KCK Eş Başkanı Cemil Bayık, temsiliyetten, kotaya, kotadan eş başkanlığa değişimi anlattı (3) DOSYA
08:42
Kadının olduğu yerde kesinlikle rantçılık, kayırmacılık olmayacaktır
JINHA
KANDİL – Eş başkanlık sisteminin yerel yönetimler tarihinde bir devrim niteliğinde olduğuna dikkat çeken KCK Eş Başkanı Cemil Bayık, “Eşbaşkanlıkla yerel yönetimlerde kayırmacılık, rantçılık biçiminde ortaya çıkan yaklaşımların, tutumların, eğilimlerin kökü kurutulacaktır. Kadının olduğu yerde kesinlikle rantçılık, kayırmacılık olmayacaktır. Hak, adalet, eşitlik temelinde topluma hizmet eşit biçimde götürülecektir. Toplumun imkanları, yerel yönetimin imkanları tamamen halkın hizmetine sunulacaktır. Yerel yönetimlerde hiç kimse artık yerel yönetimlerin imkanlarını şuraya buraya çarçur edemeyecektir. Kadının hak, adalet ve eşitlikçi tutumu bunun önüne geçecektir” dedi.
Temsiliyetten, kotaya, kotadan eş başkanlığa değişimi anlatan KCK Eş Başkanı Cemil Bayık, yerel yönetimlerde eş başkanlık sisteminin nasıl uygulanacağını ve örgüt yönetimindeki erkeklerin bu sistemden rahatsız oldukları yönünde çıkan haberlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
JINHA: Bu yerel seçimlerde eşbaşkanlık sistemi uygulanacak. Bunun demokratikleşme, özgür ve demokratik belediyecilik açısından ne gibi sonuçları olacaktır?
Cemil Bayık: Yerel yönetim seçimlerine eşbaşkanlık biçiminde girmek de bir siyasi hamle olmaktadır. Bu sadece bir seçim kazanma açısından bir siyasi hamle değildir, aynı zamanda yerel yönetimlerin daha fazla demokratikleşmesi, daha fazla toplum için hizmet eder hale gelmesi, yine toplumun demokratikleşmesine, toplumun örgütlenmesine dayalı bir yerel yönetim gerçeğinin açığa çıkarılması açısından çok önemli roller oynayacaktır. Günümüzde demokrasinin beşiğinin yerel yönetimler olduğu söylenir. Gerçekten de yereller her zaman demokrasinin gelişmesi açısından önemli role sahiptir. Zaten egemenlikçi, antidemokratik, iktidarcı sistemler esas olarak da merkezileşmeyle iktidarın-devletin toplumun elindeki bütün yönetim alanlarını toplum iradesini ortadan kaldırarak ele alması ve her şeyi devlet ve iktidarda merkezileştirmesiyle gerçekleşmiştir. Komünal demokratik toplumun kendi kendini yönetme gerçeği böyle elinden alınmıştır. Komünal demokratik yaşam böyle ortadan kaldırılarak iktidarcılığa, devletçiliğe dayalı baskıcı, sömürücü bir sistem ortaya çıkarılmıştır. Bu açıdan ne kadar merkezileşme varsa o kadar demokrasi karşıtlığı vardır, ne kadar yerellerin kendi kendini yönetmesi gerçeği ortaya çıkmışsa o kadar demokrasi gelişir. Bu açıdan eşbaşkanlık sistemiyle toplumsal düzeyde, örgütsel düzeyde, kurumsal düzeyde demokrasi ve özgürlüğün derinleştirilmesi, yerel yönetimlerin demokratikleşmede oynadığı rolün daha kapsamlılaşması, daha da derinleşmesi anlamına gelecektir. Eşbaşkanlık sistemiyle yerel yönetimlerin demokratikleşmedeki rolü katbekat artacaktır. Eşbaşkanlık sadece yerel yönetim sorumlusunun bir erkek yanında bir kadının yer alması değildir. Özü demokratikleşmeyi, özgürleşmeyi topluma dayandırmayı, toplumla buluşmayı, demokratikleşmenin bütün toplum hücrelerine kadar yayılmasını ifade etmektedir. Buna yol açacak bir yönetim modeli, bir sistem ortaya çıkacaktır. Eşbaşkanlık sistemini değerlendirirken böyle ele almak gerekmektedir.
