Pınar Aydınlar: Şengal özgürleşti, Silvan'da özgürleşecek

12:27

Beritan Canözer / JINHA

AMED - Ablukanın sürdüğü Silvan'a gelen Sanatçı Pınar Aydınlar, "Beyaz toroslarla katledilen ailelerin çocukları Kobanê'yi ve Şengal'i özgürleştirdi ve Silvan'ı da özgürleştirecekler. Demek ki kararlı ve örgütlü bir halkı öldürerek bitiremiyorsun" dedi.

Silvan'da 6'ıncı kez ilan edilen sokağa çıkma yasağı 11'inci gününde devam ediyor. Sokağa çıkma yasağı adı altında sivil halka dönük katliam politikası yürüten özel harekât timleri, sivillerin bulunduğu evleri tarıyor, kadın ve çocukları darp ediyor, tarihi dokuları yok ediyor. İçerde abluka altında olan halkın yanı sıra abluka altına olmayan mahallelerde halka dönük fiili bir yaska uygulaması yaşanıyor. Bu duruma tepki göstermek için Diyarbakır, Batman, Van, Şırnak ve daha birçok yerden yurttaşlar Silvan'a akıyor. Silvan'da ablukaya karşı halkın yanında olmak için gelenlerden biride Sanatçı Pınar Aydınlar. Silvan'da olmanın insanlık görevi olduğunu belirten Pınar, "Çağrı yapmıyorum, buraya gelmek herkesin insanlık görevi olmalı" dedi.

'Silvan'da olmak boynumuzun borcudur'

Pınar, "Tabiki bugün Silvan'da yaşatılan zulüm, Cizre'de ve Gever'de yaşatılan katliamlar ve sürekli katliam tarihinden beslenen gerçeklik içerisinde bir çağrıya bile gerek duyulmadığını düşünüyorum. İnsan olmanın gereği ve erdemi bugün zalimlere karşı durmayı gerektiriyor. Silvan'da olmak hepimizin boynunun borcudur. Bu kadar çok hakların gasp edildiği, kadın ve çocukların satıldığı ve tecavüz edildiği bir tarihten geçerken insanlar adına verilen mücadelede, bu özgürlük mücadelesi verenlerin yanında durmak insanlık görevidir. Bunu içselleştirerek daha güçlü bir şekilde bu topraklarda olmak gerektiğine inanıyorum. Çağrıya gerek duymadan gelen biriydim ve tüm sanatçılara çağrı da bulunarak geldim. Fakat bu çağrıya geri dönüş alamadım ve yalnız geldim" diye konuştu.

'Bu yapılanların affı yoktur'

Şengal'in özgürleştiği müjdesini Silvan'da aldığını ve bunun büyük bir anlamı olduğunu kaydeden Pınar sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün sistemin istediği daha çok belki sosyal medya üzerinden insanların kendisini rahat hissetmesini sağlayacak zemini hazırlamak ama asıl mücadele hemen yanı başımızda patlayan bombalar altındaki çocukların acısına omuz olabilmek. Hiçbir acıya dokunmadan o acıyı sahiplenemiyorsun. Bakın bugün Şengal özgür oldu değil mi? Bugün bunu heyecanı, bunun mutluluğunu hissederken Şengal'de kaçırılan ve tecavüze uğrayan binlerce kadının yaşadığı zulmü düşünmüyor muyuz? Bu tarihsel süreçlerden geçerken hem kendine devrimci diyen hem de devrimci mücadeleyle kavgayı sahiplenen Kürdistan gerçekliğiyle de bunun sahiplenmesi gerekiyor. Gencecik insanlarımızın panzerlerin arkasından sürüklenmesi, 12 yaşında bir çocuğun bedeninin derin dondurucu da bekletilmesi, bunların hiçbir şekilde affı yoktur, hiçbir şekilde izahı yoktur. Su zulümkarlar unutmasınlar ki her tarih kendi direnişçilerini yaratır. Evet, sen faşizm olarak bütün saldırılarını en ağır şekilde uyguluyorsun ama bugün burada bu öz savunmayı sahiplenen binlerce genç, 90'larda panzerler altında sevdikleri ezilen, ailelerini kaybeden gençler bugün Kobanê'de çok büyük bir özgürlük kavgası verdiler ve kazandılar. Demek ki siz bu halkı katlederek, zulüm ederek bitiremezsiniz. Bunun için böylesi tarihi bir süreçte ki biz bu tarihi süreci kitaplardan okumuyoruz, şarkılardan dinlemiyoruz. Biz bu tarihi sürecin içindeyiz ve bu tarihi sürecin tanıklarıyız. Bugün ben İstanbul'da yaşıyorum, İzmir'de Ankara'da yaşıyorum bana bir şey olmaz diyenlerin aslında bunun bir mezhep kavgası olmadığını ve herkesin içinde olduğunu fark etmesi gerekiyor."

'Bu topraklara kan değil, gül dökülsün'

Aydınlara eleştiride bulunarak "Direnişin sözlerle savunulamayacağını" ifade eden Pınar, direnişin mevzilerde, sokaklarda, yoldaşlarının kanının döküldüğü topraklarda savunulabilineceğini belirtti. Pınar, HDP'li vekillere ve eşbaşkanlara dönük yapılan saldırıyı da değerlendirerek, "Bugün aslında artık hedefte HDP var. Tüm saldırılar onun şahsında gerçekleşiyor. Ona oy veren halktan intikam almaya çalışıyorlar çünkü HDP'den korkuyorlar. HDP rengiyle, çeşitliliğiyle aslında bir başkaldırıyı ifade ediyor ve bu başkaldırıdan korkuyorlar. Bugün bedenlerini halkları ve toprakları için siper eden gençler işte o 90'larda babalar ve akrabaları bugün bizi tehdit ettikleri beyaz toroslarla kaçırılıp öldürüldüler. Evet, faşizm bu, zulüm bu ama biz devrimciler buna karşı ne yapacağız? Bugün devrimci güçler ancak birleşerek, güçlenerek, tüm katliamlara karşı bir arada olarak ancak cevap verebiliriz. Biz topraklara kan değil, gül dökülsün istiyoruz ve bunu her zaman söyledik. Bu yüzden bu mücadele uzun bir mücadelede ve bu mücadelede çok şey yaşayacağız. Burada önemli olan düştüğün yerde yoldaşının desteği ile kalkabilmektir ve işte biz bu yüzden buradayız" şeklinde konuştu.

(fk)