‘Türkiye’nin portresini medyanın portresi belirleyecek’
09:06
JINHA
ANKARA - Basına yönelik girişimleri ve hedef göstermeli dikta yönetiminin göstergesi olarak açıklayan TGS Ankara Şubesi Başkanı Esra Koçak, muhalif yayın organlarına ve gazetecilere sahip çıkmaları için yurttaşlara çağrıda bulundu.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şubesi Başkanı Esra Koçak, medyanın üzerinde yapılan baskı, sansür ve kayyumu JINHA’ya değerlendirdi. Basına yönelik bu girişimleri dikta yönetiminin göstergesi olarak açıklayan Esra, “Yolsuzluk varsa eğer ortada, bu yolsuzluk araştırıldıktan sonra ya da araştırma süreci boyunca ancak böyle bir uygulama söz konusu olabilir, ama ortada böyle bir durumda yok. Niyet çok belli. Tam da 1 Kasım seçimleri öncesi yapılmak istenen muhalif yayınların sesini kesmek” dedi.
‘Basına yönelik girişimler dikta yönetiminin göstergesi’
Tehditlerin son bulmadığını, diğer yayın organlarının da bu tehlikeyle karşı karşıya olduğunu belirten Esra, buna karşılık yurttaşların 1 Kasım’da vereceği tepkinin demokrasi açısından çok önemli olduğunu kaydetti. Muhalif seslerin hedef gösterildiğini belirten Esra, “Sıra BirGün’e, Cumhuriyet’e, Doğan Medya’ya da gelecek deniyor. Aslında hem hedef gösteriyor hem de bundan sonraki süreci gösteriyor” diyen Esra, "Basına yönelik girişimler dikta yönetiminin göstergesi. Bu nedenle 1 Kasım’da halkın vereceği tepki oldukça önemli. Bundan sonra diktayı mı seçecek yoksa demokrasi mi kazanacak. Türkiye’nin portresini medyanın portresi belirleyecek. Medya bundan sonra tek tip, tek ses medya mı olacak, yoksa demokrasinin gözlemlendiği, var olduğu çok sesli bir medya mı karşımızda olacak, bunu 1 Kasım belirleyecek” diye konuştu.
Artık yalnızca medyada çalışan emekçilere, meslektaşlara seslenmenin dışında, okuyucu ve izleyici olan yurttaşlara da seslenmek gerektiğini dile getiren Esra, muhalif yayın organlarına, gazetecilerin örgütlendikleri meslek odalarına, sendikalara ve derneklere sahip çıkma çağrısı yaptı. İpek ve Koza Grubuna yapılan kayyumu da faşizim olarak nitelendiren Esra, “Ekran karartmak bundan önce mümkün değildi. Görevden alınmalarının mantıklı açıklaması sözkonusu değil. Bu durumun mücadele ve birliktelikle çözülebileceğine inanıyorum. Gazeteci-izleyici, gazeteci-okur birlikte mücadele etmeli ve durdurmalı” dedi.
(sy/fk)
