mücadelesinin içindeyse bunda biz de varız, bizim de katkımız, rolümüz büyük diyerek toplumdaki itibarını yükseltiyor.


‘Eşbaşkanlık sistemi çok önemli değişiklikler getirecektir’


Bu yönüyle Önder Apo eşbaşkanlık sistemini geliştirerek örgütteki bu özgürlük ve demokrasi düzeyini daha da derinleştirmekte, daha da etkili hale getirmektedir. Bu tabii ki topluma da yansıyacaktır. O açıdan eşbaşkanlık sistemi örgüt içinde çok önemli değişiklikler getirecektir. Eşbaşkanlık sistemini geliştirmek, demokratikleşmede derinleşmek demektir. Ortaklaşmada, kolektivizmde derinleşmek demektir. İki kişi bir araya geldiğinde anlaşacaktır. Artık beş kişiyse üç kişi karar alacak, iki kişi uymayacaktır. İki kişi karar alacak bir kişi uymayacaktır. İki kişi uyumlu çalışacaktır, uyumlu olacaktır. Uyum sayısal ölçülerle sağlanmayacaktır. Eşbaşkanlıkla sayısal değil, zihniyette uyumlu olmanın, zihniyette demokratikleşmenin, zihniyette kolektifleşmenin, zihniyette toplumsallaşmanın derinleşmesinde büyük gelişmeler ortaya çıkacaktır. Bu tabii örgütün bütün kademelerine yansıyacaktır ve topluma yansıyacaktır.  Çünkü Yürütme Konseyinde ve üst organlarda eşbaşkanlık sistemi varsa o bütün örgüt kurumlarının ve bireylerinin zihniyetini, yaklaşımlarını değiştirecektir. Yürütme Konseyinde değişen zihniyet ve yaklaşım da bütün örgüte yansıyacaktır. Bu açıdan eşbaşkanlık sisteminin böyle bir önemi vardır.


‘Eşbaşkanlık iki erkeğin yan yana geleceği bir sistem değildir’


Eşbaşkanlık sistemi iki erkeğin yan yana geldiği sistem değildir. Mutlaka eşbaşkanlık sistemi bir kadın bir erkeğin içinde yer aldığı sistem olacaktır. Bu açıdan eşbaşkanlıkla yönetimin en üst düzeyinde kadın-erkek ilişkilerinin yoldaşça büyük bir demokratik karakterde, büyük bir dayanışma içinde olması bütün örgüt içindeki kadın-erkek ilişkilerini etkileyecektir. Erkeklerin kadınla çalışmasında demokratik olunmasını, eşitlikçi olunmasını, adil olunmasını, uyumlu olunmasını, kolektif ve komünal olunmasını beraberinde getirecektir. Örgüt içinde kadın ve erkek ilişkisinin bu düzeyde yoldaşça, bu düzeyde özgürlüğe, demokratik karaktere kavuşması örgüt içinde muazzam bir demokratik zihniyet, özgürlükçü zihniyet patlaması yaratacağı gibi, topluma da yayılacaktır. Bunu önümüzdeki dönemde daha da iyi göreceğiz.


‘Eşbaşkanlık sistemi önemli gelişme ve değişimlere sahne olacak’


