ÇGD: Basınla birlikte bütün ülke zapturapt alıntına alındı
14:03
JINHA
ANKARA - ÇGD tarafından hazırlanan üç aylık medya raporunun üçüncüsü gerçekleştirilen basın toplantısıyla açıklandı. ÇGD adına açıklama yapan Yıldız Yazıcıoğlu, basına yönelik engelleme girişimlerinin baskıcı iktidar tarafından tüm topluma yayılmak istendiğini belirterek, "Adım adım daha sertleşen, şiddetlenen her adım bir sonraki adımın ilk belirtisidir. Bir gazetecinin canına kastedilirse sorumlusu iktidardır" dedi.
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Ankara Şubesi, üç aylık dilimleri kapsayan medya raporunun üçüncüsünü paylaştı. Çankaya'da bulunan Mülkiyeliler Birliği'nde yapılan basın toplantısında medya raporunu ÇGD adına Yıldız Yazıcıoğlu okudu. Son seçimin siyasal iktidarın 'milli iradeye saygı' ilkesini, kendilerini iktidar yapmadıkça tanımlamadıklarının da kanıtı olduğunu belirten Yıldız, seçimin iki sonucu olduğunu söyledi. Yıldız, "İlki yaklaşık 13 yıldır Türkiye'yi tek başına yöneten AKP iktidarının son bulması, ikincisi ise siyasetin merkezine Kürtlerin hak ve taleplerini yerleştiren bir partinin, yüzde 10'luk antidemokratik seçim barajını aşarak meclise girmesiydi. Seçimler başbakanlık hevesini birilerin kursağında bırakırken, seçimle işbaşına gelenlerin 'milli iradeye saygı' ilkesini kendilerini iktidar yapmadıkça tanımlamadıklarının da kanıtı oldu" diye değerlendirmede bulundu.
'Medyanın büyük kısmı manipülasyon aracı olarak kullanılıyor'
Ankara katliamının ardından medyada yaşananları, bir sonraki raporda ayrıntılı olarak vereceklerini söyleyen Yıldız, şiddeti uzun zamandır bir yönetme biçimi olarak kullanan iktidarın, savaşı da ciddi bir alternatif olarak gündemde tuttuğunu belirtti. Yıldız ayrıca, medyanın büyük bir kısmının, iktidar tarafından manipülasyon aracı olarak kullanıldığını ve toplumsal gerilimi artıracak şekilde yayınlar yapıldığını dile getirdi.
"Hürriyet gazetesine yapılan baskınlar ve gazetenin yazarı Ahmet Hakan'ın uğradığı saldırı ve bu saldırıların faillerinin AKP ile ilişkileri göz önüne alındığında, iktidar partisinin adeta sokak eylemlerini örgütlediği görülmektedir" diye konuşan Yıldız, raporun kapsadığı bu dönemde de kolluk kuvvetlerinin görev başındaki gazetecilere saldırarak gözaltılar yaptığını söyledi.
'Basına yönelik engelleme girişimleri iktidar tarafından topluma yayılmak istenmekte'
"Basına yönelik bu engelleme girişimleri, baskıcı iktidar tarafından tüm topluma yayılmak istenmektedir" diyen Yıldız, sosyal medya yasaklarının yanı sıra, TCK 299'da düzenlenen 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve yine hakaret davalarına dayanarak TCK 125. maddede, bütün bir ülkenin zapturapt alıntına alındığını belirtti.
'Bir gazetecinin canına kastedilirse sorumlusu iktidardır'
Son dönemde yayın organlarına yapılan sansür, baskı ve kayyumu da değerlendiren Yıldız, her gün biraz daha ağırlaşan koşullarda gazetecileri örgütlenmeye davet ederek şunları kaydetti: "Gazetecilerin yaptığı haberleri çalıştığı gazetenin patronunun iş bağlantılarına zarar getireceği düşüncesiyle işlerinden edildiğini, bazı yayın organlarının yayınları engellenmekte, yayın platformalarından kimi kanalların çıkarıldığı görülmektedir. Bazı haber portalları ve internet sitelerinin yayınları onlarca kez durdurulmakta, ülke adeta sessizliğin sularında boğulmak istenmektedir. Gazeteciler ağırlaşan koşullarda çalışmaktadır. Gazetecilere yönelik tehditler, sansür, şiddet ve kayyumlar ocak ayından beri ağırlaşmaktadır. Adım adım daha sertleşen, şiddetlenen her adım bir sonraki adımın ilk belirtisidir. Bir gazetecinin canına kastedilirse sorumlusu iktidardır."
ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay da, İpek Koza Grubu'na yapılan Kayyum için, "Bu zorbalıktır, iktidarın silahlı polisleri zoruyla bir basın kuruluşuna el koymasıdır, yönetici tayin etmesidir. İlk gündem toplantısında 'Sen, sen, sen! Attım sizi" diyor birisi. Bu ifade özgürlüğünün Türkiye'de olmadığının somut örneğidir" dedi.
Temmuz'dan Eylül'e basında yaşananlar
Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına dair hazırladığı medya raporuna yansıyan sansür, baskı, basın üzerinden iktidar kavgası, manipülasyonlar, işten çıkarmalar ve verilmeyen haklardan bazıları şu şekilde:
*Hayat Tv Kocaeli Temsilcisi Arzu Erkan'ın evinin önünde tüfekle ateş açıldı.
*Roboski'de asker gazetecilere önce tehdit etti sonra dayak attı.
*BirGün Meyda Genel Yayın sorumlusu Barış İnce'ye 14-25 Aralık'ı haberleştirdiği için 7 bin 500 para cezası verildi.
*Cumhuriyet yazarlarına "Charlie Hebdo" davası açıldı.
*Suruç görüntülerine yayın yasağı konuldu.
*Bülent Arınç, Özgür Gündem ve Evrensel gazetesini, "Bunlar suç makinesi" diyerek hedef gösterdi.
*Polis operasyonunda öldürülen Günay Özarslan'ın cenazesinde polis, Cumhuriyet ve Evrensel muhabirlerine saldırdı.
*Nusaybin'de özel harekatçılar gazetecilere saldırdı.
*DİHA muhabiri Ömer Gül örgüt üyeliği iddiasıyla tutuklandı.
*Gazeteci Gülşen İşeri'nin evine baskın yapıldı, başına uzun namlulu silah dayandı
*JINHA muhabiri Tekoşin Tekin gözaltına alındı.
*Nokta dergisi 18. Sayısı 'Cumhurbaşkanına hakaret' gerekçesiyle bayilere gelmeden toplatıldı.
*Sendika.org muhabir Bora Balcı, HDP binalarının yakıldığı günün ertesinde haberden eve dönerken kaçırıldı.
*Sabah gazetesi Nevşin Mengü'yü hedef aldı.
*Fatih Terim'in sokak köpekleriyle ilgili haberini hazırlayan Vatan muhabiri Öncel Öziçer işten atıldı.
*Ağustos ayında Milliyet'ten 9 kişi çıkarıldı.
*Twitter'da içerik kaldırmanın yüzde 92'sinin Türkiye'den olduğu tespit edildi.
*ABD Dış İşleri, yargının basın özgürlüğünü frenlemek için saldırganca kullanıldığını belirtti.
(sy/dk)
