Besê Erzincan: Kadınlar güçlü direnişlerle mücadelesini yükseltecek

09:02

Newroz Dijwar/JINHA

BEHDİNAN - 1 Kasım seçimlerinden sonra AKP iktidarının halklar ve kadınlar üzerindeki baskılarında daha da artış gösterdiğine dikkat çeken KJK Koordinasyonu Üyesi Besê Erzincan, "Ataerkil zihniyetin temsilcisi AKP, toplumun en dinamik, en direngen kesimine kadınlara yönelerek toplumsal muhalefetin ana damarından vurmaya çalışıyor. Ancak buna karşılık kadın dayanışması, ortaklığı, örgütlülüğü, eylemliliği temelinde karşı çıkışlar onurlu yaşamanın biricik yolu olarak gözükmektedir. Kadınlar güçlü direnişlerle mücadelelilerini yükseltmeye devam edeceklerdir" dedi.

KJK Koordinasyon Üyesi Besê Erzincan, 1 Kasım erken seçimlerinin ortaya çıkardığı sonuçları ve kadınların AKP iktidarına karşı mücadelesini ajansımıza değerlendirdi. AKP'nin ve yandaş medyasının HDP'ye yönelik saldırılarına dikkat çeken Besê, "HDP Projesi'nin ne denli etkili olduğunu bir kez daha yapılan saldırlar, katliamlar, tutuklamalar, medyanın AKP propagandasını yapma temelinde tekelleştirilmesi vb. yapılan çalışmalardan anlamaktayız. Seçim son derece antidemokratik, vahşice yapılan Ankara katliamı gibi Türkiye tarihinin en kanlı saldırının gölgesi altında gelişti. Kürdistan da halkımıza büyük saldırılar düzenlendi. Onlarca yargısız infaz yapıldı. Hedef halkımızın ifadesizleştirilmesi, HDP'nin baraj altında bıraktırmaydı" diye belirtti.

'Uluslararası güçler HDP'nin gelişiminden rahatsız oldu'

1 Kasım seçim öncesi HDP'ye yönelik saldırıları değerlendiren Besê, konuşmalarını şöyle sürdürdü: "1 Kasım seçimleri öncesi AKP'nin gözü kara şekilde HDP'ye saldırmasının altında yatan gerçek kesinlikle HDP'nin özellikleri ile bağlantılıdır. Uluslararası güçler de HDP'nin gelişiminden çok rahatsız oldular. Kendi özgücüne dayanıp gelişen hiçbir eğilim, proje ve çalışma asla egemenlerin hoşuna gitmez. Bundan dolayı HDP projesinin gelişimi ve Ortadoğu'ya yansıması, yayılması önünde baraj oluşturmanın kapsamlı, ciddi planlamalarını yaptılar. AKP'yi desteklediler. Bu başarılamadı. HDP tüm bu saldırılara rağmen etkili bir muhalefet olmanın sonuçlarını elde etti. HDP bu yönü ile halkların, kadınların, ezilenlerin en büyük umudu olmaya devam ediyor. HDP halkların partisidir. Halkın bu anlamda büyük beklentileri vardır. Bunu başaracaklarına inanıyorum. Bence HDP-HDK rol ve misyonuna güçlü bir sahiplenme ile çalışmalarına yüklenirse, eksiklikler ortaya çıkarılıp telafi edilirse daha başarılı olacaktır."

'Kadınların HDP'li kadın parlamenterlerinden beklentileri var'

Kadınların HDP içerisinde aktif bir rol oynadıklarını kaydeden Besê, seçimlerde kadınların önemli bir performans gösterdiğini belirtti. Eril sistemin HDP'ye saldırılarıyla eş başkanlık sistemine de saldırdığına vurgu yapan Besê, "HDP eş başkanı Figen Yüksekdağ geçen seçim sürecinde çeşitli kesimlerin çirkin sözlü, yazılı saldırılarının yanında, çok ciddi tehditlere de maruz kaldı. Özünde yapılan bu saldırılar demokrasi ve özgürlük açısından eş başkanlık sisteminin etkisini ortaya koymaktadır. Eşbaşkanlık sistemi hem halkların kardeşliği hem de kadın özgürlük mücadelesi açısından önemli bir mevzidir. Bu seçimlerde önemli bir kadın performansı da görüldü. HDP içerisinde gelişecek özgün, özerk bir kadın örgütlenmesi ile ülkenin ve kadınların gündemlerine çok etkili ve yeterli cevaplar verebileceklerine inanıyorum. En fazla örgütlü olması gereken kesim kanımca meclise seçilen HDP'li kadınlardır. Çünkü halkların ve özellikle kadınların beklentilerine ancak güçlü örgütlenmelerle cevap verebilirler. Kadınların alternatif bir çözüm gücü olarak meclise yansımaları örgütlülükleri temelinde olabilir. Ciddi bir yoğunlaşma, hazırlık, eğitim, planlama ile ancak sürece etkin bir karşılık vermeyi başarabilirler" şeklinde konuştu.

