Cumartesi Anneleri ve Lucia Topolansky kayıplar için adalet istedi
15:13
JINHA
İSTANBUL- Cumartesi Anneleri'nin Galatsaray Meydanı'nda 553'üncü haftada düzenledikleri eylemde Dargeçit'te 1995'de kaybedilenler ve katledilenler için adalet istedi. Cumartesi Anneleri'nin eylemine Uruguay Eski Cumhurbaşkanı Jose Mujica ve eşi Lucía Topolansky ile HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da katıldı.
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için sürdürdükleri adalet arayışının 553'üncü haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede?" pankartı ile ellerinde kayıp yakınlarının fotoğrafları ve karanfiller taşıyan Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki eylemine, Uruguay Eski Cumhurbaşkanı Jose Mujica ve eşi Lucía Topolansky ile HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da katıldı. Basının yoğun ilgisi ve izdiham tehlikesi nedeni ile Jose Mujica eylemden ayrılmak zorunda kalırken, Selahattin Demirtaş, Cumartesi Anneleri ile birlikte oturma eyleminde yer aldı. Eyleme HDP'li milletvekilleri Sezai Temelli, Hüda Kaya ve Pervin Buldan da destek verdi.
'Bizim ülkemizin cumhurbaşkanı bizi bir kere bile ziyaret etmedi'
Cumartesi Anneleri, bu haftaki eylemlerinde, 29 Ekim 1995 tarihinde Mardin'inh Dargeçit ilçesinde ev baskınlarında gözaltına alınan ve işkence sonrası kaybedilen 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun ve 57 yaşındaki Süleyman Seyhan'ın faillerinin yargılanmasını talep etti. Eylemde ilk olarak, 1995'de kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun ve İzmir'de gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Murat Yıldız'ın Annesi Hanife Yıldız konuştu. Tosun ve Yıldız, kendilerine ziyaret eden Jose Mujica'ya teşekkür ederek, "Biz 20 yıldır burada oturuyoruz. 20 yıldır adalet talep ediyoruz. Bizim cumhurbaşkanımız, başbakanımız sesimizi duymadı. Sen sesimizi duydun, ziyarete geldin. Biz sadece adalet istiyoruz. Başka bir şey istemiyoruz. Adalet sağlana kadar mücadele edeceğiz. 553 haftadır burada direniyoruz. Bizim ülkemizin cumhurbaşkanı bizi bir kere bile ziyaret etmedi. Siz bizi ziyaret ettiniz. Keşke bizim cumhurbaşkanı da iyi biri olsaydı da burada olsaydı" dedi.
'Mezarlardan ne istiyorsunuz?'
Dargeçit'te 13 yaşında katledilen Seyhan Doğan'ın yeğeni Evin Doğan da katledildiğinde amcasının kendi yaşında olduğunu hatırlatarak, "Neden onu katlettiniz?" diye sordu. İşkence edilen amcasının cenazesini görmeye dayanamadığını ve çok üzüldüğünü söyleyen Evin Doğan, "Amcamın kemiklerini koyabilmiştik mezara. Geçen gittiğimizde o mezarın da tahrip edildiğini gördük. Amcama işkence ettiniz, sonra mezarlığını tahrip ettiniz. Ne istiyorsunuz?" dedi. Oğlu 12 yaşındaki Davut Altunkaynak'ı işkencede gören ve işkencede kendisine "su su" diye seslenen anne Hayat Altunkaynak'ın gönderdiği sesli mesaj dinlendi.
Haftanın basın açıklamasını Hayrettin Eren'in ablası İkbal Eren okudu. İkbal, 29 Ekim 1995'te Dargeçit'te katledilen 7 kişinin jandarma karakolunda çok ağır bir işkenceden geçirildikten sonra katledildiğini 5'inin kemiklerine ulaşıldığını ancak, 2'sine halen ulaşamadıklarını belirtti. Jandarma Karakolu'na giderek çocukları sonra ailelere, "Sorgu sonrası serbest bıraktık" cevabı verildiğini belirten İkbal, ailelerin "serbest kalsalardı eve gelirlerdi" tepkisine, "Dağa gitmişlerdir" yanıtı verildiğini söyledi.
Suç duyuruları sonuçsuz kaldı
Olaya ilişkin suç duyurularının takipsizlikle sonuçlandığını belirten İkbal, "6 Mart 1996 tarihinde Süleyman Seyhan'ın kafası, olmayan yakılmış bedeni bir kuyuda bulundu. İHD'nin ve ailelerin ısrarlı takibi ile 2012 ve 2013 tarihleri arasında yapılan kazılarda Mehmet Emin Aslan'ın, Seyhan Doğan'ın, Abdurrahman Çoşkun ve Abdurrahman Olcay'ın kemiklerine ulaşıldı. Nisan 2015 de Dargeçit Ulaş köyü civarında bulunan bir mağaranın içinde bulunan kemikler Davut Altunkaynak ve Nedim Akyön'e ait olduğu kanaatiyle İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. İHD'nin takibi sonucunda 19 yıl sonra Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile Mardin Jandarma Komutanı Hurşit İmren ve Dargeçit Jandarma Komutanı Mehmet Tire'nin de içinde olduğu 20 kişi hakkında 'birden fazla kişiyi taammüden öldürme' suçlamasıyla dava açıldı" dedi.
'Failleri cezalandıracak istek yok'
Hukukta kural olarak, bir davaya bakma yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesine ait olmasına rağmen dava dosyanın açıldığı Midyat'tan "güvenlik" gerekçesiyle Adıyaman'a sevk edildiğini hatırlatan İkbal, mağdurların uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini söyledi.
İkbal, Dargeçit JİTEM davasının, cezasızlık geleneğinin bir halkası olmamasını, dava hakikatin açığa çıkmasını ve faillerin hakkaniyete uygun yargılanarak cezalandırılmasını hedeflemesini istediklerini söyledi.
(ml-öç/gc)
