Şirin Hüseyin: Erkek aklının çözümsüzlüğü kadına şiddeti artırıyor

09:12

Şengar Bradost-NewrozDijwar / JINHA

SILÊMANÎ - Federal Kürdistan Bölgesi'nde yaşanan ekonomik ve siyasi krizin yanı sıra artan kadın katliamlarının kadınlar üzerinde olumsuz bir psikoloji yarattığını belirten Psikolog Şirin Hüseyin, "Erkek aklının çözmediği sorunların vebalini kadınlar ve çocuklar çekiyor. Erkeğin çözümsüzlüğü evde ya da iş yerinde kadına karşı şiddet olarak dönüyor" dedi.

Süleymaniye Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Şirin Hüseyin, Federal Kürdistan Bölgesi'nde yaşanan ekonomik ve siyasi krizin yanı sıra kadına karşı arttan şiddetin kadınlar üzerindeki psikolojik etkilerini ajansımıza değerlendirdi. Bölgede yaşanan kaostan en çok kadınların etkilendiğini ifade eden Şirin, "Yanı başımızda bir savaş yaşanıyor. Ekonomik ve siyasi kriz giderek derinleşiyor. Ve bu durumdan en çok psikolojik olarak etkilenen kadınlar oluyor. Bunlar yetmiyormuş gibi erkeğin de şiddetine maruz kalıyor. Bölgemizdeki kadınların psikolojik olarak ne hükümete ne de erkeklere güveni kalmamış. Erkeklerin siyasi anlayışı tıkandığında çözüm bulamadıklarında bunun kurbanı yine kadınlar ve çocuklar oluyor. Erkek eve geldiğinde ya eşine ya da çocuğuna şiddet uygulayabiliyor" diye konuştu.

'Kadınlar erkeklere güvenmiyor'

Kadınların yaşamın her alanında mücadele ettiğine dikkat çeken Şirin, kadınların erkeklere güvenmediğini kaydetti. Şirin konuşmasına şöyle devam etti: "Kadınlar mücadele ediyor. Fakat şuana kadar kadınları psikolojik olarak rahatlatacak her hangi bir girişim söz konusu olmadı. Çünkü bu ülkeyi erkekler yönetiyor. Devlet kurumları erkeklerin denetiminde ve onlar da keyiflerince kullanıyorlar. İnsan psikolojisini etkileyen ve yemek uyku kadar ihtiyaç olan bir duygu da güven duygusudur. Burada büyüyen bir çocuk kendisine güvenmez. Evde, okulda sokakta kendisine güven duymaz. İnsanlarımızın hükümete güveni kalmamış. Bu sebeple öfkeliler. Hükümet bir anne ve baba gibi halkına bakmalı. Bu halkın, kadınların niye kızgın olduğunu bilmeliler. Halkın güveni niye kırılıyor? Kendi seçtiği parlamenter rahatlıkla görevinden alıkonuluyor. Bu yaklaşım halkın güven duygusunu zedeliyor. Kadınlar katlediliyor ama katil yargılanmıyor, elini kolunu sallayarak aramızda dolaşabiliyor. Bu durumda kadınlar kime güvenecek?"

'Kadınlar çocuklarını umutsuz bir ruh haliyle büyütüyor'

Bölgede yaşanan savaşlardan kaynaklı insanların özellikle kadınların kendilerini güvende hissetmediklerini belirten Şirin, insanların geleceklerinden endişe duyduklarını ifade etti. Şirin, "Geleceğimiz var mı yok mu bilemiyoruz. Bunu sadece kadınlar için söylemiyorum. 6 yaşındaki bir çocuk bile yaşam koşullarının normal olmadığının farkındadır. Durumlar düzelmeden insanların sağlıklı bir psikolojisinden bahsedemeyiz" diye konuştu.

Şirin, "Annelerimiz çocuklarını umutsuz bir ruhla büyütüyorlar. Şimdiki çocukların psikolojileri sağlıklı değil. Bozuk bir makineye benziyorlar. Hemen yanı başımızda bir savaş yaşanıyor. Ve çocuklarımız bu savaşın içerisindeler. Kadınların çocukları savaşta ölüyor, kızları şiddete kurban gidiyor böylesi bir durumda olan bir anne çocuğunu nasıl büyütebilir ki?" diye sordu.

'Kadınlar illaki bir partiye bağlı olmak zorunda değil'

Kadınların yaşadıkları zorluklara rağmen güçlü ve ayakta durduklarını kaydeden Şirin, kadın örgütlerinin parçalı duruşunu eleştirdi. Şirin, "Çalışan birçok kadın örgütü var. Fakat hiç biri kendi partisinin dışına çıkamıyor. Ve zaten buna da imkân vermiyorlar. Çalışma zemini bırakmıyorlar" dedi.

Kadınların hemcinslerini sevip, güvenmeleri gerektiğini belirten Şirin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kadınlar illaki bir parti bağlı olmak zorunda değil. Ne kadar büyük bir kadın partisi olursa olsun diğer partiden olan kadınlar oraya gitmez. Kendi sorunlarını kendileri çözmeli. Kimseye bırakmamalı. Özellikle erkeklere. Yaptığı şeye inanmalı, kendisine güvenmeli. Kadınlar kendi aralarında sevgiyi geliştirmeliler. Kendi cinsini sevmeyen kadın diğer kadınlar için de bir şey yapamaz. Kendimizi bu noktada ikna etmeliyiz. Bahsettiğimiz şeyler sadece denizde bir damla gibi. Ben de içindeyim ve kadınların ne tür sorunlar yaşadığını biliyorum. Kadınlar kendi kendilerini savunmalı. Bir erkek onları koruyamaz."

'Medyanın dili kadın katliamlarını meşrulaştırıyor'

Bölge medyasının erkeklere ait olduğunu dilin de erkek dili olduğunu söyleyen Şirin, "Çalışanların arasında ne kadar psikolog ya da sosyolog var. Toplumun psikolojisinden anlayan var m? Her bir haber ya da görüntü neye hizmet ediyor. Bu soruları yanıtlayan bir medya gerçeğimiz yok maalesef" dedi.

Şirin konuşmasına şöyle devam etti: "Kadına karşı şiddet söz konusu olduğunda şiddeti değil de olayı konuşuyorlar. Şiddetin kökenine inmezler. Kadın kendisini öldürdü ya da yaktı ifadeleri kadına ait değil. Erkek medyası böyle söylüyor. Şiddetin kaynağında aile içi şiddetin etkileri çok fazla. Eşine ihanet ettiği için öldürüldü deniliyor, bu diğer erkeklerin de psikolojisini etkiliyor kadının öldürülmesini meşru görüyor. Böylesi bir psikolojiye sahip erkekler kadınları rahatlıkla öldürebilir çünkü kendisine hak görüyor. Caydırıcı yasalar da olmadığı için şiddet gün geçtikçe artıyor."

Medyanın da kadın psikolojisi üzerinde etkileri olduğunu ifade eden Şirin son olarak şunları belirtti: "Güçlü kadınlarımız var ama medyanın dili erkek yöneticisi, konuşanı, kameramanı hep erkek olduğu için kadın kendisine güvensiz yaklaşıyor, ekran karşısına çıkmaktan çekiniyor. Medyanın pozitif ayrımcılıkla bu yaklaşımını aşmasını umuyorum."

(fk)