'Saldırılara karşı vereceğimiz cevap daha fazla direnme ve örgütlenmedir'

AKP'nin saldırılarına karşı direnerek cevap vereceklerini belirten Besê, kadınları AKP faşizmine karşı direnmeye çağırdı. Besê, "Biz halklar, kadınlar olarak saldırılara karşı sürekli direnme ile karşılık verdiğimizden alışığız. Direnmek bizim mayamızda vardır. Bu saldırılara karşı da vereceğimiz cevap daha fazla çalışma, direnme, örgütlenme ve eylemsellik olacaktır. Bu topraklar çoktan özgürlüğü, demokrasiyi, barışı hak etmiştir. Bunun duruşunu pratiğini her zamankinden daha fazla göstereceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın" dedi.

'Türkiye'nin durumu medyasına bakılarak anlaşılabilir'

Seçimlerden sonra AKP hükümetinin savaş naraları attığına devam ettiğini ifade eden Besê, Türk medyasının savaş propagandası yaptığına dikkat çekti. Besê, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye medyasının durumu içler acısıdır. Sanıyorum hiçbir zaman Türkiye medyası bu kadar çirkinleşmedi. Türkiye'nin durumu medyasına bakılarak anlaşılabilir. Son derece, artık yandaş medya da diyemeyeceğimiz tuhaf bir medya ordusu ile karşı karşıyayız. Bu kadar kendi halklarına, halklarının yaşadığı sorunlardan uzak, çıkarcı bir medya sanırım zor bulunur. Basıncılık ahlakı, ilkeleri her saniye yerle bir ediliyor. Kendini bu kadar değersizleştiren bir Medya anlayışı Türkiye'de ki faşizmin, diktatörlüğün rengini açıkça veriyor."

'Özyönetim ilanları kadınların stratejik çalışması olmalı'

KJK olarak özgürlükçü ve demokrasi isteyen güçlerin bu süreçte, HDP projesini güçlü sahiplenmesini ve bu projenin geliştirilmesi için de gerekli eğitim, örgütlenme, eylemsel çalışmaların yapılmasını hayati önemde gördüklerini kaydeden Besê, kadınları da Kürdistan'da gelişen öz yönetim ilanları ve çalışmalarına katılmaya çağırdı. Özyönetim çalışmalarına ciddi bir katılım ve öncülüğün yapılması gerektiğinin altını çizen Besê, "Kendi özgücümüzle yaşamı yeniden örgütlemeyi komün, meclis çalışmalarını geliştirerek gerçekleştirebiliriz. Tüm bu çalışmalara çok iddialı ve inatçı bir yaklaşımla katılmak, öncülük etmek önemlidir. Kazandıracak yaklaşım bu olacaktır. Örgütlenme yaratılmadan hiçbir şekilde etkili bir alternatif güç haline gelemeyiz. Kadınlar olarak zaman ve mekânları iyi değerlendirerek önümüzdeki tarihi özgürlük fırsatlarını özgürleşme lehine çevirebilmeliyiz. Bunun için ciddi bir şekilde bilinç, irade, inanç ve emek boyutlarında ki gelişmeleri kendi kişiliklerimizden başlayarak, etrafımıza taşırabilmeliyiz. Özgürlük eşiklerini büyük cesaret ile aşabilmeli nicelik ve nitelik sıçramalarını sağlayabilmeliyiz" ifadelerinde bulundu.

'Tüm halklardan kadınlar AKP hegemonyasına karşı direnmeli'

Kadınların özgürlüğün, demokrasinin, barışın gelişiminin en temel teminatı ve en dinamik gücü olduğunu söyleyen Besê, "Türkiye'de yaşayan Türk-Kürt-Ermeni- Süryani-Çerkez- Azeri tüm halklardan kadınların, alevi kadınların, ezilen emekçi tüm kesimlerden kadınların ortaklaşması ve AKP hegemonyasına karşı direnmesi, kadının, kendi sistemini kurması ve savunması ile kalıcılaşabilir. Türkiye'nin yeniden yapılanması, özgürlüğün, barışın, demokrasinin gelişimi kadınların kolektif aklı, yüreği, birleşik emeği ile mümkün olacaktır. Kapitalist modernist sistemin devletçi ve iktidarcı şifreleri kadının özgürleşmesi ile çözülmüştür. Yeter ki kararlı adımlarla ilerlemesini inatla bilelim" dedi.

(mg)