‘Eşbaşkanlık yerel yönetimler tarihinde bir devrim niteliğindedir’
Kuşkusuz her şeyden önce artık her yerel yönetimde kadın eli, kadın sorumluluğu olacaktır. Geçmişte kotalarla yerel yönetimlerde yüzde 20, yüzde 30, yüzde 40 düzeyinde etkili olan kadın şimdi yüzde 100’ünde etkili olacaktır. Kadın gerçeğinde var olan özgürlükçü, demokratik, hak, eşitlik özellikleri yerel yönetimlerin tümüne yansıtılacaktır. Bu açıdan Eşbaşkanlık sistemi yerel yönetimler tarihinde de bir devrim niteliğinde olacaktır. BDP'nin, HDP’nin bu yerel yönetim seçimlerine böyle büyük bir devrimsel hamleyle girmeleri kendilerine de büyük avantaj sağlayacaktır. Başlı başına eşbaşkanlık sistemi bir yerel yönetim projesidir, bir demokratikleşme projesidir. Hizmet açısından da eşitlikçi hizmet hamlesidir. Eğer bu çerçevede görülürse eşbaşkanlık sisteminin yerel yönetimlerdeki demokratik belediyeciliğin, özgür belediyeciliğin gelişmesine ne kadar hizmet edeceği görülecektir.
‘Yerel yönetimlerde güçlü bir buluşma sağlanacak’
Yerel yönetimler kadar toplum işleriyle uğraşan başka bir yönetim gerçeği yoktur. Yerel yönetim, doğrudan topluma temas eden, günlük ve her an topluma temas eden bir yönetim gerçeğidir. Bu açıdan böyle bir yönetim gerçeğinde eşbaşkanlık sistemi olmasının kadının bütün topluma dokunması, kadın elinin topluma dokunması, toplumun her gün kadın yönetim gerçeğiyle karşılaşması anlamına gelecektir. Bunun da toplumun gelişmesinde de, demokratik siyasetin gelişmesinde de, demokrasinin özgür, adil çerçevede gelişmesinde de çok önemli sonuçları olacaktır. İşte o zaman kadın eşbaşkanlığı çerçevesinde yerel yönetimler gerçek anlamda demokrasinin beşiği olacaktır, demokrasinin kucağı olacaktır. Demokrasi ya da yerel yönetim tamamen topluma ait olacaktır. Eşbaşkanlıkla yerel yönetim gerçek anlamda topluma ait olma hedefine ulaşacaktır, amacına ulaşacaktır. Toplumsal yaşamın, yani tabanın bizzat yansımasında sokağın, evin sesi olan kadını eşbaşkanlık sistemi yoluyla katmak yönetim düzeyinde çok önemli değişikliklere yol açacaktır. Kadının tarzının, üslubunun bile bütün yönetimlerde, bütün yerellerde ortaya çıkması aslında toplumun demokratikleşme ve özgürleşme, toplumsal ilişkilerin, karşılıklı ilişkilerin yumuşamasında ve bu tarzın anlayış haline gelmesinde çok önemli sonuçlar doğuracaktır. Özellikle kadın özgürlük çizgisinin geliştiği, kadının özgürlük düzeyinin önemli gelişme sağladığı Kürdistan toplumunda Kürt kadın gerçeğinde yerel yönetimlerde eşbaşkanlık düzeyine ulaşmak kadın özgürlüğü çerçevesinde, kadının demokratikleşmedeki derinleşmesini sağlama temelinde yerel yönetimlerin yeni bir güçlenme, toplumla güçlü bir buluşma sağlaması anlamına gelecektir. Yerel yönetim gerçeği derken Türkiye'de özellikle yerel yönetimler rantçılığın, kayırmacılığın olduğu alanlar olarak anlaşılır. Özellikle geçmişteki AP-CHP belediyeciliğinin tamamen ranta dayalı belediyecilik olduğunu, kendi yandaşlarına rant dağıtma yeri olduğu bilinmektedir. Yine AKP ve CHP belediyeciliğinin de günümüzde tamamen yandaşlarına rant dağıtma, yandaşlarına istihdam yeri yaratma, belediyeleri tamamen bir arpalık yerleri haline getirilme olduğu bilinmektedir. Kuşkusuz Kürdistan'da yurtsever demokrat belediyecilikle birlikte bu tür rantçılık sınırlandırılmıştır. Bu rantçılığa önemli bir darbe vurulmuştur.
