Ankara katliamının birinci ayında 'anıt mekan' yapılacak

12:52

JINHA

ANKARA - Barış arzusunu yüksek sesle haykıran halklara yapılan saldırının ardından 1 ay geçti. Türkiye tarihinin en büyük katliamı olan Ankara katliamında katledilenler patlamanın olduğu Ankara Garında anılırken, gar ve çevresinin 'anıt mekan' olması için geniş katılımlı bir yarışma girişiminde bulunulacak ve böylece 'Emek Barış Demokrasi Meydanı' oluşturulacak.

10 Ekim'de Ankara'da gerçekleştirilecek olan Emek, Barış ve Demokrasi Mitinginin bombalanarak 102 insanın katledilmesinin üzerinden tam 1 ay geçti. Ankara katliamında katledilenler, patlamanın gerçekleştiği Ankara Garı önünde patlama saati olan 10.04'te anıldı. Anmaya HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Halkevi Genel Başkanı Oya Ersoy, DİSK, KESK, TMMOB ve Türk Tabipler Birliği ile birlikte sivil toplum örgütleri ve yurttaşlar katıldı.

'Barış ve demokrasi diyenlere bedel ödetildi'

Anmada, patlamanın olduğu noktaya karanfil bırakılmasının ardından ortak bir basın açıklaması yapıldı. DİSK Genel Başkanı Kani Beko tarafından yapılan açıklamada, kendi hayallerini gerçekleştirmek için savaştan, kutuplaşmadan, gerginlikten ve halklar arası düşmanlık tohumu ekmekten beslenenlerin barış iradesine bomba koyduğunu belirtti. Ülkeyi IŞİD'in arka bahçesi haline getirenlerin katliamı açığa çıkarmayacağını ifade eden Kani, "Ankara saldırısından sonra oylarımız arttı' dediler. Kimin nemalandığı ortaya çıktı" dedi.

10 Ekim'deki katliamda hedefin barış ve demokrasi talebi olduğunu söyleyen Kani, savaşın tam ortasında barış ve demokrasi diyenlere bedel ödetildiğini vurguladı. 'Fail mi arıyorsunuz? Fail bellidir" diyen Kani, bu ülkede barış sesinin daha gür çıkmasından rahatsız olanların fail olduğuna işaret ederek, Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç saldırılarının aydınlatılmaması ve dosyaya gizlilik kararı konularak karartılmasını 10 Ekim'in davetiyesi olduğunu belirtti.

'Emek Barış Demokrasi Meydanı' ve anıt mekan

Kani ayrıca, katliamın yaşandığı Ankara Gar meydanı ve çevresinin ulusal ve uluslar arası kamuoyunun dikkatini çekebilecek, toplumun farklı kesimleri tarafından benimsenebilecek geniş katılımlı bir yarışmayla yeniden düzenlenmesi için girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Buranın anıt mekan olarak düzenlenmesi toplumsal mücadele pratiklerini hatırlamak açısından da büyük önem taşıyor. Meydan ve çevresinin 'anıt mekan' haline getirilerek yeniden düzenlenmesinin sorumlulukları altında olduğunu söyleyen Kani, 'Bu meydanının adı bundan böyle 'Emek Barış Demokrasi Meydanı'dır. 10 Ekim'de olduğu gibi bugün de 'Savaşa inat, barış hemen şimdi' diyoruz" dedi.

'Dava günü adliye önüne sığılmamalı'

Katliama ilişkin gerçekler kısıtlama kararlarıyla ve yargı eli ile gizlenmeye çalışılıyor. Hatta avukatların, dosyadaki kısıtlılık kararı nedeniyle, soruşturmanın kamu görevlilerini kapsayacak şekilde genişletilmesi talepleri hala sonuçlanmış değil. Katliam hakkında konuşmak, devletin sorumluluğunu teşhir etmek, adalet talep etmek şiddet kullanılarak karşılandı.

Aradan geçen 30 günlük süreyi değerlendiren Halkevleri Genel Sekreteri Dilşat Aktaş da, savcılığın iddianameyi hala ortaya çıkaramadığını belirtti.

Melih Gökçek'in katliama dair 'Kimin işine geldiyse o yapmıştır' sözlerini hatırlatan Dilşat, "Seçimlerden sonra zafer kutlaması yapan AKP hala buna dair bir açıklama yapmadı. Dava günü resmi olarak açıklandığında adliyenin önüne sığılmaması lazım. Bu ülkede sadece vicdan sahibi olmak yetmez, aynı zamanda mücadelede kararlı olmaya da ihtiyaç var. Kararlıyız ve bunun hesabını soracağız" dedi.

(sy/fk)