Önce deprem vurdu şimdi ise duyarsızlık...

12:11

Hicret ÇİFTÇİ/JINHA


WAN-  Van’da yaşanan depremin ardından konteynerler de yaşamak zorunda bırakılan ve yaşadıkları sorunları dile getiren depremzede kadınlardan Lalihan Çiçek, konteynerler de yaşamın dayanılmaz olduğunu ve kadınların psikolojik olarak yıprandıklarına dikkat çekerek, “Bütün partilerin kadın kolları var. Kadınlarla dayanışma dernekleri var. Aileden sorumlu bakanlık var. Buradan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’e sesleniyorum. Medya ve basından buradaki kadınların halini görmüyor mu?” diye belirtti.


Van'da 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde meydana gelen depremlerin ardından 2 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen hem yurttaşların sorunları çözülmemiş hem de Valilik tarafından konteynerlerin elektiriği kesilmişti. Yurttaşların buna yönelik girdiklerin açlık grevleri devam ederken, kadınlarda havaların soğuması ile birlikte bölgede eksi 40 dereceye varan soğukta gün içinde çektikleri zorlukları dile getirdi. Yaşadıkları zorluklara ilişkin konuşan Sayime Altıntaş, bir kadın olarak bulundukları yaşam şartlarının kendilerini çok zorladığını kadınlar resmen eziyet çektiğini belirtti.


‘4 aydır zulüm çekiyor, hakarete uğruyoruz’


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’e yönelik eleştirilerini dile getiren Sayime, “Fatma Şahin her gün kadın haklarını savunduğunu söylüyor. Kadınlar eziyet çektiğinden bahsediyor. Bir baksınlar biz 4 aydır burada zulüm çekiyor, hakarete uğruyoruz” dedi. Aylardır soğuk ortamda elektriksiz kaldıklarını ve bundan kaynaklı da yaşamın kendileri için çekilmez hale geldiğini söyleyen Sayime,  “Uzun bir süredir elektriksiz yaşıyorduk. Elektriklerimiz yeni verilmeye başlandı” diye konuştu. Kendilerine kalıcı bir yerin sağlanması için taleplerini dile getiren Sayime, “Ben bu çocukları ne yapayım. Babaları hastadır. Her şey bana kalıyor. Artık canımdan o kadar çok bıkmışım ki dedim iki küçük çocuğumu çöp kutusuna bırakayım” sözlerine yer verdi.


‘Yağan karın altında çocuklarımı yıkadım’


Temizlik yapabilmek için imkanlarının olmadığını söyleyen Sayime, yaşadıkları zorlukları şöyle dile getirdi.


“Yıkanacak imkanımız olmadığı için geçenlerde iki kızımı karın üzenden semaveri yaktım ve onları o soğukta yıkamak zorunda kaldım. Bir taraftan kar yağıyordu bir taraftan ben onları yıkıyordum” dedi. Havalar soğumadan önce dışarıda su ısıtıp yemeklerini küçük tüpte yapabildiklerini ancak havaların soğumasıyla birlikte zorluk çektiklerine değinen Sayime, “Şimdi hem yemeği hem de suyu aynı tüpte yapmakla olmuyor. Çocuklarımız okula gidemiyor. Kirli oldukları için arkadaşlarından utanıyorlar. 9 kişiyiz her gün ben bu çocukları yıkamak için karınlarını doyurmak için nereye götüreyim. Aylar geçtikçe de havalar daha çok soğuyor” diye belirtti. Kendilerine yaşatılanlar için yetkililerden bir açıklama bekleyen Sayime,  “Ben anlamadım bizim suçumuz ne? Sanki savaş durumu içerisindeyiz. Neden bunları bize çektiriyorlar anlamadım” sözlerini ifade etti.   