‘Eşbaşkanlık sistemiyle rantçılığın kökü kurutulacak’
Demokratik toplumcu özgür belediyeciliğin eşbaşkanlık biçiminde yeni bir aşamaya vardırılması ise kuşkusuz hizmetlerin adil ve gelişmesinin önünde de çok yeni gelişmeler ortaya çıkaracaktır. Kadının olduğu yerde rantçılık, eşitsizlik, adaletsizlik en aza inecektir. Kuşkusuz geçen dönemdeki demokratik toplumcu özgür belediyecilikte rantı sınırlandırma olmuştur, bu konuda önemli mücadele verilmiştir, ama bu tür eğilimler, istekler tümden öldürülememiştir. İşte eşbaşkanlıkla yerel yönetimlerde bu tür kayırmacılık, rantçılık biçiminde ortaya çıkan yaklaşımların, tutumların, eğilimlerin kökü kurutulacaktır. Kadının olduğu yerde kesinlikle rantçılık, kayırmacılık olmayacaktır. Hak, adalet, eşitlik temelinde topluma hizmet eşit biçimde götürülecektir. Toplumun imkanları, yerel yönetimin imkanları tamamen halkın hizmetine sunulacaktır. Yerel yönetimlerde hiç kimse artık yerel yönetimlerin imkanlarını şuraya buraya çarçur edemeyecektir. Kadının hak, adalet ve eşitlikçi tutumu bunun önüne geçecektir. Çünkü yerel yönetimlerde eşbaşkanlık sadece bir yerel yönetimle sınırlı kalmayacaktır. Yerel yönetimin bütün kurumlarında, teknik kurum olur, hizmet kurumu olur, kültür kurumu olur, başka kurumlar olur, hangi kurum olursa olsun hepsinde eşbaşkanlık sistemi alta doğru gelişecektir. Böylece toplumcu belediyecilik, özgür belediyecilik kadın kimliğinde var olan hak, adalet, eşitlik yaklaşımlarıyla pratikleşecektir, topluma inecektir. Toplumsallık da kadının işidir. Bugüne kadarki yerel yönetimlerde toplumsallık konusuna çok öncelik verilmedi. Topluma dayanılarak işleri yapma esas alınmadı. Taşeronlara, şirketlere iş verme biçimindeki yanlış yaklaşımlar görüldü. Eşbaşkanlıkla bu tür yanlışlar aşılarak toplumun gücüne dayanarak, toplumun örgütlenmesine dayanarak işler yürütülecektir. Eşbaşkanlığa dayalı yerel yönetim zihniyeti tamamen toplumcu, topluma dayalı bir hizmet zihniyeti olacaktır. Toplumla beraber işleri yapma yönetim anlayışı geliştirilecektir. Bu yönüyle eşbaşkanlık sistemi yerel yönetimlerde bir devrim yaratacaktır. Artık kişilerin niyetine göre değil, eşbaşkanlığa dayalı, kadınların hak, adalet, eşitliğine dayalı bir zihniyet ve kurumsal yaklaşımla yerel yönetimler geliştirilecektir. Yerel yönetimler tümüyle topluma ait kılınacaktır; toplumun hizmetine sunulacaktır.
‘Belediyecilik hizmetlerinin kalitesi artacak’
Kadınlar toplumsal adaletsizliklerden, eşitsizliklerden, hizmetin adaletli verilmemesinden en fazla acı çekenlerdir. Çünkü onlar hala toplumun temel hücresi olan aile içindeki sıkıntılarla karşı karşıyadırlar. Bu açıdan kadın bütün toplumu düşünerek, çocukları düşünerek, kadınları düşünerek, bu çerçevede bir yerel yönetim anlayışını geliştirecektir. Yerel yönetimlerde ve toplumlarda toplumsal cinsiyetçiliği kıracaktır. Cinsiyetçi yaklaşımlara yer vermeyecektir. Yerel yönetimlerde yer alırken tabii ki ekolojik olacaktır, böylelikle toplumun geleceğini de güvenceye alacaklardır. Toplumun geleceği olan çocuklar için de yaşam alanları fazlasıyla açılacaktır. Kadınlar için yaşam alanları hazırlanacaktır. Bütün toplumda eşitlik ve demokrasinin gelişeceği, birbirini tamamlayıcı bir hizmet anlayışı yerel yönetimlerde geliştirilecektir. Bunlar küçük değil, büyük adımlardır. Eşbaşkanlık sisteminin gelişmesiyle belediyecilik hizmetinin kalitesi artacaktır. Topluma inecektir. Bütçesi ne kadar az olursa olsun, o bütçeyle yapılacak hizmetler toplumu tatmin edecektir. Çünkü toplum bizzat kendisi sahiplenecektir, kendisi planlayacaktır, kendisi karar verecektir, kendisi yapacaktır. En önemlisi de bu hizmetler temelinde toplum örgütlendirilecektir. Belediye hizmetleri, belediye çalışmaları yapılırken kasaba örgütlenecektir, şehir örgütlenecektir, toplum örgütlü hale getirilecektir. Sadece erkeklerin değil, çocuk, kadın, yaşlı herkesin örgütlü olarak yerel yönetimler etrafında örgütlenmesi, hizmetleri birlikte yapması sağlanacaktır.
