‘Silvan direnişi yaşadığım yerle ilgili kararları ben veririm direnişidir’
19:51
JINHA
İSTANBUL- İklim Forumu kapsamında İklim Siyaseti konulu oturumda konuşan Yurdusev Özsökmenler “Gezi ve Silvan direnişi ‘yaşadığım yerle ilgili kararları ben veririm’ direnişidir. Ben buradan Silvan ve Cizre’ye selam göndermek istiyorum” dedi.
Küresel İklim Forumu kapsamında Yeşil Avrupa Vakfı tarafından düzenlenen İklim Siyaseti konulu oturuma Eski CHP Milletvekili Melda Onur, HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Eski HDP Milletvekili Yurdusev Özsökmenler, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve Finlandiya Parlamentosu Yeşiller Partisi Milletvekili Ozan Yanar katıldı.
‘Taban örgütleri kurmalıyız’
Türkiye’de insanlara, “Nasıl ölmek istersiniz” diye bir seçenek sunulduğunu dile getiren Filiz, “GDO‘lu gıdalarla mı ölmek istersiniz, Soma’da mı ölmek istersiniz ya da tanklarla toplarla girdikleri Silvan’da mı ölmek istersiniz? Biz hiç biri diyoruz ve bunun için mücadeleye devam ediyoruz” dedi. İklim değişikliğinin her yerde etkisini gösteren bir sorun olduğunu ifade eden Filiz, “Türler ortadan kalkıyor, ekolojik çeşitlilik azalıyor. Hindistan’da bir bölgede son 5 yılda yağışlar üçte bir oranında düştüğü için aşırı kuraklık yüzünden sebze, baklagiller ve süt üretimi son buldu ve bunun üzerine 400 çiftçi intihar etti” dedi. Büyük şirketlerin kendilerine yeşil bir imaj çizmeye çalıştığını ifade eden Filiz, “ Birçok STK şirketlerin yeşil imajları ile uzlaşmaya açık. Oysa dünya ekonomisinin gidişatına karşı çıkmadan ekoloji mücadelesi vermek mümkün değil. Bizler yerelin ihtiyacını gözeten taban örgütlerini kurmalıyız” diye belirtti.
Ağaçlara sarılan kadınlar…
Toprak hareketlerinde kadınların önemli rolleri olduğunu söyleyen Filiz, “Sömürgecilikle inşaa edilen yeni iktidar yapısından en çok etkilenen kadınlar olduğu için en büyük direnişi de onlar veriyor. Sömürgeciler ekonomi ve tüm hayatı erkeklere göre düzenlediler. Himayala’da ormanların yok edilmesine karşı kadınlar ağaçlara sarılarak askerleri kovdular. Tarımın ticarileşmesinden en çok kadınlar zarar görüyorlar. Örneğin Gıda Tarım Örgütüne göre Sahra altında geçimlik tarımın yüzde seksenini kadınlar üretiyor” dedi.
‘Kendi suyumuzla, toprağımızla, havamızla ilgili kararı kim verecek?’
Yurdusev Özsökmenler ise ekoloji mücadelesinde yerel siyasetlerin belirleyici bir rol oynadığını dile getirerek “Kendi yaşadığımız yerde ki toprağa, suya, havaya ilişkin meselelere biz mi karar verelim yoksa küresel şirketler mi karar versin istiyoruz?” dedi. “Birden gürül gürül akan suyun kesilmesi ile ilgili kararı biz mi vereceğiz? Silvan direnişi, Cizre direnişi, öz yönetim direnişi tam da budur” diyen Yurdusev, “Ankara’daki biri Amed’de ki kent ormanının yok edip askere ateş poliganı olma kararını verebilecek mi?” dedi.
‘Silvan ve Cizre’ye selam olsun’
Kentlerde, köylerde oturan insanların kendi coğrafyaları ile ilgili kararı kendilerinin vermesi gerektiğini söyleyen Yurdusev, “Gezi ve Silvan direnişi ‘yaşadığım yerle ilgili kararları ben veririm’ direnişidir. Ben buradan Silvan ve Cizre’ye selam göndermek istiyorum” dedi. Hükümetin tüm yetkileri kendi elinde topladığını söyleyen Yurdusev, “Barajlar mücadelesi iklimle son derece ilişkili bir mücadele. Yerel halk Hasankeyf barajının yapılmasını istemiyordu. Barajlar özellikle Kürdistan’da yer altı sularının çekilmesini ve yön değiştirmesine sebep oldu” diye belirtti.
(ck-öç/zd)
