Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma Ağı kuruldu
13:22
JINHA
İSTANBUL - Gençlik örgütleri tarafından Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma Ağı kuruldu. Öğrenciler, "Yaşananlar devletin savaş hukukunun sonucudur. Devletin öldüremediği öğrenciler tutuklanıyor" dedi.
Gençlik örgütleri tarafından tutuklu öğrenciler için oluşturulan Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma Ağı kuruluşunu Cağaloğlu'nda bulunan İstanbul Tabipler Odası (İTO)'da ilan etti. Açıklamaya HDP İstanbul Milletvekili Beyza Üstün, CHP İstanbul milletvekili adayı Melda Onur, Eğitim Sen 6 No'lu Şube'sinden Görkem Doğan, Sosyolog Nükhet Sirman ve ÖHD avukatı Hüseyin Boğatekin katıldı. Toplantıda dayanışma ağının ortak açıklamasını okuyan Şehriban Alkış, AKP'nin savaş politikalarının 2011 yıllarını hatırlattığını ifade ederek "Yaşananlar devletin savaş hukukunun sonucudur. İç güvenlik paketleri bugünler göz alınarak hazırlandı. Devletin öldüremediği öğrenciler tutuklanıyor " dedi. AKP'nin izlediği politikalar sonucunda eğitimin engellediğini belirten Şehriban, "Tutuklu öğrenci sayısı giderek artıyor. Havuz medyası öğrencileri hedef göstermeye devam ediyor. Buna karşı bizde gençlik örgütleri olarak tutuklu öğrencilere özgürlük ağını kurduk" diye konuştu.
'Bu topraklarda herkes özgür yaşayacak'
Öğrencilerin tutuklanmasına dikkat çeken Beyza Üstün ise "Faşizmin taşeronu olan bu ülkede tutuklamalar artarak devam etti. Halkların ve öğrencilerin üzerindeki faşist baskı daha da arttı. Üniversitelerde stant açmak bile yasak güvenlik dahil olmak üzere okullarda kurdukları karakoldakiler direk stantlara müdahale ediyor" dedi. Daha öncede tutuklu öğrenciler için çağrı yaptıklarını ifade eden Beyza, "Kadınlar katlediliyor, öğrenciler tutuklanıyorsa kimse özgür değildir. Tutuklamadılar sadece katlettiler de" diye belirtti. Beyza, "Bize yaptıklarının hesabını soracağız ve bu topraklarda herkes özgür yaşayacak" diye kaydetti.
'Gençler baskılara boğun eğmeyecek'
Beyza'nın ardından söz alan Melda Onur da "Bu ülke puşi taktı diye yıllarca hapis cezası verdi. İçeride tutuklu bir puşi var. Biliyorum ki bu gençler baskılara baş eğmeyecek" diye belirtti. Melda 'nın ardından söz alan sosyolog Nükhet Sirman, daha önceki tutuklamaları hatırlatarak daha büyük gözaltıların olma ihtimali olduğunu dile getirerek, "Üniversitelerde her düşünce vardır olması gerekiyor" dedi.
'Onları bırakmasanız zindanlardan alırız '
Görkem Doğan da gerçekleştirdiği konuşmasında, "Arkadaşlarımızı katlediliyor tutukluyorlar. Birlikte dayanışma göstereceğiz" diye kaydetti. ÖHD avukatı Hüseyin Boğatekin ise "Türkiye kendine hukuk devleti derken Nazi'yi aştı. Kendi yasalarını çiğniyor. Bunu en çok uyguladığı alan gençlik alanıdır" dedi. Gençleri sindirmek için gözaltıların yapıldığını söyleyen Hüseyin, "Karşımızda düşman hukuku var. Örgüt üyeliği torba bir suçtur. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 'in kitapları veya başka kitapları sizi örgüt üyesi yapabilir. Bunlar karşımıza çıkacak" dedi. Hüseyin, "Siz arkadaşlarınızı yalnız bırakmasanız onları zindanlardan alırız" diyerek dayanışma ve mücadele çağrısı yaptı.
'Mücadeleden geri durmayın '
Tutuklu öğrencilerden Mutlu Tatar'ın ablası Ezgi Tatar da söz alarak, "Mutlu ne olursa olsun mücadeleden geri durmayın diyordu. Mutlu'nun yaptığı tek şey seçim çalışmasıdır. Bundan korktukları için de Mutlu'yu tutukladılar. Onları yalnız bırakmayın" şeklinde konuştu. Mutlu'nun babası Nazif Tatar ise, "Cumhurbaşkanı'nın baskılara karşı mücadele etmeliyiz" dedi.
Toplantıda son olarak Boğaziçi Üniversitesinde okurken tutuklanan Hakan Demir'in mektubu okundu.
(ödk-öç/zd/dk)