‘Yerel yönetimler topluma ait olacak’
Eşbaşkanlık sistemi toplumun hücrelerine kadar her kese ulaştığından yerel yönetimlerin itibarı artacaktır. Yerel yöneticilerle toplumun ilişkisi organik olacaktır, kopuk olmayacaktır. Bu açıdan yerel yönetimler toplumdan destek alacaktır, toplum da yerel yönetimlere destek verecektir. Yerel yönetimler tamamen toplumun yönetimleridir, topluma ait olacaktır. Öyle belirli bürokratların, belirli teknokratların, profesyonel siyasetçilerin değil, bütün toplumun bu yerel yönetim içinde yer aldığı, teknokrat ve bürokratların da bu toplumun örgütlenmesinin hizmetine girdiği, siyasetçilerin de bu topluma hizmet ettiği bir yerel yönetim anlayışı ortaya çıkacaktır. Bunun demokrasinin gelişmesinde de, toplumun örgütlenmesinin gelişmesinde de, hizmetlerin nitelikli olmasında da, imkanların çok verimli kullanılmasında da büyük sonuçlar ortaya çıkaracağı kesindir. Zaten Önder Apo yerel yönetimlerdeki bu eksiklikleri görerek, bu eksikliklerin kadın eliyle, kadının eşbaşkanlık temelinde yönetimde yerini almasıyla birlikte azalabileceğini düşünmüştür.
‘Yerel yönetimler tarihinde altın bir sayfa açılıyor’
Kuşkusuz eşbaşkanlık sadece yerel yönetimlerle ilgili bir öneri değildir, bu bütün toplumu değiştirme, bütün toplumda özgürlük ve demokrasiyi, bütün toplumda hak, adalet, eşitlik anlayışını, zihniyetini ve uygulamalarını geliştirmek için ortaya konulduğu gibi, demokrasinin, hatta demokratik özerkliğin temeli olacak yerel yönetimlerde eşbaşkanlığı geliştirerek kadın özgürlükçü demokratik ekolojik toplum paradigması ilk başta da buralarda uygulanacaktır. Yerel yönetimlerde bu eşbaşkanlık çerçevesinde demokratik topluma dayalı özgür belediyecilik uygulandığında Kürt toplumunun kendi kendini yönetmesi, demokratik özerklikle önemli düzeyde yerel yönetim gerçeğinde pratikleşmiş olacaktır. Demokratik özerklik açısından önemli bir adım atılmış olacaktır. Bu açıdan eşbaşkanlık sistemini sadece bir yerel yönetimdeki iyileşme değil, Kürt halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesi açısından da önemli bir gelişme ve önemli bir hamle olarak görmek gerekmektedir. Bu açıdan da beklentimiz başta kadınlar olmak üzere tüm demokratik güçlerin, yurtseverlerin eşbaşkanlık sistemine sahip çıkarak yerel yönetimlerde eşbaşkanlık sistemi getiren BDP'nin ve HDP’nin bu seçimden başarıyla çıkmasını sağlayarak yerel yönetimler tarihinde bir altın sayfa açılmasının sağlanmasıdır. Eşbaşkanlık sisteminin yerel yönetimlere getireceği yeni ufuk böyle olacaktır. Bunun görülmesi gerekiyor. Bu artık bireylerin durumundan ve niyetinden bağımsız biçimde bir zihniyet, bir kurumlaşma olacaktır. Tamamen demokratik, özgürlükçü, katılımcı, sadece katılımcı da değil, bizzat kendisi örgütleyen, kendisi yapan kararından pratikleşmesine kadar toplumun içinde yer aldığı bir demokratik toplumcu özgür belediyecilik gerçeği eşbaşkanlık sisteminde kapsamlı bir biçimde ortaya çıkacaktır.