Önder Apo'nun kadın özgürlük çizgisiyle örgüt içinde önemli bir değişim ve gelişme yaratılmıştı. Eşbaşkanlık sistemi daha da önemli gelişme ve değişimlere sahne olacaktır. Artık gelinen aşamada kadın eziliyor, kadın zayıftır, kadın güçsüzdür, kadını güçlendirmek, zayıflığından kurtarmak gerekir gibi durumları aşıyoruz. Artık kadın örgütün bütünlüğü içinde büyük bir sorumluluk duyan bir zihniyete ulaşıyor. Biz ezilmişiz, bize hak verin, bize de örgüt içinde şöyle yer alalım, böyle yer alalım düzeyi aşılmıştır. Kadın zaten mücadelesi ve örgütlülüğüyle örgüt içinde bu tür şeyleri aşmıştır. Eşbaşkanlıkla örgüt içinde oluşmuş eşitsizlik ortadan kalkmıyor, kadın bu örgütün sahibi oluyor, örgütün bütün çalışmalarında sorumluluk duyuyor, büyük bir sorumluluk düzeyi gelişiyor. Bu sorumluluk düzeyi askeri alanda gelişecektir, siyasi alanda gelişecektir, toplumsal alanda gelişecektir. Örgütün bütün sorunlarından artık kendisini sorumlu görecektir. Yani geçmişte bir sorun olduğunda erkeklerdedir ya da şuradadır denilebiliyordu. Kuşkusuz toplumsal cinsiyetçiliğin etkileri zaman zaman kendini çeşitli biçimlerde dışa vuracaktır. Erkeklerdeki toplumsal cinsiyetçi eğilimleri bugünden yarına tümden ortadan kaldırmak mümkün değildir. Ancak artık kadın aldığı sorumluluk düzeyiyle toplumsal cinsiyetçiliğin etkilerini aşacağı gibi, örgütsel sorunlarda da kendisini sorumlu görecektir. Örgüt kadının ve erkeğin birlikte sahiplendiği, birlikte sorunlarını çözdüğü, birlikte mücadele ettiği bir örgüt haline gelecektir. Artık kadın özgürlük çizgisinin ruhu bütün çalışmalara yansıyacaktır. Sadece kadınlarının örgütlendirilmesi ve kadının etkili kılınması durumu olmaktan çıkarılacaktır.


Kadının özgün örgütlenmesi devam edecek’


Kuşkusuz kadının özgün örgütlenmesi önceden gerekliydi. Bu temelde kendisini güç yapması gerekiyordu. Bundan sonra da özgün örgütlenecektir, özgün örgütlenme devam edecektir. Ama artık sadece kendini özgün örgütleme, o zayıflığını giderme değil de, bundan öte çalışmaları yönlendiren, yöneten, çalışmaların bütün sorumluluğunu alan yeni bir yaklaşım, yeni bir yönetim, yeni bir kadın sorumluluk düzeyi, kadının bütün faaliyetlerde kendisini etkin kılma düzeyi gerçekleşecektir. Kadının yıllardır özgün örgütlenmesi düzeyinde kendisini güç yapması, etkili kılması eşbaşkanlıkla tamamen bütün alanlara, bütün örgüt yönetimlerine, yani genel çalışmalara en etkili düzeyde yansıyacaktır. Eşbaşkanlıkla kadının eskisinden daha etkili bir düzeyde örgüte katılmasını, sahiplenmesini beraberinde getirecektir.


‘Eşbaşkanlık dışındaki kurum ve kurullarda cins kotası uygulanacak’


Kadın önceden de genel çalışmalar içindeydi, genel çalışmalara bir sahiplenme vardı, ama artık eşbaşkanlıkla bu sahiplenme, bu katılım daha yeni boyutlara ulaşacaktır. Bu gerçeklik de kadının bütün alanlardaki yönetim tecrübesini de, etkisini de, gücünü de arttıracaktır. Hatta eşbaşkanlık sistemi oturdukça artık örgütün, Önder Apo'nun deyimiyle gerçek bir kadın örgütü haline gelmesini, kadının renginin, kadın duygusunun, kadının hak, adalet, eşitlik, özgürlük düşüncelerinin örgütte daha da derinleşmesini sağlayacaktır. Bu açıdan kadının elinin değdiği her yer değişeceği gibi, örgütte de büyük değişim yaşanacaktır. Örgütte zaten kadının etkili bir konumu, pozisyonu vardı. Eşbaşkanlıkla bu etkili konumu ve pozisyonu sadece bir özgünlük biçiminde değil, genel gelişme düzeyiyle bütün örgütü etkileyecektir. Sadece belirli çalışmalarda etkili olmayacaktır, bütün kurumlarda kadın gücü kendisini etkili kılacaktır. Çünkü artık her yerde olacaktır. Kotadan öte, kotayı gerektirmeyen bir düzeyde kadın etkinliğini arttıracaktır. Kota yerine eşbaşkanlığın getirilmesi, kadını her yerde var edecektir. Bundan sonra kotayla kadının yer almasının güvenceye alma gibi bir durum ortadan kalkacaktır. Eşbaşkanlıkla kadın bu güvenceyi daha köklü sağlamıştır. Kuşkusuz eşbaşkanlık dışındaki kurum ve kurullarda cins kotası yine devam edecektir.


