Gözaltına alınan Elif'e polisten tehditle 'ajanlık' dayatması

12:44

JINHA

ANKARA - Isparta'da gözaltına alınarak Ankara'ya getirilen ve 4 gün gözaltında kaldığı süre zarfından sürekli muhbirlik dayatmasıyla karşı karşıya kalan Elif Aydın, yaklaşık 1 ay sonra polis tarafından aranarak tehditle ajanlık teklifine maruz kaldı. Elif, yaşadıklarından sonra evde yalnız kaldığı ilk gün aradığını özellikle belirtirken, Elif'in avukatı da gayri resmi bir işlemle organize bir suç işlendiğini kaydederek idari soruşturma başlatılmasını talep ettiklerini bildirdi.

6 Ekim tarihinde HDP’lilere yönelik olarak Türkiye genelinde polis baskınları yapılmış ve çoğunluğu HDP’li 28 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlar arasında Büro Emekçileri Sendikası (BES) üyesi Elif Aydın da bulunuyordu. Isparta Valiliğinde görev yaptığı sırada 6 Ekim’de gözaltına alınarak Isparta’dan Ankara’ya getirilen Elif, 4 gün gözaltında tutulduktan sonra çıkarıldığı mahkemede serbest bırakıldı. Ancak Elif, 4 gün süren gözaltında katıldığı yasal mitingler, okuduğu yasal dergi ve kitapların sorgulanmasının yanı sıra sürekli olarak muhbirlik dayatmasıyla da karşı karşıya kaldı.

Serbest kaldıktan sonra masumiyet karinesi yok sayılarak görev yaptığı kurum tarafından açığa alınan Elif’in hukuki süreci devam ediyor. Ancak Elif, konunun Isparta'da yerel basına yansıması sonucu, oturduğu evden çıkartıldı ve mahalle baskısına maruz kaldı. Elif’i son olarak, gözaltı sürecinden tanıdığı bir polis memuru arayarak ajanlık teklif etti. Bunun üzerine üyesi olduğu Büro Emekçileri Sendikası (BES) merkez yönetim kurulu tarafından basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Elif Aydın ve avukatı Engin Gökoğlu da katıldı. Açıklamayı yapan BES genel sekreteri Davut Balıkçı, arayan polisin Elif’e, “Senin cezaevine girmeni biz engelledik, sen bize borçlusun, bize yardımcı olarak borcunu ödeyeceksin” gibi ifadelerle tehditte bulunduğunu kaydetti. Sendika, hukuki süreç başlattı.

Yaşadıklarını anlatan Elif, gözaltı süresinden 1 ay geçtikten sonra evde ilk kez yalnız kaldığı gün arandığının özellikle altını çizdi. Polisin yalnız kaldığından haberi olduğunu düşünen Elif, ajanlık teklifini ve tehdidi şöyle anlattı: “Hat arkadaşımızın üzerineydi, ulaşmışlar. Bir kez aradı ve avukatlara, sendikama haber verdim. Telefon görüşmesinde cezaevine girmemi kendilerinin engellediğini, gözaltından kendilerinin çıkardığını ve bundan sonra da bunun karşılığı olarak onlara yardım etmek zorunda olduğumu söylediler.”

'İstediğimiz cezayı verdiririz'

Kendisini arayan polisin ‘yardım etmek zorunda olduğuna’ dair tehdidinin arından ajanlık teklifinde bulunduğunu bildiren Elif, “Özellikle AKP’ye karşı siyasal faaliyetin içinde çalışan kim varsa onların ismini vermemi istiyorlar. İfadeleri kendileri hazırlayacaklar, onaylatacaklar ve bu isimleri alacaklar. Almak istedikleri isimleri de söylüyorlar” dedi. Elif, gözaltındayken polisin ifadeye girdiği zaman, “Bizim elimizdeki belgeler yasal, dinlemeler yasal, takipler yasal olmayabilir. Ama biz savcının yanına gideriz, bunları savcıya söyleriz. Bizim istediğimiz cezayı verdiririz” dediğini de kaydederken, avukatı Engin Gökoğlu da Elif’e yapılanların organize bir suç teşkil ettiğinin altını çizdi.

'Organize suç işlendi'

Suç duyurusu ve şikayetle bu işi yapan kişiler hakkında dava açılmasını talep edeceklerini söyleyen avukat Engin, ardından idari bir soruşturma başlatılmasını talep ettiklerini, çünkü organize bir suç durumu bulunduğuna dikkat çekti. Gayri resmi bir işlemle organize bir iş yapıldığını belirten Engin, “Hiçbir polis memuru, amirlerinin bilgisi olmaksızın, talimat almaksızın bir kamu görevlisini gayri resmi bir şekilde arayıp böyle bir şeye yeltenemez. Bunun aslında organize bir suç anlamında anayasal suçlar bürosunca takip edilmesi gerekir. Burada tehdit suçu var, görevi kötüye kullanma, güvenliğini tehlikeye atacak bir suç var” diye konuştu.

Engin, bugün muhaliflere yönelik her türlü yöntemin denendiğine de dikkat çekti.

(sy/fk)