‘Başta kadınlar olmak üzere herkes seferber olmalı’
Bu açıdan bütün toplumun, demokratik siyasetçilerin, yurtseverlerin eşbaşkanlık sistemini önemsemesi, ona göre davranması gerekiyor. Seçim sürecine bir yönüyle de eşbaşkanlık sisteminin getireceği sonuçların heyecanıyla yüklenmek ve eşbaşkanlığın kazanması doğrultusunda sonuç almak gerekiyor. Herkes seferber olmalı. Başta kadınlar seferber olarak eşbaşkanlık sisteminin yerel yönetimde güçlü pratikleşmesini sağlamalıdırlar. Hemen hemen Kürdistan'ın tamamında eşbaşkanlığa dayalı yönetim zihniyeti hakim olmalıdır. Erkek egemenlikli, erkeklerin rantçılığıdır, erkeklerin kayırmacılığıdır, çevresine imkan sağlama biçimindeki binlerce yıllık tarihten gelen erkeklere sinmiş o olumsuz özelliklerin tümden kırılacağı, onların artık yerel yönetimlerden saf dışı edilerek gerçekten kadının elinin değmesinin, kadının karakterinin ve zihniyetinin belirlediği, onun ruhunun mayaladığı, onun ruhunun şekillendirdiği bir yerel yönetim anlayışının geliştirilmesi özgürlük, demokrasi, hak, adalet tarihi açısından çok önemli sonuçlar yaratacaktır. Bu yönüyle de hak, adalet, eşitlik, özgürlük, toplumsallık mücadelesi veren herkesin de eşbaşkanlık sistemine sahip çıkarak seçimde başarılı olunması, seçimlerden sonra da eşbaşkanlık sisteminin bütün toplumsal alana yansıması ve onun sonuçlarının ortaya çıkması için çabalarını arttırması gerekmektedir.
JINHA: Türkiye’de basın da çıkan haberler vardı. Türk basınında örgüt yönetimindeki erkeklerin bu sistemden rahatsız oldukları işlendi. Bunlara cevabınız nedir?
Cemil Bayık: Türk basınındaki bu değerlendirmeler kesinlikle bir psikolojik savaş harekatıdır, yönlendirmesidir. Eşbaşkanlığın Kürdistan'da ve bütün Türkiye'de, hatta dünyada yaratacağı sonuçlardan ürktükleri için eşbaşkanlık konusuna gölge düşürmeye çalışmaktadırlar. Eşbaşkanlığın etkisini kırmaya, azaltmaya çalışmaktadırlar. Eşbaşkanlık modelinin yerel seçimlerde yaratacağı sinerjinin korkusunu yaşayan Türk devleti ve AKP hükümeti eşbaşkanlık sistemi üzerinde kuşku uyandırmak için örgüt içinde böyle şeyler olduğunu yaymaktadır. Bu kesinlikle doğru değildir, külliyen yalandır. Kaldı ki eşbaşkanlık sistemi örgüt içinde yeni pratikleşmiş değildir. Aslında pratikte bunlar belirli düzeyde gerçekleşmekteydi. Şimdi kadın özgürlük çizgisinin, mücadelesinin örgüt içinde özgün örgütlenmesinin etkisinin somut ifadeye kavuşması söz konusudur. Kadın özgürlük çizgisinin, kadın Özgürlük Hareketi'nin gelişmesi nasıl ki hareketimize güç katan büyük bir değerse, hareketimizin en temel güç ve moral kaynağıysa, eşbaşkanlık da hareketimizi güçlendirecek, itibarını ve moral değerini yükseltecek tarihsel bir adım olmaktadır. Önder Apo'nun yaptığı bu hamleden bırakalım örgüt yönetiminin rahatsızlık duyması, büyük bir gurur ve memnuiyet duymaktadır. Bu adım örgüt içinde de moral düzeyi daha da yükseltmiş bulunmaktadır.