‘Eşbaşkanlık sistemiyle erkek egemenliğine son verilecek’


Bir toplum nasıl ki kadın ve erkekten oluşuyorsa, bütün yaşamlarda iç içe, yan yana yaşayabiliyorsa, bu gerçeklik eşbaşkanlıkla artık gerçek konum itibariyle siyasal alana, toplumsal alana, kültürel alana, her alana yansıyacaktır. Bugüne kadar olan arızi bir durumdu. Toplumdaki gerçeğin yaşama yansımamasıydı. Yaşamda erkeğin kadın üzerinde egemenlik kurması, etkili olması, erkeğin her yerde kendini çok etkili bir biçimde hissettirmesi, kadının kıyıda köşede bırakmasıydı. Artık örgütte buna tümüyle son verilmiştir. Önceden de son verilmişti, ama şimdi erkeğin kendisini erkek egemenlikli zihniyet biçiminde konuşturacağı hiçbir alan bırakılmayacaktır. Artık böyle bir düzey ortaya çıkarılmıştır. Eşbaşkanlık, örgütte yoldaşlık ilişkilerini daha da geliştirecektir. Kadınla erkeğin yoldaşlık düzeyinde birliğini, bütünlüğünü, birbirine güç katmasını daha da sağlatacak, bu da büyük bir sinerji yaratarak örgütün gücünü, etkisini her bakımdan daha yüksek bir düzeye ulaştıracaktır. Bu bakımdan bundan sonra PKK gerçeğinin, KCK gerçeğinin ve önderlik çizgisindeki bütün örgütlenmelerin gücünün birkaç kat daha artacağı bir dönem yaşanacaktır. Kadın böyle katılırsa örgüt güçlenecektir. Kadın tümden gücünü katacaktır. Kadın etkisini mekanik bir değerlendirmeden, aritmetik bir değerlendirmeden öte, geometrik, felsefi bir sonucu olacaktır. Örgütün eşbaşkanlıkla güçlenmesi, gücünü ikiye katlaması biçiminde olmayacak, pratikleştiğinde, etkili hale geldiğinde bundan öte birkaç kat örgüt her alanda daha da güçlü hale gelecektir. Bu da tabii ki bu örgütün öncülük ettiği özgürlük ve demokrasi mücadelesinin daha etkili biçimde gelişmesini sağlayacaktır.


 JINHA: Bu sistemin geliştirilmesinin Kürt toplumuna yansıması nasıl olacaktır?


