Amudê Sineması'nda 300 çocuğun yakıldığı katilamın üzerinde 55 yıl geçti

09:09

Roksen Efrin /JINHA

AMUDÊ - Yarın Suriye rejimi tarafından Amudê Sineması'nın yakılarak 300 çocuğun katledildiği katliamın 55. yılı. Hala acıları taze olan katliamın tanıkların Nora İbrahim"O gün bizim için kıyamet günü gibiydi. İnsanların çığlıkları ve haykırışları Amudê'den taşıyordu" diyor.

Rojava'nın Amûde'de 13 Kasım 1960 yılında, kentin tek sinemasında 500 civarında ilk öğretim öğrencinin bulunduğu bir film, gösterimi sırasında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Saatlerce süren yangın sırasında 500 öğrenci içinde 283 kişi yanarak, can verdi. Herşey sabah başlamıştı. O gün, okulda bütün öğrencilere talimat verildi: "Bugün sinemaya gidilecek." Amaç ise Fransızlara karşı devam eden Cezayir bağımsızlık savaşına yardım… Toplanacak paralar, Cezayir'e gönderilecekti. Öğretmenler, öğrencileri zorunlu olarak sinemaya gönderdi. Yaşları 8 ile 14 arasında değişen 500, ilk öğretim öğrencisi annelerinden sinema parası alarak, sinemaya gittiler. Çocuklar, kendilerini oradan bekleyen bir yangından habersiz olarak, 150 kişilik salona 500 kişi, itiş kalkışla yerlerini aldılar. Çoğu ilk defa bir film görecekti. Hayatında sinema ismini bile ilk defa duyuyorlardı. Büyük bir heyecan ile filmin başlamasını beklemeye koyuldular… Kürt çocuklar, ilk şoku aslında filmin başlamasıyla yaşadılar. Çocuklar için hiçte uygun olmayan bir filmle karşılaştılar. Mısır yapımlı "Geceyarısı suçlaması" isimli film, tam anlamıyla bir hayalet niteliğinde.

Kürtler için fail belliydi

Salonda yükselen bağrışmalar, çığlıklar, yükselirken, sinemanın motor bölümünde bir uğultuyla alevler yükselmeye başlıyor. Filmin korkusuyla yerlerine çakılan yüzlerce çocuk bedenler, can havliyle kendilerini dışarıya atma çabasında. Ancak nafile, 130 metre kare olan sinema salonunda sadece iki dar kapı ve onların geçmesine izin vermiyor. Çoğu tahtadan yapılan sinema salonu kısa sürede yangın nedeniyle çöküyor ve 283 öğrenci, halktan birkaç kişinin bütün uğraşlarına rağmen kutarılamıyor. Ve hayatını kaybediyor. Birçoğunun cesediyse tanınmaz hale geliyor. Olayın üzerinde 50 yıl geçmesine rağmen yangının kim ve kimler tarafından yapıldığı hala resmi olarak, ortaya çıkarılmış değil. Ancak Kürtler, yaşanan yangının baas rejimi tarafından bilinçli olarak yapıldığı inancında. Katliamın sorumlusu olan güçler yangından sonra hemen gelip hiçbir şey yapmadan," Bu bir kaderdir. Yapılacak bir şey yok" açıklamaları yaptı.

88 yaşındaki Nora'nın acıları ve anıları hala taze

Amudê çocuklarının katledilişinin yıldönümüdür, bu topraklarda çocuklar hala katledilmeye devam ediliyor. O dönemin tanıklarından Nora İbrahim yaşananları anlattı. Acıları ve anıları hala taze olan 88 yaşındaki Nora İbrahim, "Amudê sinemasının ateşe verildiği ve o kadar çocuğun yandığı gün eşim de yaşamını yitirdi. O zaman ben 28 yaşındaydım, evdeydim. Eşim evden çıktı ve fazla zaman geçmemişti ki haykırışları duydum, birileri çığlık atıyordu. Ben korkudan bütün ışıkları söndürdüm ve pencereleri kapattım. Sesleri duyabilmek için pencere önünde oturdum. O gün bizim için kıyamet günü gibiydi. İnsanların çığlıkları ve haykırışları Amudê'den taşıyordu. Komşular bana 'kimsen yangında var mı?' diye soruyordu. Ben o an şoktaydım. Sonra herkes gidip yanan çocuklarının cenazesini alsın diye camiden anons yapıldı. Ben de camiye gittim çocukların ellerinin üzerlerinde eridiğini gördüm. Yangın çıktığı zaman çocuklara su dökmüşlerdi. Yanımda biri vardı ve bana 'Yanında bir şey var mı çocuğumu içine koyup götüreyim' Hemen gidip bir şeyler aradım, ona bir battaniye getirdim. Herkes cenazeler içinde çocuklarının cenazesini arıyordu. Yandıklarından dolayı birçok çocuk tanınmaz haldeydi" diye anlattı.

'Unutturmak istediler'

Nora Suriye devletinin üzerlerinden büyük korku yarattığını ve bu katliamı unutturmak istediklerini söyledi ve şöyle devam etti: "O dönemde birçok söylenti yaydılar amaçları gerçekleri unutturmak ve saklamaktı. O dönemde Fransa için birrapor da gönderildiama herhangi birşey yapılmadı. Amudê halkı acılarıyla kaldıve etkisi bugün bile devam ediyor. Sinemada yanarak yaşamını yitiren çocukların isimleri bugüne değin kamuoyuna verilmedi. Sonunda 180 çocuğun adını kamuoyuna verdiler. Ama gerçek olan 300'den fazla çocuk o ateşte katledildi."

'Her zaman hatırlayacağız'

Nora halka çağrı yaparak tarihten bu yana yaşanan katliamları unutmamalarını ve şimdi de aynı bilinç (zihniyet) karşısında durabilmeleri için mücadelelerini sürdürmelerini söyledi. Nora'nın son sözleri ise "Halkımızın anlaması gerekiyor ki yaşanan bu hikayeyle bugün olan olaylar birbiriyle bağlantılıdır. Bugün de düşman ülkemize saldırıyor, bizi talan ediyor. Biz Kürt halkı olarak bunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. Kara ve karanlık günlerde şehit düşenlerin ruhu ve toprağı kutsaldır bu direniş için diyorum. Biz her zaman onları hatırlayacağız" oldu.

(du/fk)