'Ben çocuğum, okula gitmeyi ve büyümeyi istiyorum' projesi birinci oldu
16:18
JINHA
AMED - Eğitim Sen Ergani Temsilciliği Kadın Meclisi'nin "Ben çocuğum, okula gitmeyi ve büyümeyi istiyorum" adlı projesi Eğitim ve Öğretimde Yenilikçilik Ödülleri'nde birinci seçildi.
Eğitim Sen Ergani Temsilciliği Kadın Meclisi'nin 2015 yılı ilk yarısında ilçe genelinde yürütmüş olduğu "Ben çocuğum, okula gitmeyi ve büyümeyi istiyorum" adlı proje, Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından düzenlenen Eğitim ve Öğretimde Yenilikçilik Ödülleri'nde bölge birinciliğini kazandı. Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğü ev sahipliğinde 27 Ekim tarihinde yapılan ödül töreninde plaketi, kadın meclisi adına bireysel başvuru yapan Ebru Kaymak Öztürk aldı.
'Çocuk yaşta evlilikler çok yönlü bir istismardır'
Ödül töreninde konuşan Ebru Kaymak Öztürk, çocuk evliliklerin çok yönlü bir istismar olduğunu belirterek, "Bir çocuğun gelişim alanlarındaki ödevleri düşünüldüğünde evlilik; fiziksel, bilişsel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişim alanlarındaki bir gelişim görevi değildir. Kişi, bu çağda evliliğin gerektirdiği becerileri yerine getiremeyeceği için o küçük bedene bu sorumluluğu yüklemek istismardır. Olgunlaşmamış bedeniyle cinsel istismara, bağımsız hareket edebilme güvenini henüz edinemediği için psikolojik istismara, bir evliliğin, evin, eşin sorumluluklarını taşıyabilecek olgunluğa ermediği için fiziksel istismara, farklı yaşam kurabilme şansını yakalayamadığı için sosyal istismara vb istismarlara maruz kalır" dedi.
'Seyirci kalmadık'
Evrensel düzeyde çocukların sahip olduğu haklar düşünüldüğünde de bu yaştaki bir evliliğin çocuk hakkı olmamakla birlikte onu temel haklarından da mahrum bıraktığını kaydeden Ebru sözlerine şöyle devam etti: "Çocuğun gelişimi ve hakları düşünülmeden verilen bu karar onları temel eğitim, sağlıklı yaşam, sosyal ve kişisel gelişim haklarından yoksun bırakır. Çocuk hakları evrensel bildirgesi ve Türkiye cumhuriyeti anayasası penceresinden bakıldığında da böyle bir olay sadece vicdani değil hukuki açıdan da suçtur. Bu suça ortak olan veya bunu önleme çabası göstermeyen her birey ve kurum suçlu sayılır. Birçok toplumsal sorunda ilkeli ve duyarlı çalışmalar yürüten kadın meclisimiz de bu konuda seyirci kalmadı. Hazırladığımız projeyle çocuklardan anne babalara, imamlardan muhtarlara kadar bu konuda etkisi, ilişkisi olan herkeste bilinç, duyarlılık ve sorumluluk geliştirmek istedik."
'Ümidimiz projenin Türkiye'de uygulanması'
Aylar süren hazırlık, uygulama ve sonuç alma süreçlerinde çalışmaya gönül veren herkes için yorucu ancak ümit verici olduğunu dile getiren Ebru, "İlçemizde gençlerle seminerler öncesi yaptığımız anketler böyle çok yönlü bir çalışmanın ne kadar elzem olduğunu, seminerler sonrası yaptığımız anketlerse samimiyetle verilen hiçbir emeğin karşılıksız kalmadığını gösterdi. Kadın meclisi olarak olumlu-verimli sonuç aldığımız bu projenin tüm çocuklara ulaşabilmesi gerektiğine inandık ve milli eğitim bakanlığı strateji geliştirme başkanlığının düzenlediği yarışmanın buna vesile olabileceğine karar verdik. Ümidimiz bu projenin evrensel çocuk hakları ve bilimsel veriler ışığında daha da geliştirilerek tüm Türkiye'de uygulanması ve çocukların kendi gelişimlerini tamamlayarak hayata atılan yetişkinler olmaları. Bu vesileyle projemizde bizimle ortaklaşan, bize destek veren herkese teşekkür ediyoruz" sözlerini ifade ederek, konuşmasını tamamladı.
(mg)

