Perşembe’nin çocukları…YENİLENDİ

11:28

Mizgin Tabu/JINHA


HABER MERKEZİ – Şırnak’a bağlı Roboski Köyü’nde 28 Aralık 2011 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hava saldırısı sonucu 19’u çocuk 34 kişinin katledilmesi olayı Kürtçe, Türkçe ve İngilizce olmak üzere 3 dilli bir kitapta anlatılacak. Roboski’de yaşları 7 ila 17 arasında değişen 60 genç ve çocuğun yazdığı 43 hikaye ve çektikleri 600 fotoğraf ise birçok şehirde açılacak sergilerle kamuoyu ile paylaşılacak. Kitapta en dikkat çekici öykülerden biri olan ‘Perşembe’nin çocukları’ isimli konuyu kaleme alan Selma Nadir, babalarını kaybeden çocukları anlatıyor.  


Şırnak’a bağlı Roboski Köyü’nde 28 Aralık 2011 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hava saldırısı sonucu 19’u çocuk 34 kişi yaşamını yitirmişti. Katliamın ardından Nar Foto, Galata Fotoğrafhanesi ve Fotoğraf Vakfı desteğiyle Roboski’de fotoğraf atölyesi açıldı. Gönüllü fotoğrafçılar Roboski’de açtıkları atölyeyle yaşları 7 ila 17 arasında değişen 60 genç ve çocukla 5 ay boyunca fotoğraf çalışması yürüttü. Bu çalışmaya İstanbul, Diyarbakır ve Van’dan da 25’e yakın gönüllü fotoğrafçı katıldı. Gönüllü fotoğrafçıların ilk olarak Van Depremi’nde biraraya geldiklerini kaydeden Semra Yeşil, Van depreminin ardından bu kez Roboski’de biraraya geldiklerini söyledi. Roboski’de yaşanan katliamın ardından gönüllü fotoğrafçılarla biraraya gelip “Ne yapabiliriz” diye aralarında konuştuklarını ve ardından böylesi bir karar aldıklarını ifade etti.


Çocukların gözüyle Roboski katliamı


Aldıkları karar üzerine Roboski’nin Gülyazı Köyü’ne gittiklerini ve orada fotoğraf atölyesi açtıklarını kaydeden Semra, “Köyde yaşayan tüm çocukları atölye çalışmamıza dahil ettik. 5 aylık bir çalışma yürüttük. Köyde çocuklara fotoğraf makinasıyla ilgili tekniki eğitimler verdik. Her çocuğun kendi hayatlarını hikayeye dönüşmelerini istedik.  Çektikleri binlerce fotoğraf içinden atölyeyi yürüten fotoğrafçıların  desteğiyle çocuklar tarafından hikaye seçkileri yapıldı. Gençler ve çocuklar kendi yazdıkları ve fotoğrafladıkları hikayelerle, katliam sonrası Roboski’de yaşamı belgelediler. Roboski’deki genç fotoğrafçıların haykırışına ortak olmak için biz bu çalışmayı başlattık. Gençlerin ve çocukların gözüyle dünyaya bir ışık tutmak adına, iktidarların eliyle kirletilen dünyada gençlerin ve çocukların kendi düşüncelerini, duygularını ve itirazlarını yarınlara da taşımak temel amacımızdı” dedi.


Roboski katliamı 3 dilli kitapla anlatıldı


Roboski’de 5 aylık çalışma sonucunda 60 genç ve çocuğun anlatımıyla 43 hikayenin yazıldığını dile getiren Semra, “Yazılan 43 hikaye ve çekilen 600 fotoğrafı kitaplaştırdık. Kitap Kürtçe, İngilizce ve Türkçe olmak üzere 3 dilden oluşuyor. Gençlerin ve çocukların kendi hikâyelerini anadillerinde anlattıkları mini-röportajların olduğu bir film DVD’si de kitap içerisinde yer alacak. Ayrıca kitapta beş ay boyunca yaşadığımız atölye süreciyle ilgili fotoğrafların yanı sıra çocukların tuttukları günlüklerden kesitler, gençlerin ve çocukların portreleri de yer almaktadır. Gönüllülük temelinde yürüttüğümüz atölye çalışmasının sonuca ulaşması kitaplaştırılması için yardımlarınıza ihtiyaç duymaktayız. 21 Aralık’ta Diyarbakır’da 28 Aralık’ta Roboski’de olacağız” sözlerine yer verdi.


‘Çocuklar katliamda kaybettiği yakınlarını anlattı’


Fotoğraf atölyesine ilişkin konuşan gönüllü fotoğrafçılardan Fatma Çelik de, yaptıkları çalışmanın çok anlamlı olduğunu dile getirerek, “Çocukların hikâyeleri daha çok katliam ve katliamda kaybettikleri kişilere yönelik hikâyeler çıktı. Hikayeler belirlenirken yönlendirici olmadık. Onların ne gördüğüne ve neyi anlatmak istediklerini nasıl anlatabilecekleri konusunda yardımcı olduk. Çocukların o katliama Roboski köyüne bir bellek oluşturulmasını ve kendilerini bu yolda ifade etmelerini hedefledik. Çocukların atölye çalışmasında fotoğraf ve hikâyelerle neler yapabiliriz diye kendi içimizde tartıştık. Ve kitaplaştırmaya karar verdik. Olması gereken de buydu çünkü çocuklar orada hikâyelerini oluşturdular. Bu oluşturulan belleği geleceğe de taşınması gerekiyordu.  Unutulmaması, unutturulmaması gerekiyordu” şeklinde konuştu.


Perşembe’nin çocukları…


Roboski katliamında yaşamını yitiren Nadir Alman’ın kardeşi Selma Nadir de, şunları dile getirdi:


“Bizim geçimimiz çok zahmetli. İnsanlar kaçakçılık yapmasa geçinecek bir durum yok. Katliamdan sonra bütün çocukların psikolojisi bozulmuş. Bizde bunun üzerine çocuklar için fotoğraf atölyesi açtık. Bütün çocuklar geldi herkes bir öykü seçti. Bende bir öykü seçtim benim öyküm “Perşembenin çocukları” çocuklar mezarlığa gelip gidiyordu. Ağlayan çocuklar vardı. Biz sesimizi devlete duyurmak istedik. Şunu herkes bilmeli; çocuklar ya da gençler herkes Roboski gerçeğinin açığa çıkarması için uğraşacak.  Benim öyküm babalarını kaybeden çocuklardır. Çocuklar gelip babalarının mezarlıklarını ziyaret ediyorlar. Çiçek getiriyorlar. Babalarının katilleri ortaya çıksın diye dua ediyorlar. Bizde bunu açığa çıkarmak için uğraşıyoruz. Failler bulunana kadar bizler durmayacağız.”


(mt/mg)