‘Anlattıklarımız sorunların sadece bir parçasıdır’


Kış şartlarının bölgede çok çetin geçtiğini ve bundan kaynaklı hastalandıklarını belirten Lalihan Çiçek ise, “Boğazım tüm vücudum enfeksiyon kapmış. Sabah kalktığımızda bir çayı nasıl yapıp kahvaltı yapmanın derdine düşüyoruz. Ne çamaşır yıkayabiliyoruz ne de doğru düzgün temizlik yapabiliyoruz. Beslenme konusunda ciddi sıkıntılarımız var. Gıda olsa bile onu pişiremiyoruz” dedi. Temizlikten kaynaklı çocuklarını okula gönderemediklerini belirten Lalihan, bu durumunda çocukların eğitim almasının önünde engel olduğunu ifade ederek, anlattıklarının sadece sorunların bir parçası olduğunu söyledi. Kadınların çektiği zorlukların çok fazla olduğunu dile getiren Lalihan, “Bütün partilerin kadın kolları var. Kadınlarla dayanışma dernekleri var. Aileden sorumlu bakanlık var. Buradan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’e sesleniyorum. Medya ve basından buradaki kadınların halini görmüyor mu?” diye belirtti.


‘Fatma Şahin birazda bizim çektiklerimizi görsün’


Aylardır sorunlarını dile getirdiklerini ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in kendilerini duymamasından yakınan Lalihan, “Bir kadın kadından iyi anlar. Aile ve çocuklarıyla daha fazla ilgilenen kadınlar olduğu için bizi daha iyi anlayabilir.  Ama Fatma Şahin buradaki kadınları görmüyor. Sadece kendi tarafınızda ki kadınları mı görüyorsunuz. Birde bu taraftaki kadınların çektiklerini görün” şeklinde konuştu. Konteynerler de yaşamın dayanılmaz olduğunu ve kadınların psikolojik olarak yıprandıklarına dikkat çeken Lalihan, “Ben kendim uyku hapları alıyorum. Çünkü uyuyamıyorum. İlaç almazsam kafayı yiyeceğim.  Karanlık ve soğuk, uyumak imkânsız. Hava o kadar çok soğuk ki fareler bizim yataklarımıza girip kendilerini bizimle ısıtıyorlar” diye belirtti.  


‘Bu çocukların hepsi devlete büyük bir kin ile büyüyecek’


Aile fertlerinin her birinin ayrı bir yerde kaldığını ve kendisinin ayrılma noktasına geldiğine değinen Lalihan, “Bir yuva dağılmak üzeredir. Çocuklarım benden uzak büyüyorlar. Çocuklarım benim sevgimden, ilgimden uzak büyüyorlar” diye belirtti. Yaşadıkları ortamın hijyenik olmamasından kaynaklı hastalık ve mikrop kapmanın arttığını dile getiren Lalihan, “Buradaki kız çocuklarının hepsinin kanı iltihaplı, enfeksiyon kapmış. Eğer yetkililer bir çözüm bulamıyorsa o koltuğu bıraksın” diye ifade bulundu. Eğitilmeyen bir neslin karanlıkta kalacağına söyleyen Lalihan, “Bu çocukların hepsi, devlete karşı büyük bir kin ile büyüyecekler. Bu çocuklar valiye, sorumlu yetkililere karşı kin ile büyüyecek” diye belirtti.  


‘Psikolojimiz bozuldu’


Yaşadıkları zorluklardan yakınan bir diğer kadın Nazan Baytar, “O kadar çok söyledik, konuştuk bunları artık dile getirmekten sıkıldık. Sıcak bir yuva istiyoruz. Sosyal konut istiyoruz” dedi. Sabahın erken saatlerinde ateş yakıp çamaşır yıkamak zorunda kaldıklarını belirten Nazan, “Soğukta çamaşır yıkadığım için gece rahatsızlandım. Beni ambulansla hastaneye götürdüler. Guatr hastasıyım. Doktor bana vücudumun fazla iltihaplandığını söyledi. Belediyenin bize verdiği katalik sobalarla ısınıyoruz ve ekonomik olarak hiçbir gelirimiz yok. İki yıldır buradayız. Bir yere gitmiyoruz. Eğer benim imkanlarım olsaydı, 12 yıldır evliyim ve çocuğum yok bunun için tedavi olurdum. Artık bizde psikoloji kalmamış” şeklinde ifade etti.  


(hç/mg)