‘Kürt toplumu demokratikleştikçe güçlenir’
Önder Apo'nun önerdiği projelerin karşılığı vardır. Belki tek tek kişilerin, yönetimlerin kabul ettiremeyeceği, yapamayacağı hamleleri önderlik yapmaktadır. Böylelikle Önderlik örgütü de güçlendirmektedir, Kürt toplumunu da güçlendirmektedir. Bununla sadece örgüt değil, Kürt toplumu da güçlendiriliyor. Kürt toplumu demokratikleştikçe güçlenir. Örgüt de demokratik ve özgür zihniyeti geliştikçe güçlenmektedir. Tüm bu gerçekler dikkate alındığında örgüt yönetimimizin rahatsız olma diye bir durumu söz konusu olamaz. Aksine bunun heyecanını yaşamaktadır. Eşbaşkanlık sisteminin siyasette, toplum yaşamında yaratacağı sonuçların heyecanı içindedir ve bunun örgüte getireceği yeni değerlerin, yeni gücün özgürlük ve demokrasi mücadelesini daha da geliştireceğini görerek böyle bir adımın PKK tarihinde, Kürt özgürlük tarihinde yarattığı büyük gelişmeler gibi, çok önemli gelişmeler yaratacağına inanmaktadır. Çünkü kadın özgürlük çizgisinin, kadın Özgürlük Hareketi'nin bu harekete neler kazandırdığını en iyi bilen bu Özgürlük Hareketi’dir, bu Özgürlük Hareketi'nin yönetimidir. Eğer bugün hareketimiz dimdik ayaktaysa, yenilmezliği yaşıyorsa bu aslında kadın özgürlük çizgisinin, kadın Özgürlük Hareketi'nin toplum bünyesini güçlendirmesi, örgüt bünyesini güçlendirmesi, bu temelde de bütün saldırılara karşı bağışıklık kazanan, yenilmezlik kazanan, bir nevi yenilmezlik iksirini içen bir gerçeklik ortaya çıkarmasıdır. Kadın Özgürlük Hareketi'nin, kadın özgürlüğünün onurunu, gururunu yaşayan, dünyada hiçbir harekette olmayacak düzeyde böyle bir gelişmenin sahibi olan örgüt ve örgüt yönetimi tabii ki bu hamleden de büyük gurur duymaktadır.
‘Eşbaşkanlık sistemi en etkili biçimde geliştirilecek’
Eşbaşkanlık sistemi, PKK'nin dünyada özgürlük ve demokraside, sosyalizmde öncü olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur. Bu adım, hareketimizin evrenselliğini daha da derinleştirmiştir. Eşbaşkanlık sistemiyle hareketimiz Kürdistan sınırlarını aşacak, Türkiye, Ortadoğu ve tüm dünyada özgürlük ve demokrasi karakterini yayacaktır, yansıtacaktır. Özgürlük Hareketi'ne böyle bir güç katan bir sistemin rahatsızlık yaratması mümkün müdür? Mümkün değildir. Kürt Özgürlük Hareketi bunu aşmıştır. Tabii ki Türk devleti, Türk basını, Türkiye'deki siyaset hala erkek egemenlikçi olduğu için, hala erkek egemenlikçi zihniyeti, karakteri aşmadığı için kendi duygularını ve bu duyguların varlığının Özgürlük Hareketi içinde olduğunu da düşünmektedir. Bu onların kendi duygularını, kendi yaklaşımlarını yansıtmaktadır. Kendilerinin sindiremeyeceği, kabul edemeyeceği şeylerin sanki örgüt içinde de olabileceği gibi bir değerlendirme ve yaklaşım içindedirler. Sadece Türk basını değil, PKK karşıtı bazı çevreler de böyle bir yansıtmayı yaparak eşbaşkanlık sisteminin etkisini kırmaya çalışmaktadırlar. Çünkü PKK karşıtı güçlerin en fazla öfkelendikleri şeylerden biri de Önder Apo'nun ve Özgürlük Hareketi'nin kadın Özgürlük Hareketi'ni geliştirmesidir. Çünkü kadının toplumdaki gücü ve kadın devriminin getirdiği demokratik devrim, sosyal ve kültürel devrim PKK karşıtlarının bütün propagandalarını etkisiz kılmaktadır. PKK karşıtlarının propagandalarının toplumda bir karşılığı olmamasını beraberinde getirmektedir. Bu nedenle böyle bir rahatsızlık olduğunu belirterek, bir taraftan güya örgüt yönetimine yönelik olumsuz bir algı yaratılmasına çalışıyorlar, diğer taraftan da Önder Apo'nun, hareketin bu hamlesini boşa çıkarmayı, etkisizleştirmeyi amaçlıyorlar. Ama bunlar boşuna çabalardır. Özgürlük Hareketimizin kadın özgürlük çizgisini bütün dünya bilmektedir. Böyle bir kadın Özgürlük Hareketi'nin çizgisini yaratan, dünyaya bu konuda öncü olan örgütümüzün, örgüt yönetimimizin bırakalım Önder Apo'nun bu hamlesinden rahatsızlık duyması, Önder Apo'nun bu hamlesini, bu adımını pratikleştirmek için tüm gücünü ortaya koyacaktır. Önder Apo'nun özlemlerinin gerçekleşmesi için gerekeni yapacaktır. Çünkü kadın özgürlük çizgisi Önder Apo'nun destansı çalışmasıdır. Önder Apo'nun en değerli çalışmasıdır. Bu hareket ve bu hareketin yönetimi Önderliğe bağlılığın gereği eşbaşkanlık sisteminin en etkili biçimde geliştirilmesi konusunda çaba gösterecektir.
