AKP'nin 13 yıllık kadın politikasında 'taciz, tecavüz, şiddet, katliamlar' arttı

09:01

JINHA

MÊRDÎN - AKP'nin 13 yıllık kadın politikalarını değerlendiren Peljin Kadın Merkezi sosyologu Hediye Güneş, 13 yılda kadına yönelik şiddetin, katliamların, taciz ve tecavüzlerin arttığına dikkat çekti. Erkek egemen zihniyete karşı kadın birlikteliğinin önemine işaret eden Hediye, örgütlenerek daha bir dünyanın yaratılabileceğinin altını çizdi.

Kadının toplumdaki varlığı yıllarca iktidarlar tarafından kabul edilmek istenmedi. Türkiye'de de AKP hükümeti 13 yıllık iktidarı boyunca kadının toplumdaki varlığını kabul etmedi. 13 yıl boyunca kadına yönelik her türlü şiddetin gittikçe artmasını engelleyecek bir yaptırıma gitmedi. İktidarın kadınlara karşı bu tavrı kadınlara olan şiddetin artmasına neden oldu. İktidarın kadınlara yönelik bakış acısını ve bitmek bilmeyen kadın şiddetini Peljin Kadın Merkezi sosyologu Hediye Güneş değerlendirdi. Türkiye'de kadın cinayetlerinin son 10 yılda binde 400 artış gösterdiğini belirten Hediye, AKP iktidarı döneminde ise kadın cinayetlerinin en üst seviyeye ulaştığına dikkat çekti.

'Özgür kadına çapraz bir kadın modeli yaratılmaya çalışılıyor'

İstatistik verilere göre, 2002'de 66 kadının, 2007 ise 1011 kadının katledildiğini kaydeden Hediye, "Bu sadece verilere geçen sayı. Kadın cinayetlerinin en çok artmasının nedenlerinden birinin cumhurbaşkanın 'kadın erkek eşitliği fıtrata terstir' sözü, Bülent Arınç'ın çıkıp kadın kahkahasını ele alması, diğerinin 'kadın evinde hizmet etmiyor da gidiyor patronuna hizmet ediyor' gibi söylemlerle aslında tam olarak özgür kadına çapraz bir kadın modeli yaratılmaya çalışıldı. Bu gibi söylemler kadının öldürülmesine teşvik ediliyor" ifadelerinde bulundu.

'Hukuk erkeklere göre işliyor'

Kadın cinayetlerinin tamamen devletin eliyle ve politik bir şekilde yapıldığına dikkat çeken Hediye, devletin cinayeti işleyen tecavüzcüye, tacizciye hiçbir şekilde hukuka uygun olarak bir yaptırımın yapılmadığını söyleyerek, tüm bunlarında kadın cinayetlerinde önemli bir artışa sebep olduğunu ifade etti. Tacizcinin ve tecavüzcünün kadının 'rızası var' diyerek tahrik indirimleri gibi söylemlere başvurduğunu belirten Hediye, "Böyle kişilere en ağır cezaların verilmesi gerekirken en az cezaların verilmesi tacizci ve tecavüzcüyü eğilimlerine devam etmelerini sağlayacaktır. Bana göre bir tecavüzcü ne kadar ceza almalı sözleri de tartışılması gereken bir konudur" diyerek, bu tür söylemlerin iktidarvari ve kadını tamamen eve hapsetme modeli olduğunu dile getirdi.

'DAİŞ ve AKP'nin kadına yönelimi aynıdır'

DAİŞ'in bir yere yönelirken ilk olarak kadınları hedef aldığına işaret eden Hediye, şunları belirtti: "DAİŞ'in kadın bedenine saldırması bugün AKP'nin çok yakın bir dönemde Ekin Wan'a uyguladığı vahşetle aynıdır. Yani sistem nerede olursa olsun uygulanan vahşet aynıdır. İlk başta kadını ele geçiriyor. Kadını öldürüyor ve kadını sömürüyor. Eril zihniyetteki devletlere göre, kadını düşürmek toplumu düşürmek anlamına geliyor. Kürdistan bölgesinde de saldırılar aynı bu zihniyetle yürütülüyor. "

'Kadınların birlikteliği ile daha iyi bir dünya yaratabiliriz'

Peljin Kadın Merkezine başvuran kadınların çoğunun erkeğin psikolojik ve fiziksel şiddetine maruz kaldığı bilgisini veren Hediye, erkekle birlikte kadını da köleleştirdiğini ifade etti. Hediye son olarak kadınların kendilerine güvenmesi gerektiğinin altını çizerek, ortak birliktelik ve örgütlülükle kadınların daha iyi bir dünyayı yaratabileceklerini söyledi.

(rk/mg)