Cemil Bayık: Her şeyden önce PKK'de somutlaşması ve bunun KCK sistemine kadar yansıması kuşkusuz toplumu doğrudan etkileyecektir. KCK’nin bir toplumsal yaşam modeli olduğu, toplumun ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi bütün alanları kapsayan bir sistem olduğu düşünüldüğünde, bu sistemin tüm örgütlenmelerinde eşbaşkanlık modelinin gelişmesi, bütün toplumda kadının etkinliğinin artması anlamına gelecektir. Bütün toplumsal sorunlarda kadın ideolojisinin, özgürlük çizgisinin kadın gerçeğinin hak, adalet, eşitlik, özgürlük, demokrasi karakteri bütün kurumlara yansıyacak, kurumlar üzerinden de bütün toplumu etkileyecektir. Bu açıdan Kürt toplumunda 1990’lı yıllarda başlayan diriliş devrimiyle birlikte kadının öne çıkma, kadının mutfaktan çıkarak evin içinde etkili olma, sokakta etkili olma, bütün kurumlarda etkinliğini arttırma çabası, mücadelesi eşbaşkanlık sistemiyle daha etkili bir biçime kavuşacaktır. Kadın özgürlük mücadelesinin toplumda yarattığı etki eşbaşkanlık sistemiyle birlikte daha güçlü hale gelecektir. Bu, Kürdistan toplumunda gerçekleşen demokratik devrimin, sosyal devrimin, kültürel devrimin daha da derinleşmesi olacaktır. Önder Apo her zaman kadın özgürlük devriminin devrim içinde devrimi tetikleyen karaktere sahip olduğunu söylemiştir.


‘Kadının toplumdaki etkisi daha somut hale gelecek’


Eşbaşkanlık sistemi Kürt’ün yaşadığı büyük değişim ve dönüşümün, büyük devrimin daha da derinleşmesini, kapsamlılaşmasını beraberinde getirecektir. Kadının toplumdaki görünür etkisinin daha da somut hale gelmesi olacaktır. Artık kadın toplum yaşamının her yerinde kendini etkili kılacaktır. Tüm kurumlarda eşbaşkanlık düzeyinde kadının etkili olması, toplum içinde de kadının etkisini çok güçlü bir biçimde hissettirecektir. Artık kadının etkisinin olmadığı, kadının söz ve kararının olmadığı hiçbir kurum kalmayacağı gibi, toplumda da kadın ailede de bütün siyasal, sosyal, kültürel yaşamda da daha aktif hale gelecektir. Eşbaşkanlıkla kadın sadece bir devrim yaşamayacak, devrimi derinleştirmeyecek, bugüne kadar gelişen kadının toplum üzerindeki yerinin güçlenmesi sağlanıp erkeğin egemenlikçi etkisinin kırılması gerçekleşirken, eşbaşkanlıkla kadının her kurumda, her yerde birinci dereceden en etkili sorumlu olması, kadının toplumsal psikolojisinde de çok büyük gelişmeler ortaya çıkaracaktır; özgüvenini arttıracaktır, kendindeki bütün yeteneklerin açığa çıkmasını sağlayacaktır. Kadının açığa çıkmamış çok önemli yetenekleri ve hasletleri vardır. Özellikle demokratik ve özgürlükçü toplumun gerçekleşmesinde, somutlaşmasında kadının karakterinin, özelliklerinin çok payı olacağını düşünüyoruz.


‘Kadının rengi yaşamın her alanına yansıyacak’


