Fatma Koçak: Özgür Basın susmayacak…

11:30

Sarya Gözüoğlu – Mizgin Tabu / JINHA


AMED – Bugün günlerden 20 Aralık… Başta Diyarbakır ve İstanbul olmak üzere Türkiye ve bölgenin birçok kentinde Kürt basın yayın kurumlarına yönelik ‘KCK Basın Komitesi” adı altında operasyonlar gerçekleştirildi. “KCK Basın Komitesi” adı altında görülen davanın 6’ncı duruşmasında tahliye edilen DİHA Yazı İşleri Müdürü Fatma Koçak, tüm baskı ve operasyonlara rağmen özgür basının kaleminin yerde kalmadığına dikkat çekerek, “Operasyon, özgür basını susturma adınaydı ama başaramadılar. Özgür basın susmadığı gibi, bundan sonra da susmayacak. Şuan bazı gazeteciler serbest bırakılmış olsa da arkamızda tutuklu kalan gazeteciler hala var. Onların çıkması için büyük bir yükü sırtladık” dedi.


Başta Diyarbakır ve İstanbul olmak üzere 20 Aralık 2011 tarihinde birçok kentte Kürt basın yayın kurumlarına yönelik olarak "KCK Basın Komitesi" adı altında gerçekleştirilen operasyonların ardından 22'si tutuklu 46 gazeteci hakkında görülen dava devam ediyor. Gazeteciler ile birlikte özgür düşüncenin, halkın haber alma hakkının da yargılandığı davanın 6'ncı duruşmasında tahliye edilen Dicle Haber Ajansı (DİHA) Yazı İşleri Müdürü Fatma Koçak, kadın özgür basın çalışanları üzerinde sistematik geliştirilen baskıları değerlendirdi. Fatma, kendisinin de aralarında bulunduğu gazetecilerin tutuklanmasına ilişkin, “Alıkonulmamızın nedeni belliydi zaten. Hükümetin bir senaryosuydu. Operasyon, özgür basını susturma adınaydı ama başaramadılar. Özgür basın susmadığı gibi, bundan sonra da susmayacak. Şuan bazı gazeteciler serbest bırakılmış olsa da arkamızda tutuklu kalan gazeteciler hala var. Onların çıkması için büyük bir yükü sırtladık” dedi.


‘Operasyon, susturmayı amaçlıyordu’


20 Aralık operasyonlarıyla bir gecede tutuklanarak cezaevlerine konulan özgür basın çalışanları ve özelde Kürt kadın gazetecilerin üzerindeki baskıyı anlatan Fatma, gazetecilerin tutuklanma sürecini operasyon ve operasyon öncesi olarak almak gerektiğini dile getirdi. “Bu süreç bir susturma operasyonuydu. Kararın İçişleri Bakanlığı ve bizzat devlet yetkilileri tarafından alındığı birçok defa dile getirilmişti” diyen Fatma, operasyonların olacağının bilinmesine rağmen herkesin işi üzerinde gerçekleri takip etme peşinde olduğuna vurgu yaptı. Fatma, gazetecilere yönelik gerçekleştirilen operasyonun Türkiye açısından karanlık bir dönem olduğunu ifade etti.


‘Haber görüşmelerimiz dahi karşımıza delil olarak çıktı’


Yargı süresince savcıların kendilerine  “Artık siz dükkânı kapatırsınız dışarıda kimseyi bırakmadık” şeklinde ifadelerde bulunduğuna dikkat çeken Fatma, “Belki yıllardır bu işin içinde olanlar dışına itilmiş oldu ama geride kalanlar onların kalemleri devraldı ve yazmaya devam etti” şeklinde ifadelerde bulundu. Fatma, yaptıkları haber görüşmeleri haber metinleri haber amaçlı yapılan seyahatlerin dahi delil olarak karşılarına çıkarıldığını belirterek, “Uydurma, ne olduğu belli olmayan polisin raporlarından derlenmiş, kim olduğu bilinmeyen gizli tanık ifadeleri. Deliller bunlardan oluşuyordu” dedi.


‘Mahkemelerde, özgür basın yargılandı’


Sürdürülen dava ile bir hukuk oyunu oynandığını fakat hiçbir tutuklunun bu oyuna gelmediğini dile getiren Fatma, tüm tutukluların, bu konudaki net tavırlarını mahkemelerde de ifade ettiklerini söyledi. Fatma, mahkemelerde tüm tutukluların, “Siz burada Kürt gazeteciliğini, özgür basını yargılıyorsunuz. Bunu yargılamanıza izin vermeyeceğiz” şeklinde mahkeme heyetine cevap verdiklerini kaydetti.


