DÖKH: Bu sürecin heba edilmesine müsaade etmeyeceğiz

15:47

 


JINHA


AMED – Tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılma taleplerinin yerel mahkeme tarafından reddedilmesine ilişkin yazılı açıklama yapan Diyarbakır DÖKH bileşenleri, “AKP hükümeti bu sürecin anlamlı bir diyaloga dönüşmesini, müzakere sürecinin sağlıklı bir şekilde sürmesini istiyorsa hukuk vicdanını da sızlatan bu çifte standardı bir an önce çözmelidir. Ve biz Kürt kadınları olarak insanlığın kazanımı adına; içinde bulunduğumuz ve son şans olarak değerlendirdiğimiz bu sürecin heba edilmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.


Diyarbakır DÖKH bileşenleri,  Tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılma taleplerinin yerel mahkeme tarafından reddedilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. 14 Nisan 2009 yılında KCK adı altında yürütülen operasyonlarla birçok Kürt siyasetçinin gözaltına alınarak, tutuklandığına dikkat çekilen açıklamada, “KCK adıyla yürütülen siyasi soykırım operasyonlarında Kürt siyasetçilerinin hukuksuz bir şekilde yargılanmalarına devam edilirken bu hukuksuzluğa bir yenisi daha eklendi. Dün Diyarbakır 5 ve 6. Ağır Ceza mahkemelerinin tutuklu Kürt vekillere ilişkin kararı aslında Türkiye’nin bir hukuk devleti olmadığını ve hukukun çifte standardını da göstermiş oldu” denildi. 2013 Newroz’unda PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çözüm sürecini başlattığı kaydedilen açıklamada, “Çözüm sürecinin devam ettiği bir dönemde Kürt halkının oylarıyla seçilmiş milletvekillerine dönük alınan bu karar siyasete yapılan bir darbedir” sözlerine yer verildi.


‘Çözüm süreci küçük hesaplar uğruna heba edilmiştir’


CHP milletvekili Mustafa Balbay’ın tahliye edilmesiyle birlikte Kürt milletvekillerinin tahliye edilmeleri yönündeki başvuruların reddedilmesinin ikili bir hukuk anlamına geldiğe vurgu yapılan açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:


“Türkiye’nin demokratikleşmesi yönünde AKP hükümetinin üstüne düşen sorumlulukları derhal yerine getirmesi gerekir. 2009 yılında siyasi soykırım operasyonlarıyla hukukun evrensel normları Türkiye’de hiçe sayılmış bu kararla da aslında hukuktaki eşitlik ilkesinin olmadığı ve siyasi olarak oldurulmayacağı bir kez daha ifşa edilmiştir. AKP hükümeti bu sürecin anlamlı bir diyaloga dönüşmesini, müzakere sürecinin sağlıklı bir şekilde sürmesini istiyorsa hukuk vicdanını da sızlatan bu çifte standardı bir an önce çözmelidir. 40 yıllık süreç içerisinde Kürtlerin ulusal, sosyal ve kültürel hakları için verdiği mücadelede defalarca çözüme yönelik fırsatlar yakalanmış fakat küçük hesaplar uğruna heba edilmiştir. Biz Kürt kadınları olarak insanlığın kazanımı adına; içinde bulunduğumuz ve son şans olarak değerlendirdiğimiz bu sürecin heba edilmesine müsaade etmeyeceğiz.”


(mg)