Eşbaşkanlık bu bütün kapasiteyi ortaya çıkararak kadın renginin toplumsal yaşamın her alanında daha güzel biçimde yansımasını sağlayacaktır. Çünkü kadın birçok bakımdan erkekten farklıdır. Erkek gibi fazla iktidara ve baskıya bulaşmamıştır, zulme bulaşmamıştır. Birçok yönüyle temiz kalmıştır, saf kalmıştır. Erkeğin uygarlıkla birlikte devletçi iktidarcı sistemle birlikte, sömürü sistemiyle birlikte binlerce yıl yaşadığı ve birbirine devrettiği kültür ve alışkanlıklar olumsuz karakterdedir. Bu açıdan kadının bunlardan uzak kalarak olumlu karakterini korumasının ya da böyle çok kirli işlere girmemesinin yaratacağı etkinin öneminin farkını görmemek körlüktür. İkisi de insandır, aynıdır dememek gerekiyor. Hak, adalet, eşitlik söz konusu olduğunda kadın; zulüm, baskı, sömürü söz konusu olduğunda erkek öndedir. Bu gerçeklik toplumsal özgürlük, hak, adalet, eşitlik düzeni açısından kadının çok pozitif etkisinin olacağını, çok büyük roller oynayacağını, özgürlük ve demokratik yaşamın daha kapsamlı ve derin gelişmesinde çok önemli sonuçlar yaratacağını ortaya koymaktadır. Bu konu ne kadar dillendirilse, ne kadar ortaya konulsa azdır. Çünkü bu tarihsel bir gerçekliktir. Erkek cinsiyle kadın cinsi arasındaki bu farkı görmemek, bunun önemini görmemek, buna anlam vermemek, bu değerli etkeni, karakteri toplumun tüm yaşamında etkili kılmamak ya da etkili kılınmasının yaratacağı sonuçları görmemek mümkün değildir. Bu açıdan eşbaşkanlık sisteminin geliştirilmesinin Önder Apo'nun 1980’lerin sonundan beri başlattığı kadın özgürlük çizgisinin, kadın ideolojisinin, kadın Özgürlük Hareketi'nin yarattığı mücadelenin ortaya çıkardığı sonuçların artık doğrudan toplumsal alana yansımasını beraberinde getirecektir.


‘Eşbaşkanlık sistemi bütün toplumu değiştirecek’


Kuşkusuz şimdiye kadar da kadın özgürlük çizgisinin etkisi topluma yansımıştır, ama eşbaşkanlık sistemiyle bu daha fazla yansıyacaktır. Çünkü artık kadın her yerde çok somut bir biçimde görünür olacaktır.  Yaşamın her alanında etkili bir biçimde görünür olacaktır. Kadına ve topluma örnek olacak, model olacak biçimde görünür olacaktır ve bunun sonuçlarının da muazzam olacağını, sadece kadında büyük değişimler yaratmayacağını, bütün toplumu değiştirecek, eğitecek bir sistem olduğunu bugünden ortaya koymak gerekmektedir.


 JINHA: Eşbaşkanlık sistemi erkek egemenlikçi sistemin kırılması için nasıl bir etkide bulunacaktır?


Cemil Bayık: Eşbaşkanlık sistemi erkek egemen yaklaşımların kırılması açısından da büyük etkide bulunacaktır. Zaten Önder Apo'nun başlattığı kadın özgürlük çizgisiyle erkek egemen yaklaşımlar önemli oranda kırılmıştı. Örgüt içinde erkek egemen yaklaşımlar önemli düzeyde aşılmıştır. Kuşkusuz alışkanlıklardan gelen yaklaşımlar belli düzeyde devam etmektedir. Ancak bizzat PAJK’ın kuruluşu, kadın özgün örgütlenmelerinin örgüt içinde yaygınlaşması ve bu özgün örgütlenmelerin etkinliği, örgüt içindeki alınan kararların kadın özgürlük çizgisini dikkate alması, daha doğrusu kadın özgürlük çizgisinin PKK'nin ideolojik, felsefi gerçeğinin temellerinden olması, erkek egemenlikli zihniyetin kırılması açısından çok önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu yönüyle Önder Apo'nun “PKK kadın partisidir” demesi gerçeği, kadının örgütlenme ve bilinçlenme düzeyi, örgütsel yaşamın her alanında etkili hale gelmesiyle zaten erkek egemenlikçi yaklaşımlar kırılmıştı. Önder Apo kadın özgürlük çizgisini geliştirirken en başta da kendisinin yaklaşımından başlayarak örgüt içinde kadına yaklaşımını geliştirmiş ve bu temelde de erkek egemen yaklaşımların kırılmasına öncülük etmiştir. Bu açıdan Önder Apo'nun Erkekliği Öldürmek biçimindeki yaklaşımı, değerlendirmeleri, tabii ki kendisinden başlayarak bütün örgüt açısından pratikleşen değerlendirmelerdi.