‘Dışarıdakiler, gerçekleri yazarak direndi’


Özgür basına yönelik gerçekleşen operasyonların ardından dışarda kalan özgür basın geleneğini sürdüren gazetecilerin kalemi yere bırakmayarak direnmeye devam ettiğini dile getiren Fatma, artan baskılara rağmen gazetecilerin Roboskî, Pozantı ve birçok toplu mezarın bulunmasına ilişkin gerçek haberciliği yapmaktan çekinmediğine vurgu yaptı. Birçok gazetecinin tutuklanmasının ardından Kürt gençlerin boşluğun yaşanmasına izin vermeyerek haber yapmaya devam ettiğine dikkat çeken Fatma, “Cezaevinden çıktıktan sonra beni en çok sevindiren yeni yüzleri görmek oldu. Yeni gazetecilerin yetişmesiyle beraber ‘Siz Kütleri tanımıyorsunuz’ ifadesinin yaşam bulduğunu görmüş olduk. Özgür basın geleneği bunca bombardımandan, tutuklamalardan, faili meçhullerden sonra bir kez daha devletin almak istediğini alamamasıyla kendisini kanıtlamış oldu” dedi.


‘Gazeteci kadınlar, özgür basın ile kendilerini ifade etti’


Fatma, Türkiye’nin ilk kadın genel yayın yönetmeni olan Gurbetelli Ersöz’ün de özgür basın geleneğinden geldiğini belirterek, kadın gazetecilerin özgür basın geleneğinde kendilerini ifade etme özgürlüğünü elde ettiklerine dikkat çekti. Haber takiplerinde genelde erkek ordusu ile karşılaşılmasının yanında özgür basın geleneğinde ise haberin içinde mutlaka bir kadının da olduğuna değinen Fatma, özgür basında görünür olma halinin kadınları hedef haline getirdiğine işaret etti. “Ne kadar görünür olursak ve hakikatleri yazma konusunda dirençli olursak, dolayısıyla yönelimde ona göre oluyor” diyen Fatma, kdınlara “dayanıklı değil” gözüyle bakıldığı için operasyonlar öncesi ve sonrasında da sayıca fazla olmalarının şaşkınlıkla karşılandığını dile getirdi. Fatma, muhabir kadınların birçok defa muhabir erkek ordusu tarafından “Siz burada ne arıyorsunuz” sorusuyla karşılaştıklarına işaret ederek, tutuklanan gazeteci kadınların da tutuklanma nedeninin bu soru ile açıklanabileceğini kaydetti.


‘Bu kadar gazetecinin tutuklu olduğu bir ülke daha yok’


“Kadın isen, Kürt isen, hayata başka yerlerden bakıyorsan, arayışların varsa, hakikatleri istiyorsan ve gerçekleri yazıyorsan hayat zordur” diyen Fatma, kadın gazetecilerin bu zorlukları hem devlet tarafından hem de toplum tarafından yaşadığının altını çizdi. Türkiye dışında bu kadar çok gazetecinin tutuklu olduğu başka bir ülkeye daha rastlamadıklarına işaret eden Fatma, 20 Aralık 2011 operasyonu da değerlendirildiğinde bu kadar toplu bir şekilde açık ve aleni olarak gazetecilik yaptıkları ortada olan insanların bir gecede toplanılmasının dünyanın hiçbir yerinde görülmediğini ifade etti.


‘Kadın direnişi daha güçlü savunulmalı’


Hala cezaevlerinde tutuklu bulunan gazeteci kadınlar adına konuşan Fatma, “Herkes neler olduğunun, bu arkadaşların niye bu baskılara bu operasyonlara maruz kaldığının bilincinde. Bu bilinçle direniş gösteriyorlar. Cezaevindeki arkadaşlarımızın göstermiş olduğu direniş dışarıdaki gazeteci arkadaşlarımız tarafından da sahiplenilmeli. Arkadaşlarımızın daha güçlü savunulması gerekiyor. İddianamelere daha ayrıntılı bakıp bu hukuk oyunu denilen şeyi, daha çok teşhir etmek gerekiyor” sözlerine yer verdi.


(sg-mt/gk/mg)