Surlu kadınlar özsavunma gücü olarak mahallelerini koruyor
09:05
Nurcan Yalçın / JINHA
AMED - Kentlerin ablukaya alınıp katliamların yaşandığı bu günlerde saldırıların en çok yaşandığı yerlerden olan Sur'da her yaştan kadınlar özsavunma gücü oluşturarak, mahallerini savunmak için nöbete başladı. "Kendimizi biz yöneteceğiz ve biz savunacağız" diyor.
21 Ağustos'da "özyönetim" ilanının ardından yoğun saldırıların yaşandığı Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 6 kez sıkıyönetim ilan edilen kentte 3 ayda 3'ü çocuk 9 kişi katledildi. Surlu kadınlar "çocuklarımızı biz koruyacağız" diyerek, özsavunma gücü oluşturdu. Özsavunma nöbeti tutan kadınlarla görüştük.
'Kendimizi koruyoruz'
Üç aydır mahallesini savunan Şerife, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Polisler başta mahallemize girdiği zaman bize hakaret ediyordu. Çocuklarımıza gözlerimiz önünde işkence ediyorlardı. Kapılarımızı kırarak evlerimize giriyorlardı. Evlerimizin damlarına çıkıp keskin nişancılarını yerleştiriyorlardı. Evlerimize defalarca baskın düzenlediler. Bizlerde bu yaşananlara karşı silahlanmaya karar verdik. Türkiye başbakanı ve cumhurbaşkanı PKK'lilerin burada olduğunu söylüyorlar ancak Sur'da burada PKK yok, halk var. Kendi mahallelerimizi çocuklarımızla beraber kendimiz koruyoruz. Biz halkız mevzileri de yapan bizleriz. Biz artık ölümden korkmuyoruz. Ne olacaksa olsun bizim kaybedecek bir şeyimiz yok" dedi.
'AKP'nin iktidarını Kürt kadınları yıkacaktır'
Yediden yetmişe tüm halkı direnişe çağıran Makbule'de özsavunma gücünde yer alıyor. Makbule, "Kimse mahallesini boşaltmasın. Herkes mevzilerine sahip çıksın. Burada PKK yok, burada anneler çocuklarına destek çıkıyor. AKP'nin 14 yıllık zulmüne karşı gerekirse 70 yaşında gelip savaşırız. AKP şimdiye kadar bizim için bir şey yapmadı. AKP'nin iktidarını Kürt kadınları yıkacaktır. Onlar 'kadın namustur' diyor bizim için toprağımız ve ülkemiz namusumuzdur. Ölüme kadar biz mücadelemizden vaaz geçmeyeceğiz ve Sur'u bırakmayacağız. Sur büyüklerimizin yeridir. Kimseye bırakmayız. AKP'nin kirli politikalarını boşa çıkarana kadar savaşacağız. Suru özgürleştirmeden Sur'dan çıkmayacağız" şeklinde konuştu.
'Bu savaşı ancak Abdullah Öcalan durdurabilir'
Üç çocuğu cezaevinde olan Hatice ise çocuklarının mücadelesini sürdürmek için mahallede nöbet tutuğunu söylüyor. Hatice, "Çocuklarımın gördüğü işkenceden sonra bu mücadeleyi asla bırakmam. AKP Kürtleri bitirmek istiyor ancak Kürtler bu saatten sonra bitmez. Bende sonuna kadar bu mücadeleye sürdüreceğimi söylüyorum. Elimden geleni yapmaya hazırım. Herkesi mahallesine sahip çıkmaya davet ediyorum. Diğer ilçeleri destek verirse eğer Sur'un sahipsiz olmadığını göstersinler. Ama bütün dünya bunu iyi bilsin ki PKK Lideri Abdullah Öcalan özgürleşmeden ne Kürt nede Kürdistan özgürleşir. Bu savaşı ancak Abdullah Öcalan durdurabilir" diye konuştu.
'Herkes bu direnişe davet ediyoruz'
Sur'da direnen kadınlardan Felek'de bir haftadır tekrar yoğunlaşan saldırılara karşı direnişe geçtiklerini ifade ediyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: "Başta Silvan, Silopi, Cizre, Nusaybin, Lice ve Sur olmak üzere büyük direniş sergiliyor. Fakat bu direnişin giderek büyümesi gerekiyor. Bilindiği gibi devlet kirli bir politika izleyerek Kürt halkının gözünü korkutmaya çalışıyor. Bunu iyi bilmelilerdir 40 yıl önce 7 kişiyle başlayan direniş bu gün 40 milyona ulaşmış durumda. Bu günden sonra nasıl üzerimize gelse de, ne kadar tankları, topları devreye koysalar da bu direnişi kırmayacaklar. Bu halk bu güne kadar nasıl direnmişse bundan sonrada aynı şekilde direnecektir. Sur halkı diyebilirim ki sonuna kadar direniyor ve büyük bir moral veriyor bizlere. Bu gün birlik olma günüdür, kaçmak günü değildir. Eğer kaçarsak bir gün sıra bize de gelecektir. Bunu kimse unutmasın. Herkes bu direnişe davet ediyoruz ve bulundukları her alanda sesimize ses vermelidir."
(fk)