‘Önderlik erkek egemenlik anlayışının kırılması için çok çaba göstermiştir’


Önderlik toplum içinde de erkek egemenlik anlayışının kırılması için çok büyük çaba göstermiştir. Artık eski kocalık, karılık kalmayacaktır, artık erkekler karılarını kaybedeceklerdir. Yani kadındaki gelişmeyle birlikte erkek kendisine karı bulmakta zorlanacaktır; ya da mevcut eşler artık karı olmaktan çıkacaktır, biçiminde çok önceleri bu yönlü değerlendirmeler yapmıştır. Önder Apo “Erkeklerin elinden karılarını alıyorum” derken, bunu özgürlük çizgisini geliştirerek kadınların erkekler karşısında özgür duruşlarının, bağımsız duruşlarının gelişmesi biçiminde ortaya koymuştur. Artık erkekler eskisi gibi karı bulamayacaklardır, değerlendirmesiyle erkeklerin artık kadınlara doğru yaklaşması gerektiğini, eski yaklaşımlarını bırakması gerektiğini, artık kendilerine eski yaklaşımları gösterecek kadın bulamayacaklarını söylemiştir. Bu gerçeklik de gerçekten Kürdistan toplumunda karşılığını bulmuştur. Kadında büyük bir gelişme ortaya çıkmıştır, kadın duruşuyla erkekleri hizaya getirmiştir, kadın duruşuyla erkekleri çizgiye getirmiştir, erkekler de bu kadın duruşu karşısında kendilerine çekidüzen vermişlerdir. Önder Apo, kölenin neyini seveceksiniz, demiştir. Yani kadın köleyse, karıysa, egemenliğe boyun eğmişse böyle kadını nasıl seveceksiniz? Bu sevilecek kadın mıdır diyerek erkeğe sevilecek kadının özgür olması gerektiğini, sevilecek kadının kimliği olması gerektiğini ortaya koymuştur. Bu açıdan erkeğin köle kadın aramaması gerektiğini, boyun eğmiş kadın aramaması gerektiğini, yaşanılacak kadın istiyorsa yaşanılacak kadının özgür kadın olduğunu, özgürlük tutkusu olan, bağımsızlık tutkusu olan, kimliği-kişiliği olan kadının olduğunu özellikle vurgulamıştır. Bu da tabii erkek egemen yaklaşımların kırılmasında önemli sonuçlar doğurmuştur.


‘Erkek egemenlikli duygularla hareket eden yaklaşımlar var’


Önder Apo kadını ayağa kaldırma temelinde erkeği eğiterek erkeklerdeki var olan egemenlikçi yaklaşımları kırarak toplumu eşbaşkanlığa hazır hale getirmiştir. Artık eşbaşkanlık erkeklerin de kabul ettiği, edeceği bir sistemdir. Hala belki bazıları, bazı çevreler “Kadından yönetici mi olur, kadını bu kadar öne çıkarmak ne kadar doğrudur?” gibi yaklaşımlarla, aslında Önder Apo'nun kadın özgürlük çizgisini geliştirmesine, kadını siyasette, sosyal ve kültürel alanda etkili kılmasına ve en son eşbaşkanlık olarak da toplumdaki kadın özgürlük çizgisinin, değişimin, devrimin yeni bir aşmaya vardırılmasına rahatsızlığını yansıtmaktadırlar. Egemenliklerinin, etkilerinin azaldığını görenler vardır. Bu tür kesimler Önder Apo'nun eşbaşkanlık sistemine karşı aleyhte propaganda yapma, eşbaşkanlık sistemini boşa çıkarma, önemsiz görme, küçük gösterme biçiminde yaklaşmaktadırlar. Eşbaşkanlık sisteminin Kürt’ü güçlendiren, toplumu güçlendiren, özgürlük ve demokrasiyi güçlendiren yanını görmeyerek, hatta neden kadınlar bu kadar öne çıkıyor, kadın adaylar ne yapacak, bu Kürt demokratik siyasetini zayıflatır gibi basit, gerçeği kavramayan, erkek egemenlikli duygularla hareket eden yaklaşımlar bulunmaktadır.