‘Kadını ikinci planda tutan yaklaşımları kabul etmeyeceğiz’
Önder Apo'nun özlemlerini gerçekleştirmek bu hareketin en temel görevidir. Kaldı ki, kadınların toplumda etkili olması, kadın özgürlük çizgisine dayalı bir sistemin kurulması bu hareketin programıdır, planıdır, ideolojisidir, teorisidir. Bu örgütün amacı budur. Kadın özgürlükçü demokratik ekolojik toplum paradigmasına dayalı bir toplum yaratmaktır. Böyle bir toplum yaratma açısından da eşbaşkanlık sistemi önemli bir adım olacaktır, önemli bir hamle olacaktır. Bu model, örgütümüzün her yönlü çalışmasına büyük bir destek sunacaktır. Bu açıdan da örgütümüz eşbaşkanlık sistemini titizlikle sahiplenecektir. Öyle kağıt üzerinde kalmasını, ya da formalite kalmasını kabul etmeyecektir. Herkes bunu bilmelidir. Örgütümüz eşbaşkanlık sistemini takip edecektir. Eşbaşkanlık sisteminin en doğru biçimde pratikleşmesi için üzerine düşeni yapacaktır. Formalite icabı bir yaklaşımı kabul etmeyecektir. Alavere dalavere Kürt Mehmet nöbete gibi eşbaşkanlık deyip kadını ikinci planda tutacak yaklaşımları da kabul etmeyecektir. Bunun da toplum ve herkes tarafından bilinmesi gerekmektedir.
‘Türk basınındaki değerlendirmeler doğru değildir’
Türk basınında örgüt yönetimindeki arkadaşların rahatsız olduğu konusundaki değerlendirmeler doğru değildir. Ama şöyle bir gerçeklik olabilir. Kürt siyasetinde, Kürt demokratik siyasetinde, hatta Kürt demokratik siyaseti dışındaki çeşitli Kürt siyaseti içinde de rahatsızlıklar olabilir. Çünkü kadının siyasette etkili hale gelmesi erkeğin siyaset tekelini, demokratik siyaset alanında illa da ben etkili olmalıyım, her alanı ben kuşatmalıyım demesini kabul etmeyecek, sınırlandıracaktır. Bu açıdan kimi siyasetçiler arasında Kürdistan'da siyaset yapmak isteyen kişilerde rahatsızlık olabilir. Çünkü kadına alan açılmaktadır. Bu, erkeğin toplumdaki siyaset alanını, her alandaki hegemonik yaklaşımına, her alana ambargo koyan, her şeyin erkekler üzerinde yürütüldüğü sisteme darbe vurmaktadır. Bugüne kadar darbe vurdu. Birçok belediye başkanlığı kadınlardaydı. Herhalde kadınlarda olmasaydı erkeklerde olacaktı. Bu nedenle erkek egemenlikçi zihniyeti bırakmayan, siyasetin, toplumsal yaşamın, ekonomik yaşamın, kültürel yaşamın her alanın erkekte olmasını kendileri açısından da bir avantaj gören, erkek egemenlikçi zihniyet taşıyan kimi siyasetçilerde böyle yaklaşımlar olabilir. Bunu doğal görmek lazım. Kadın özgürlük çizgisinin kabul edilmesi, kadın hareketinin kabul edilmesi, kadının siyasette etkinliğinin kabul edilmesi kolay olmadı. İlk başlarda nasıl ki Önderliğin kadın özgürlük çizgisine yönelik olumsuz değerlendirmeler ve yaklaşımlar olduysa buna karşı da olabilir. Ama Kürt Özgürlük Hareketi bunu aşacaktır. Kürt toplumunun geldiği özgürlük ve demokrasi düzeyi bunu aşacaktır. Rahatsızlıklar olabilir, ama rahatsızlıklar bu sistemin pratikleşmesine engel olmayacaktır. Bunun da herkes tarafından bilinmesi gerekmektedir.
