'Devlet Silvan'da 14 bin 345 yurttaşa topyekün savaş açtı'

15:14

JINHA

AMED - İHD, TİHV ve Diyarbakır Tabip Odası, Silvan'da 3 mahallede ilan edilen sokağa çıkma yasağının 11. gününde yoğunlaşan saldırılarla devam etmesine dikkat çekmek amacıyla gerçekleşen basın toplantısında konuşan TİHV Diyarbakır şube temsilcisi Barış Yavuz şu zamana dek 14 sivil yurttaşın yaşamını yitirdiğini tespit ettiklerini belirtti. 3 mahallenin toplam nüfusunun 14 bin 345 olduğunu ifade eden Barış," Siz 14 bin 345 kişiye yönelik operasyon gerçekleştiriyorsunuz. Mesele ne hendek meselesi ne suçla mücadele değildir. Oradaki insanların tamamını topyekun bir savaştır" dedi.

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde 11 gündür devam eden sokağa çıkma yasağı sırasında meydana gelen sivil ölümleri ve insan hakları ihlallerine dikkat çekmek amacıyla İHD, TiHV ve Diyarbakır Tabip Odası ortak bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici "Hükümet yetkililerinin Silvan'da ki duruma ilişkin yaptıkları 'hak ihlali yoktur' değerlendirmesine sert tepki göstererek, hak ihlalinin yeniden tanımlanması önerisinde bulundu.

Raci, "Gülerek ve hiçbir şey olmamış gibi hak ihlali yok diyebiliyorlar. Eğer tespit edilen 7 sivilin katledilmesi hak ihlali değilse, o zaman uluslararası sözleşmeleri beyannameleri, yaşam hakkı başta olmak üzere yeniden dizayn etmek gerekiyor. Hak ihlali acaba nasıl oluyor? Yaşam hakkını ortadan kaldırırsanız hak ihlali olmuyor! Demokratik gösteri yapan yurttaşlarına ve seçilmişlerine öldürmek amacıyla ateş açarsanız hak ihlali olmuyor! İnsanları aç-susuz bırakırsanız, sağlığa erişim hakkını engellerseniz hak ihlali olmuyor! Gözaltı tutuklama yapıyorsanız hak ihlali olmuyor! Bireysel ve kolektif haklara imha ve inkârla yaklaşıyorsanız hak ihlali olmuyor! Hak ihlali o zaman nedir?" şeklinde konuştu.

'Operasyonlar, yerel yetkililerin yetkisinde değil'

Silvan'da 11 gündür devam eden sokağa çıkma yasağı ve ortaya çıkan hak ihlallerinin, bu ülkeyi iç çatışmalara kadar götürebilen bir uygulama olduğuna dikkat çeken Raci,"Halkları birbirinden ayrıştıran ve çözümü ciddi anlamda zorlaştıran bir uygulamadır. O nedenle biz çağrıda bulunuyoruz. Defalarca Silvan'a gittik, o mahallerle giremedik. Yerel yetkililerle görüştük ve operasyonların onların yetkisinde olmadığı izlenimini edindik. Biz insan hakları örgütleri ve uluslar arası kuruluşlara çağrıda bulunduk. En yakın zamanda gelecekler. Biz bütün kamuoyuna Silvan'da ki durum ile ilgili duyarlılık çağrısında bulunuyoruz. Bireysel çabalar sonuç vermiyor" diyerek bir an önce PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecritin kaldırılması ve müzakerelerin başlaması için çağrıda bulundu.

'Devlet, 14 bin 345 kişiye topyekün savaş açtı'

Vakıf olarak bir derleme rapor hazırladıklarını belirten TİHV Diyarbakır şube temsilcisi Barış Yavuz da şu zamana dek 14 sivil yurttaşın yaşamını yitirdiğini tespit ettiklerini belirtti. 3 mahallenin toplam nüfusunun 14 bin 345 olduğunu ifade eden Barış," Siz 14 bin 345 kişiye yönelik operasyon gerçekleştiriyorsunuz. Mesele ne hendek meselesi ne suçla mücadele değildir. Oradaki insanların tamamını topyekun bir savaştır. İnsanlara ölüm tehdidi yapılıyor sokaklarda. İnsanların mülkiyet hakkı, darmadağın edildi. Devletin gücünü fütursuzca kullanırsa, bu hak ihlallerinin müsebbibi olur. 'Ben devletim, ben bu operasyonları yapmaya mecburum' diye bir kavram yoktur. Çözüm bu değil, insanları öldürmek değildir. Sokağa çıkma yasağını biz insan hakları örgütleri olarak kabul etmiyoruz. Böyle bir yasak, herhangi bir suçla mücadele etmek olamaz. 14 bin 345 yurttaşın hakları kısıtlanamaz. Bir kişinin ölümünü bile umursamamak Operasyon sırasında eğer devletim diyorsan, oradaki insanların ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Bir kenti komple karşınıza alamazsınız" diye belirtti.

'Her tarafta keskin nişancı, kafasını çıkaran vuruluyor'

Yaşam hakkı başta olmak üzere hemen hemen tüm insan haklarının ihlal edildiğini belirten TBB Diyarbakır şube temsilcisi Cengiz Günay ise, 3 mahallede binlerce insanın barınma ve beslenme hakkının ihlal edildiğine dikkat çekti. Edindikleri bilgiler arasında muhtarlar aracılığı ile insanlara ekmek dışında hiçbir şey verilmediğini ifade eden Cengiz, " Oradaki insanlar 11 gündür ne yiyorlar, ne içiyorlar. Çocuklarına ne veriyorlar. O insanların psikolojik travma yaşadıklarını bıraktık, o travmayı artık burada 11 gündür bizde yaşıyoruz. Bu travmayı tüm Türkiye yaşıyor. Amacına ulaşmayan operasyonlarınıza son verin. Bir tane bile hendek kapatmamışsınız. Ve orada sivil insanlar ölüyor. Yaralıların keskin nişancılardan dolayı, hiç hiçbir şekilde hastanelere götürülmediği bilgisini aldık. Kaymakam 112'ye, 155 bilgi versinler. Yol açalım oradan gelsinler diyor. Peki, nasıl gelsinler. Su, elektrik, telefon yok. Her tarafta keskin nişancı, kafasını çıkaran vuruluyor" diye konuştu.

(şa-my/dk)