Ebru sanatı Muş'ta yaşatılıyor

08:23

 


Şehriban ASLAN / JINHA


MUŞ - Hem teknoloji tasarım öğretmeni olan hem de ebru sanatı ile ilgilenen Ebru Donukbaş, halk eğitim merkezinde başladığı ebru sanatı derslerini, özel derslerle ilerleterek ilk sergisini açtı. Şimdilerde ise  ikinci sergisi için çalışmalarına devam eden Ebru, kendisine huzur ve sakinliği sunan bu sanatı herkese öneriyor.


Doğudan Batıya gerçekleştirdiği yolculukla birçok kültürü de beraberinde taşıyan sanatlardan biri olan ebrunun, nasıl çıktığı konusuna ilişkin kesin bilgiler olmamakla birlikte, ilk olarak kimin tarafından ve nerede yapıldığına ilişkin de net bilgiler yok. Ebru sanatına ilişkin kayıtlarda bulunan en eski eser 1447 yılına ait olup, Topkapı Sarayı'nda sergileniyor. Ebru sanatı tarihinde kayıtlara geçen ilk ebruzen ise "Şebek" lakaplı Mehmet Efendi'dir. Ancak bir sanatın gelişmesi ve kabul görmesi için yüzlerce yıl geçmesi gerektiğini ve kayıtlarda da detaylı bir arama yapılmadığını düşünürsek bu sanatın çok daha eskilere dayanan bir geçmişi olduğunu da söylemek gerekiyor. Muş merkezde teknoloji tasarım öğretmeni olan, aynı zamanda sanata da ilgi duyan Ebru Donukbaş, ebru sanatında huzuru, sakinliği yakalayanlardan. “Eğer kadınlar biraz da olsa rahatlayıp, sakinleşmek istiyorlarsa ebru sanatıyla ilgilensinler" diyen Ebru, kadınların da kendilerine zaman yaratarak rahatlamaları için ebru sanatı ile ilgilenmelerini öneriyor.


‘Ebru sanatına geçmişten beri merakım vardı’


Muş’ta teknoloji ve tasarım öğretmeni olan Ebru Donukbaş, sanat ve sanat derslerine karşı uzun zamandır ilgisi olduğunu ifade ederken, üniversite yıllarında ebru sanatına ilgi duymaya başladığını fakat, öğretecek kimse olmadığı için öğrenemediğini dile getirdi. Muş’a atandıktan sonra halk eğitim merkezinde ebru kursu açılacağını duyunca kursa giderek ebru sanatını öğrenen Ebru, toplumların, üzerinde büyük baskı oluşturduğu kadınlar için, ebru sanatının iyi bir rahatlama yöntemi olduğunu ifade etti. Ebru, "Biz kadınlar, sürekli 'Zamanım yok, yapamam, edemem' diyoruz. Fakat her insan kendisine az da olsa bir zaman ayırıp ebru sanatıyla uğraşmalı. Uğraştıklarında gerçekten de huzura eriştiklerini fark edecekler” ifadeleriyle özellikle kadınların ebruya yönelmeleri gerektiğini dile getirdi.


'Ebru sanatını yaşatmak istedim'


Ebru sanatını öğrendikten sonra kendisine ait bir sergi de açtığına işaret eden Ebru, birçok sanat dalıyla uğraştığını fakat aralarında en çok ebruya ilgi duyduğunu belirtti. Ebru sanatının unutulmaya yüz tutmuş bir sanat dalı olduğunu da sözlerine ekleyen Ebru, bu sanat dalı üzerinde çalışmalar gerçekleştirerek Muş’ta ön plana çıkardığını ifade etti. Ayrıca Ebru, 2014 yaz aylarında ikinci ebru sergisini de açmayı düşünüyor. Ebru sanatı dersinin halk eğitim merkezlerinde verildiğini fakat bu sürenin yetersiz olduğunu belirten Ebru, bu sanatın üç-dört ay gibi kısa bir sürede öğrenilemeyeceğine dikkat çekerek, eğitimin özel derslerle güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.


‘Ebru yaparken, sabrı da öğreniyorsunuz’


Ebru,  ebru sanatını şöyle anlattı:


“Ebru yaparken zemin, yürek ve battal ebru yaptıktan sonra çiçek yapma aşamasına geliyoruz. Zemin veya battal ebru kısa zamanda öğrenilemiyor. Battal ebru öğrenildiği zaman diğer ebruları yapabilirsiniz. Ebru yaparken ruh haliniz, yaptığınız ebrularınıza da yansıyor. Eğer ebru yaptığınız gün ruh haliniz iyiyse, neşeli ve mutluysanız yaptığınız çalışmanız da iyi olur. Ebru sanatını yaparken sabrı da öğreniyorsunuz.”


(şa/gk)