‘Eşbaşkanlığı yürütmek demokratik zihniyet gerektirir’
Şimdiye kadar bir şehirde, bir kasabada sadece bir erkek yönetici hakim oluyordu. Şimdi paylaşmak durumunda kalacak. Kadınlar bütün yönetimleri paylaşacaklar. Artık tek başına yönetim olmayacak. Bu tabii kimi erkeklerde, kimi siyasetçilerde rahatsızlıklar yaratabilir. Bu sistemi yürütmek öyle kolay değildir. Ancak demokratik olanlar bu sistemi yürütür, özgürlükçü olanlar bu sistemi yürütür. Eşbaşkanlığı yürütmek demokratik zihniyet gerektirir, uyum gerektirir, kadının yönetimde etkisini, varlığını kabul etmeyi, sindirmeyi gerektirir. Yoksa eşbaşkanlık kolay yürür mü? Kavgayla olur, çekişmeyle olur. Kavgayla, çekişmeyle de olamayacağına göre ne olacaktır? Tabii ki herkes kendini eğitecektir, bu modeli sindirecektir. Herkes kendini terbiye edecektir. Bu aslında demokratik terbiyedir, özgürlükçü terbiyedir, hak, adalet, eşitlik yönünde terbiye olmadır. Toplumun demokratikleşmesine dayalı, kadın özgürlüğü çerçevesinde demokrasi ve özgürlükte derinleşmesini ve kapsamlılaşmasını kabul etme ve sindirme anlamına gelecektir. Bu aslında bütün toplum için moraldir, erkekler için moraldir, herkes için moraldir. Belki erkek egemenlikçi zihniyette olanlar bunu anlamayabilir, ama biraz yoğunlaştıklarında, biraz düşündüklerinde, demokratik düşünmeye kavuştuklarında aslında bu sistemin kendileri açsından da büyük bir gelişme olduğunu, erkeğin de onurunu kurtaran, erkeği de eksikliklerinden ve yetersizliklerinden kurtaracak bir sistem olduğunu göreceklerdir ve moral alacaklardır. Kaldı ki yurtsever demokrat siyasetçilerin çoğunluğu bundan memnundurlar, moral duymaktadırlar. Çünkü onların da en temel moral kaynağı kadın özgürlük çizgisidir. Her yerde başları dik olarak Kürt toplumunda, Kürt siyasetinde kadının yerinin ne kadar etkili olduğunu söylemektedirler. En temel propaganda aracı bile budur. Her gittiği yerde eğer itibar görüyorsa Kürt siyasetinin bu itibarı görmesinin en temel nedenlerinden biri de kadının siyasetteki yeridir. Kadının parlamentoda fazla olmasıdır, belediyelerde oranının fazla olmasıdır. Toplumun her alanında kadının etkili hale gelmesi Kürt siyasetini de itibarlı kılmıştır. Bu açıdan kimi rahatsızlıklar olsa bile bunların çok fazla etkili olmayacağını düşünmek gerekir.
‘Eşbaşkanlık sistemiyle toplum kazanacak’
Biz Kürt Özgürlük Hareketi olarak eşbaşkanlık sisteminin örgütü de güçlendireceğini, toplumu da güçlendireceğini, güçlenen toplum demek iradeli toplum demek, örgütlü toplum, özgür toplum demektir. Özgürlük ve demokrasi çerçevesinde örgütlenen toplum da mücadeleyi daha fazla yükseltir. Mücadeleyi daha fazla yükseltecek, mücadelenin yükselmesine güç verecek her şey bizde büyük bir coşku ve heyecan yaratır. Bu açıdan eşbaşkanlık sisteminin de özgürlük ve demokrasi mücadelesini her alanda güçlendireceğini düşünüyoruz. Bu temelde tüm toplumu, demokratik siyaseti, herkesi eşbaşkanlığın getireceği sonuçları görerek moral kazanmaya, bunun morali ve coşkusuyla önümüzdeki seçimlerde kadının hem yerel yöntemlerde, yerel yönetimler üzerinden de bütün toplumda etkili olmasını sağlamada üstlerine düşen görevi yerine getirmeye çağırıyorum. Bunu yaptıkları takdirde sadece kadınlar değil, bütün erkekler ve toplum da güç kazanacaktır. Bunun da özgür ve demokratik yaşamı geliştireceği, toplumdaki özgür ve demokratik yaşamı kurumlaştırma çabalarını da arttıracağını bilmek gerekiyor. Bu vesileyle eşbaşkanlık sistemi temelinde yürütülecek seçim kampanyasına şimdiden başarılar diliyorum.
BİTTİ.
(mg)

