'Romenler siyasi partilerin arka bahçesine dönüştü'
20:54
JINHA
İSTANBUL - 'Romanlara Yönelik Ayrımcılık ve Romanların Medyadaki Temsili' konulu panelde konuşan Sıfır Ayrımcılık Derneği'nden Hatice Çetinkaya, Roman Açılımı ile yeni bir sürecin başladığı umuduna kapıldıklarını fakat gelişmelerin hiç de umut ettikleri gibi olmadığını ifade ederek "Şu anda 310 Roman Derneği var ve pek çoğu da siyasi partilerin arka bahçesine dönüşmüştür" dedi.
"Medyada ayrımcı söylem ve hak temelli habercilik üzerine tartışmalar" konulu panelin üçüncü etkinliğinde, Romanlara Yönelik Ayrımcılık ve Romanların Medyadaki Temsili konuşuldu. Hrant Dink Vakfı'nda düzenlenen panele konuşmacı olarak Sıfır Ayrımcılık Derneği aktivisti Hatice Çetinkaya ve Bianet yazarı Nilay Vardar'ın yanı sıra dinleyiciler katıldı.
'Eğitim alanlarında sorunlar yaşanıyor'
İlk olarak Sıfır Ayrımcılık Derneği ile ilgili bilgi veren Hatice, daha çok lobi çalışmaları ve savunuculuk faaliyetleri yaptıklarını belirterek, ayrımcılığa uğrayan grupların yaşamını kolaylaştırmak için neler yapabiliriz sorusuna yanıt aramaya çalıştıklarını belirtti. Romanların Türkiye'nin en dezavantajlı gruplarından olduğunu söyleyen Hatice, "Türkiye'de Roman olarak adlandırılan pek çok grup var ve bu gruplar, istihdam, eğitim alanlarında sorunlar yaşıyor. Topluluğun içinde derin bir yoksulluk var" ifadelerini kullandı.
'Ayrımcılık her şeyin önüne geçiyor'
Eğitime erişimde çok ciddi bir sıkıntı olduğunu vurgulayan Hatice, çocukların okullarda da ayrımcılığa maruz kaldığını ifade etti. Son yıllarda barınma sorunun diğer sorunların önüne geçtiğini söyleyen Hatice, Roman Açılımı ile yeni bir sürecin başladığı umuduna kapıldıklarını fakat gelişmelerin hiç de umut ettikleri gibi olmadığını, şu anda 310 Roman Derneği'nin olduğunu ve pek çoğunun siyasi partilerin arka bahçesine dönüştüğünü dile getirdi. Bunun yanı sıra görünürlüğün arttığını söyleyen Hatice, "Ama somut adımlar atılarak uzun vadede projeler üretilemedi. Ayrımcılık her şeyin önüne geçiyor. En büyük engel ayrımcılık" diye konuştu.
'Göbek atmazsanız biz bunu yayınlayamayız'
Ayrımcılığın ana akım medya anlayışında da devam ettiğini söyleyen Hatice, "İnternete Roman yazdığınızda mahalle baskınları çıkıyor. Derneğimizin başkanı insani yardım ödülü aldığında atılan başlıklar 'Ödüllü çingene kızı' şeklinde başlıklar atıldı. İkici mesele ise göbek atma meselesi. Ayrımcılıkla ilgili basın açıklamaları yaptığımızda dahi tv muhabirleri 'göbek atmazsanız biz bunu yayınlayamayız' diyorlar" diye ifade etti. Son dönemde Romanları bir kez daha ayrımcılığa maruz bırakan TV dizlilerine tepkiler konulduğunu söyleyen Hatice, "Ayrımcılık yaptığını fark etmeyen medya çalışanları da vur. Temas etmek çok önemli. Bizim de bununla ilgili çalışmalarımız olacak" dedi.
'Romanlar ciddiye alınmıyor'
Medyada Romanların yeterince yer almadığını dile getiren Bianet Yazarı Nilay Vardar ise, "Hırsızlık, taciz, tecavüz haberlerinde Romanlar başlığa çekilir. Bütün ön yargılar bu şekilde yeniden yaratılmaya devam ediyor" sözlerine yer verdi. Haber başlıkları üzerinden örnekler vererek konuşmasına devam eden Nilay, "Hak mücadelesini konu alan tüm haberlerin fotoğraflarına göbek atan Roman fotoğrafı koyuyorlar. Romanlar ciddiye alınmıyor. Bu mesele siyasilerin de çok işine geliyor. Romanlar ile bir araya gelen siyasiler sürekli bu fotoğraf karesine giriyor" dedi.
'Roman kadınlar bunu iki kat yaşıyorlar'
Romanların dezavantajlı gruplar olduğunu ve dezavantajlı gruplarla haber yaparken çok dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Nilay, "Kadınlar ayrımcılığa maruz kalıyorlar ama Roman kadınlar bunu iki kat yaşıyorlar. Göbek atan Roman kadın profilinden ziyade, Roman kadınların da okuyabileceğini, çalışabileceğini göstermek lazım. Ya da bir mesele ile ilgili farklı kesimlerden görüş alındığında Roman'larla da konuşulmadı. Bir Roman'a yalnızca Roman'ların sorunları sorulmamalı çünkü bu da bir ayrımcılık çeşididir. Bir Roman Kürt sorunu üzerine konuşabilir ya da bir Ermeni Roman'ları konuşabilmeli" şeklinde konuştu.
Panel soru cevap kısmı ile son buldu.
(ekip/mg)
