'Saray'ın timleri' Sur'da kadına yönelik savaş suçu işledi - ÖZEL
09:09
Bêrîtan Elyakut-Sarya Gözüoğlu/JINHA
AMED - Sur'u 10 Ekim'de abluka altına alan özel harekâtçıların hedefinde kadınlar vardı. Anonslarla "Kadın devrimi ha..." diye başlayan cümleler kuran 'Saray'ın timi'nin kadınlara cinsel saldırıda bulunduğu ve tecavüz tehdidi ile direnişi kırmaya çalıştığı ortaya çıktı.
Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı mahallelerde halkın kendini savunma temelinde oluşturduğu hendekleri bahana eden Valilik bir ay içinde 4 kez 'sokağa çıkma yasağı' ilan ederek, ilçeyi adete insansızlaştırma politikalarına girişti. Son olarak 10 Ekim'de Sur'a bağlı Hasırlı, Xançepek ve Fatihpaşa mahallerinde 'yasak' ilanı ile birlikte ablukaya alınan sokaklarda devletin hangi biriminden olduğu belli olmayan maskeli 'özel savaş aygıtları' adeta terör estirdi. Tarihi yapıların tahrip edildiği, biri çocuk 4 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıların ardından ise mahallerin duvarlarına 'Esedullah Timi' yazılamalar yapan özel savaş aygıtları geri çekildikten sonra işledikleri savaş suçları ortaya çıkmaya başladı.
İşgal'de ilk hedef kadınlar
'Esedullah Timi' diyen özel harekatçıların adeta işgal etmek için girdikleri mahallelerde çok sayıda kadını tecavüzle tehdit ettiği ve bir çok kadına cinsel işkencede bulunduğu tanıklarıyla belgelendi. En yoğun saldırının yaşandığın Hasırlı Mahallesi'nde inceleme yapan kadın örgütlerinin tanıklıklarla belgelediği anlatımlara göre, çok sayıda kadın tecavüzle tehdit edildi, cinsiyetçi ırkçı küfür ve hakaretlere maruz kaldı, taciz edildi.
'Sokaklarda sürekli küfrediyorlardı'
JINHA olarak tecavüz tehdidi ve cinsel işkenceye maruz kalan kadın ve çocuklardan bazıları ile konuşmak için mahalleye gittik. Birçok kadın yaşadıklarını anlatmak istemedi. Uzun uğraşlar sonucu ikna ettiğimiz kendi isteği üzerine ismini vermeyeceğimiz M.V. (25), 10 Ekim'den itibaren yoğunlaşan saldırılar altında evden çıkamadıklarını anlattı. "Sokaklarda bizi korkutmak için sürekli tekbir getirerek dolaşıyorlardı" diyen M.V., halk olarak kendilerini koruduklarını ancak o günden sonra mahallede bazı evlere özel harekatçıların baskın yaptığını söyledi.
'Kadın devrimi ha...'
M.V. 12 Ekim günü evlerine yapılan baskında yaşadıklarını şöyle anlattı: "Gündüz saat 11.00 civarıydı. Kapı çalındı, daha biz kapıyı açmadan kapılar kırıldı ve içeriye maskeli insana benzemeyen tipler girdi. Evde annem ben ve kız kardeşim vardık. Küfürlerle beni ve kız kardeşimi bir odaya aldılar, annemi başka bir odaya götürdüler. Ben ve kız kardeşimi saçımızdan sürükleyerek yere attılar. İçlerinden biri sürekli pis küfürler ederek, beni taciz etmeye başladı. Kız kardeşimi de taciz etmeye başladılar, sürekli küfrediyorlardı ve bize tacizde bulunuyorlardı. Tecavüz etmekle tehdit ediyorlardı. O gün yaşadıklarımı asla unutmayacağım. Bir insanın insana yapamayacağı iğrençliklere maruz bıraktılar. Yüzünde maske vardı ve ona nefretle baktım. Biz çığlık attıkça annem bizim yanımıza gelmeye çalışıyordu ve ona işkence ediyorlardı. Bize küfrederken ve tacizde bulunurken sürekli 'kadın devrimi ha biz size gösteririz, kadın devrimini' diyorlardı."
13 yaşındaki çocuğa cinsel saldırı
Özel harekatçıların Hasırlı'daki bir başka evde cinsel saldırısına maruz kalanlardan biride 13 yaşındaki bir çocuk. H.T.'nin evi de 12 Ekim'de aynı şekilde basılmış. Evde ablası ile birlikte olduğunu belirten H.T., yüzleri maskeli polislerin sürekli hakaret, küfür ve tacizine maruz kaldığını dile getirdi. Yaşadıklarını dile getirmekte güçlük çeken çocuk sadece, "Çok kötülerdi" diye bildi. Cinsel saldırıya maruz kalan çocuğun annesi S.T ise "Biz DAİŞ denilen vahşeti burada canlı canlı gördük" dedi.
'Saray'ın timleri' iş başında!
Sur'un mahallelerinde dolaştığımızda ise halk direnişi kıramayan ve kendilerini 'Esedullah Timi' diyen özel harekâtçıların, kadınlara yönelik çok sayıda savaş suçu işlediğini belirterek, "Onlar Esedullah'ın değil Saray'ın timleri" dedi.
(fk)

