Tarihi Bağdat Köprüsü üzerine ‘utanç duvarı’ inşa edildi
11:31
JINHA
MERDÎN - Nusaybin-Qamişlo arasında örülen ‘Utanç Duvarı’ halkın tüm tepkilerine rağmen bitme aşamasına gelirken, şimdi de tarihi ‘Bağdat Köprüsü’ olarak bilinen köprünün üç gözü üzerine duvar örüldü. ‘Utanç Duvarı’na karşı 9 gün ‘ölüm orucu’ eylemi yapan Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, “Tarihi Bağdat Köprüsü, Mezopotamya, Kürdistan ve Türkiye tarihinde önemli bir ticari yola sahiptir. Devlet şimdi de bu tarihi Bağdat Köprüsü’nün gözleri üzerine duvar örerek, tarihi talan ediyor. Ama insan gücüyle, kadının bilinciyle bu duvar uluslar arası boyutta parçalanacaktır” dedi.
Nusaybin ile Qamişlo arasında örülen "Utanç Duvarı" bitme aşamasına gelirken, 1 metre 50 santimetre yüksekliğinde ve 2 kilometre uzunluğunda örülen duvarın üzerine de dikenli teller yerleştirildi. Şimdi de tarihi Bağdat Köprüsü olarak bilinen köprünün üç gözü üzerine duvar örülüyor. tarihi Bağdar Köprüsü’ne tel örgüler örülmüş, direkler dikilmiş ve doğu kısmında bulunan Çağçağ suyunun geçtiği 3’ncü ve 4’ncü kemer gözleri tamamıyla tahrip edilmiş yerine betonarme gözler diktirilerek köprü yol da betonla kaplanmıştır. Tarihi Bağdat Köprüsü kültürel varlığı özelliği taşıdığından 16 Ocak 1992 tarihinde Valetta’da (Malta) imzalanan “Arkeolojik Mirasın Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi” kanun ve kararlarına göre tarihi ve tescilli olan köprünün üzerine şimdi de “utanç duvarı” örülerek tahrip ediliyor.
‘Köprünün talan edilmesine sessiz kalmayacağız’
Tarihi Bağdat Köprüsü’nün tahrip edilmesine ilişkin konuşan Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, tarihi Köprü’nün talan edilmesine sessiz kalmayacaklarını ederek, “Utanç duvarı için Rojava ve bütün Kürdistan ile sivil toplum örgütleri, öğretmenler, siyasetçiler, profesörler, bilim insanları ve özellikle kadın hareketi ayağa kalktı. Bu duvarı inşa etmemeleri için haykırdı. Devlet nasıl halkları, aileleri ve inançları parçalıyorsa şimdi de kendisiyle tarihi de parçalıyor, talan ediyor. Devlet halklara, inançlara, aydınlara hürmet etmiyorsa her yeri talan edebilir. Bu gün Nusaybin’de yüzyıllardır bulunan tarihi Bağdat Köprüsü’nün gözleri üzerine şimdi de duvar örmüştür. Mezopotamya, Kürdistan ve Türkiye tarihinde önemli bir ticari yola da sahip olan Bağdat Köprüsü kervanlarında geçiş noktasıydı. Bu duvar, tarihi köprünün üzerine inşa edilerek köprü talan edilmiştir” diye konuştu.
‘Kara bir tarih yazıyorlar’
Nusaybin Belediyesi olarak Bağdat Köprüsü’nün tescillenmesini sağladıklarını söyleyen Ayşe, “Özellikle Kültür Bakanlığı, Diyarbakır Kültür Varlıkları Koruma Kurulu, Mardin Müzesi ve Nusaybin Belediyesi olarak bu karara imza attık. Her ne kadar bu duvarla ilgili ne kadar yazışma yaptıysak da duvarın nereden nereye kadar örüleceği neden yapılacağı ile ilgili bize herhangi cevap verilmedi. Duvar bitirildikten sonra ancak yazışmalarımıza cevap verildi. Şu anda Nusaybin Kaymakamlığı, Mardin Valiliği, Mardin Tuğay Komutanlığı, Kültür Bakanlığı, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Milli Savunma Bakanlığı hepsi suçludur. Bu duvar tarafımızca yıkılacaktır. Biz bu duvarı kara leke olarak tarihimizde kabul etmeyeceğiz. Kara bir tarih yazıyorlar. Biz bunu kabul etmeyeceğiz. Belediye meclisimizde duvarın yıkılması için aldığımız bir karar var. Bu utancın kalkması için zamanın geçmesini bekleyemeyeceğiz” sözlerine yer verdi.
‘Kadınlar bu duvarı yıkacak’
Nusaybin'de örülen "Utanç Duvarı"nın uzun ömürlü olmayacağını vurgulayan Ayşe, "Nusaybin Belediyesi olarak zamanında bu “Utanç Duvarı”nı kaldıracağız. Sorumluları mahkemeye veriyoruz. Biliyoruz ki, mahkemeden de sonuç almayacağız. Ama insan gücüyle, kadının bilinciyle bu duvar uluslar arası boyutta parçalanacaktır. Bu duvar her şeyin yüzkaralığıdır. Bizde biliyoruz ki, egemen devlet tüm kültürü, tarihi ve kadınları parçalıyor. Kadın ve tarih birlikte talan ediliyor. Bunun için Bağdat Köprüsü’nde binlerce insanın üzerinden geçtiği bir köprüdür. Kadınlar talan edilecek olan tarihi durduracaktır. Tarih, kadın, kültür ve inancın talanlığını Kadın Hareketi ve Kadın kenti olan Nusaybin Belediyesi olarak birbirine bağlıyoruz. Biz bu talanı kadınların gücüyle tarihin kaybolmasını önlemek için bu duvarı durduracağız ve yıkacağız” şeklinde konuştu.
Tarihi Bağdat Köprüsü ilgili konuşan Nusaybin Belediyesi Arkeologu Abdurrahman Oruç, tarihi köprü ile ilgili şu bilgileri verdi:
“Bağdat Köprüsü veya IV. Murat Köprüsü olarak değerlendirilen köprü dönemin mimari özelliklerini üzerinde taşımaktadır. Nusaybin tarihi kaynaklar doğrultusunda bu köprü en erken Milattan Sonra 11. ve 12. yüzyıllara dayandırılmaktadır. Tarihi Nusaybin Bağdat Köprüsü, Çağ Çağ Deresi üzerinde Doğu - Batı istikametinde uzanmakta olan eser, yolunun düz yuvarlak kemerli, on iki gözlü köprüler grubuna girmektedir. Ayaklar birbirine yuvarlak kemerlerle bağlanmıştır. Köprünün doğusunda 5, batısında 3 ve ortasında ise 3 kemerli gözü şeklinde inşa edilmiştir. Kemer gözünün çoğu aynı mimari teknik ve estetikte inşa edilmiştir. Köprü günümüzde kısmen toprak altında kalmıştır. Yapı, sert kırma taş malzemeden inşa edilmiştir. Memba yönünde bulunan kemer gözleri kısmen görülmektedir. Üzerinde herhangi bir süsleyici unsur bulunmayan köprünün kemer açıklıkları, düzgün kesme taştan, diğer kısımları kırma taş malzemeden inşa edilmiştir.”
(mg)