‘Eşbaşkanlık sistemi toplumun hücrelerine kadar etkide bulunacak’


İlk başlarda böyle tepkiler gösterenler olsa da eşbaşkanlık sistemi ve bunun toplumdaki etkisi sadece kadında değil, erkekte de görüldükçe bu tür erkek egemenlikli anlayışta ortaya çıkan karşı propagandalar etkisizleşecek, kırılacak, erkeğin de tümden bu eşbaşkanlık modeline sahip çıkmasını sağlayacaktır. Çünkü karşı çıkanlar bile sevilecek kadının özgür kadın olduğunu, demokratik karaktere sahip kadın olduğunu görecektir. Eğer kadına değer verecekse, eşine değer verecekse, kızına değer verecekse o zaman eşbaşkanlık sistemini ve bu çerçevede kadının toplumdaki etkili yer almasından da en başta erkeğin memnunluk duyması gerekir. Çünkü kadının köleliği aslında kendi geriliğidir, kendi köleliğidir. Geri yaşamı kabul etmesidir. Moralsiz yaşamı kabul etmesidir. Halbuki özgür kadının toplumda yer alması erkek açısından da büyük bir moral değerdir. Kadının toplumda bu gelişmişlik düzeyi, eşinin bu gelişim düzeyi, kızının bu gelişim düzeyi, annesinin bu gelişim düzeyi erkeğe moral vermez de ne verir? Bu açıdan da eşbaşkanlık sistemi toplumun hücrelerine kadar etkide bulunacağından, kadının etkisinin somut ve görünür kılacağından, kadının bütün siyasal, sosyal, kültürel alana etkisini göstereceğinden erkek egemenlikli yaklaşımlar bırakılacaktır.


‘Toplumda önemli gelişmeleri ve sonuçları ortaya çıkaracaktır’


Kadın özgürlük çizgisinin eşbaşkanlık biçiminde somutlaşması hem erkekleri eğitecektir, hem de kadının erkekteki egemen yaklaşımları bıraktırmasındaki rolünü arttıracaktır. Çünkü erkek artık kadına doğru yaklaşmazsa, egemenlikçi yaklaşımı bırakmazsa toplumda yer almayacağını, toplumda itibarının olamayacağını, toplumsal yaşama etkin ve aktif katılamayacağını görecektir. Geçmişte erkek egemen zihniyetin o hegemonik yaklaşımının kendisine avantaj kazandıran yanlarının artık Kürt toplumunda gelişme düzeyiyle dezavantaja dönüştüğünü görecektir. Hegemon erkek egemenlikçi yaklaşımların erkeğe avantaj değil de, dezavantaj getirerek kendilerini toplumdan dıştalandığını, toplumda etkisiz kıldığını görecek, böylelikle de erkek egemenlikli yaklaşımlar bırakılacaktır. Bu açıdan da eşbaşkanlık sistemi erkek egemenlikli yaklaşımların daha hızlı bırakılması açısından çok önemli bir gelişme yaratacaktır. Bu da toplumdaki özgürlükçü, demokratik zihniyetin gelişmesinde, toplumun daha demokratik ve özgürlükçü olmasında önemli gelişmeler ve sonuçlar ortaya çıkaracaktır.


YARIN: Önümüzdeki yerel seçimlerde eşbaşkanlık sistemi uygulanacak. Bunun demokratikleşme, özgür ve demokratik belediyecilik açısından ne gibi sonuçları olacaktır?, Türkiye’de basın da çıkan haberler vardı.Örgüt yönetimindeki erkekler bu sistemden rahatsız siz bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?


(mg)