Fransa'nın özerk ZAD bölgesinden kadınlar: Kürt halkının yanındayız

09:06

Caroline Mckusick /JINHA

HABER MERKEZİ - Fransa'nın ZAD bölgesinde yaşayan kadın ve LGBTİ'ler bir süre önce Kürt halkıyla dayanışmak amacıyla özerkliklerini ilan etti. Kürt halkının ve kadınların direnişinden çok etkilendiklerini belirten ZAD'lılar, "Coğrafik olarak ayrı olsak da mücadelemiz bizi bir araya getiriyor" dedi.

Fransa'nın Nantes kentinden 20 kilometre uzaklıkta Notre Dame des Landes Belediyesi'nde bulunan ZAD "Savunma Bölgesi" alanı, Avrupa'nın en büyük işgal direnişi olarak biliniyor. Notre Dame des Landes'da yapılmak istenen yeni havalimanına karşı yıllarca kendilerini savunan ve kolektif yaşamı sürdüren ZAD üyeleri, Kürt halkıyla dayanışmak amacıyla eylül ayında özerkliklerini ilan ettiler.
ZAD'daki özgün kadın ve LGBTİ grup, özerklik mücadelesi ve kadının öncü rolü hakkındaki düşüncelerini ajansımızla paylaştı.

'Yaşam alanlarımız kontrol altına alınmak isteniyor'

Havaalanın kendisinden ziyade beraberinde getireceği sonuçlara karşı yani dünyaya karşı mücadele ettiklerini belirten ZAD'lılar, "Tüm yaşam alanlarımız kontrol altına alınmak isteniyor ve bizler kapitalist sistemi istemiyoruz. Pratikten bahsetmek gerekirse büyük meclisler ya da küçük gruplarla kendimizi yatay bir şekilde örgütlemeye çalışıyoruz. Bu gruplar da, burada ZAD'da yaşam ve mücadelenin çeşitli alanların sorumluluğunu üstleniyor. Örgütlenme, tıp, tamirat, hukuk, inşaat, tarım ve uyuşmazlık çözümü başta olmak üzere birçok alanda yaşamı örgütlüyoruz" dedi.

'Erkeklere kapalı bir kulübe inşa ettik'

Fransa devletinin 2012 yılında ZAD alanına hakim olmak için bir girişimde bulunduğunu ancak binlerin direnişiyle bu girişimin geri püskürtüldüğünü söyleyen ZAD'lılar, "Özerkliğimizi özsavunma ilkeleriyle korumaya devam ediyoruz. Bunun yanı sıra kolektif tarım, hayvancılık ve geri dönüşüm üzerinden projeler başlattık. Kendi örgütlenmemizde de egemenliğin gelişmemesi için mücadele yürütüyoruz. Bizler kadın ve translara yönelik özgün alanlar inşa ettik. 2013 yılında kadın ve trans üyelerin emeğiyle erkeklere kapalı olan bir kulübe inşa ettik. Bu alanda özsavunma, inşaat, tamirat, jinekoloji gibi konularda atölye çalışmalarımız oluyor. Özgün gruplar için özgüvenin sağlanması amacıyla önemli bir fırsat oluyor" ifadelerinde bulundu.

'Kürtlerin izinden gidip özerkliğimizi ilan ettik'

Özerklik ilanına ilişkin verdikleri karar aşamasından bahseden ZAD'lılar şunları belirtti: "Kürt halkına karşı savaşın yeniden başlatılmasından özerklik ilanları bizi çok etkiledi ve hayran kaldık. Şiddet karşısında öz örgütlenme alanlarının oluşturulması, özgürlük hareketinin pekiştirildiğini kanıtlıyor. Bu nedenle hem dayanışma için hem de buradaki yaptıklarımızla olan benzerliklerini işaret etmek için Kuzey Kürdistan'daki ilçelerin izinden gidip özerkliğimizi ilan etmeye karar verdik. Eylemin Kürt mücadelesinin görünürlüğünde katkıda bulunmasını hedefliyoruz. Coğrafik olarak ayrı olsak da mücadelelerimiz bizi bir araya getiriyor. Bulunduğumuz yerde mücadele ederken dünya çapında meydana gelen mücadelelerden haberdar olmamız ve birbirimize sahip çıkmamız gerekiyor."

'Özyönetim kapitalist sisteme ters düşüyor'

Kürdistan'daki halka karşı yaşanan şiddete dikkat çeken ZAD'lılar, dünya devletlerinin yaşanan bu şiddete karşı sessiz kaldığını söyledi. Bunun şaşırtıcı bir durum olmadığını ifade eden ZAD'lılar, "Halkın istediği yaşam biçimi kapitalist sistemlere ters geldiği için hiçbir zaman devletler Kürdistan'daki özyönetim projesini desteklemez. Hepsinin ortak amacı Ortadoğu'daki ekonomik çıkarlar. Kürt kadın devrimcileri Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan katliamıyla ilgili Fransa devleti yıllarca sessiz kaldı. Fransa'da birçok ülkede de DAİŞ'in Kürtlere yönelik uyguladığı vahşi saldırılara ses çıkarmayarak izin verdi" şeklinde konuştu.

'Kürt halkının ve kadınların direniş mücadelesinden çok etkilendik'

Kürdistan'da devlet saldırılarına karşı halkın müthiş bir şekilde direndiğini ve bu direniş karşısında hayran olduklarını kaydeden ZAD'lılar, "Bu şiddetin karşısında Kürt halkının cesareti ve kararlılığı bizi derinden etkiledi. Kürtlerin köyler ve mahallelerinde bu direnişe olan destek kuşkusuz en güçlü silah oldu. Kürdistan'daki mücadele örnek oluyor, birçok hareket için umut uyandırıyor ve sınırları aşan bir devrimci süreç için bize kararlılık ve güven sağlıyor" dedi.

'Kadınlar her türlü egemenliğe karşı mücadele yürütüyor'

Kürt kadın hareketinin özerkliğin inşasında öncü rol almalarından da etkilendiklerini kaydeden ZAD'lılar son olarak şu ifadelerde bulundu: "Bir halkın ya da bir toplumun özgürleşmesinin kadının özgürleşmesiyle başlaması gerektiğini, kadının özgürleşmesinin devlet içinde olamayacağını öne süren bir çözümlemeye katılıyoruz. Kadınlar her türlü egemenliğe karşı mücadele yürütüyorlar. Erkek egemen sisteminin uyguladığı cinsiyet rollerini yıkmayı amaçlıyorsak heteroseksüel egemenliğini de yıkabiliriz. Kürdistan dayanışma grubuyla farkındalık, çeviri, alternatif medya, forumlar gibi faaliyetler yürütüyoruz. Size çok iyi gözle bakıyoruz. Bu zor günlerde cesaretiniz olsun."

(mg)