‘Baskılarla Kürt medyası cezalandırılıyor’

15:53

JINHA

İSTANBUL -İfade Özgürlüğü ve Nefret Söylemi İkileminde Azınlıklar ve Aosyal Medya adlı panelde konuşan Bilgi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Tunç, "Artık nefes almamız bile zorlaştı. Fabrikasyon haberler çıkıyor, manşetler ise aynı oluyor" diyerek baskılarla Kürt medyasının cezalandırıldığını kaydetti.

Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı ile İstanbul Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü Mahkeme Salonu’nda, “İfade Özgürlüğü ve Nefret Söylemi İkileminde Azınlıklar ve Sosyal Medya” başlıklı konferans düzenlendi. Konuşmacı olarak Bilgi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Tunç, European University Viadrina İnternet ve İnsan Hakları Merkezi Direktörü Jillian C. York, Christian Solidarity Worldwide Avrupa Savunuculuk Sorumlusu Dr. Susan Kerr, Gazeteci ve Radyo Programcısı Prokopis Doukas’ın katıldığı konferansın modertörlüğünü ise gazeteci Mehveş Evin üstlendi. Mehveş Evin, Türkiye’de kapatılan sitelerin kaç tanesinin nefret söylemi içeriği için kapatıldığını sorarak, “ Ben bunu merak ediyorum. Bu konuyu tartışmamız gerekiyor” dedi.

' Ana akım medyaya karşı sosyal medyayı kullanmalıyız'

Konferansta sosyal medyadaki değişimler tartışılırken ilk sözü Bilgi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Tunç aldı. "Artık nefes almamız bile zorlaştı. Fabrikasyon haberler çıkıyor, manşetler ise aynı oluyor" diyen Aslı, bu durumun hiç bir ülkede yaşanmadığını ifade etti. Birçok televizyon kanalının ise aynı anda yayına girerek Cumhurbaşkanı'nın konuşmasını yayınladığını söyleyen Aslı, AA ajansının ve TRT'nin iktidara göre haber yaptığını belirtti. Gezi direnişine değinen Aslı, " Hala kendimizi umutlu hissetmemizin bir nedenidir Gezi direnişi. Bu direniş sırasında da sosyal medya çok etkin kullanıldı. Gezinin sosyal medya kullanımın çok göze çarptığı bir direnişti" dedi. İnternetin gençlerin siyasete katılmasında etkili olduğunu dile getiren Aslı, "Ana akım medyaya karşı sosyal medyayı kullanmanın yollarını bulmalıyız. Sosyal medya sayesinde çok fazla bilgi elde edebiliyoruz basında yer almayan her şeyden sosyal medyadan öğrenebiliyoruz" diyerek sosyal medyanın önemine dikkat çekti. Engelli sitelerin 195 bin olduğunu söyleyen Aslı,"Baskılarla Kürt medyasının çok fazla cezalandırıyor. Muhalif medyanın bu işin içinde cezalandırıldığını görüyoruz" dedi.

‘Nefret söylemleri şikayet edilmelidir’

Aslı’nın ardından söz alan European University Viadrina İnternet ve İnsan Hakları Merkezi Direktörü Jillian C. York, “Sosyal medya merkezine bakıldığı zaman özel şirketlerin kendi yasalarını vardı. Konuşmanızı da yasaklayabilir” dedi. Sosyal medyada özellikle göçmenlere yönelik nefret söyleminin çok yaygın olduğunu söyleyen Jillian, bu paylaşımların şirket tarafından engellemesi gerektiğini ve bu paylaşımı yapan kişilerinden şikayet etmenin önemli olduğunu söyledi. Jillian’ın ardından söz alan Christian Solidarity Worldwide Avrupa Savunuculuk Sorumlusu Dr. Susan Kerr, “ sosyal medyada kendinizi rahat ifade edemezseniz din ve ifade özgürlüğünden ifade edilmez. Dini inançları saygı duyulması konusunda tartışmaya başlandı. Siyasi görüş ve din konusunda bir araya gelince daha da karmaşık oluyor” dedi. Dinlere ve dillere karşı nefret söyleminin olduğuna dikkat çeken Susan, “Sosyal medyada nefret söylemine uğramasına karşı yasalar vardır. Bunlari fevrye geçirmemiz gerekiyor” dedi.

Konuşmaların ardından konferans soru cevap kısmıyla devam etti.

(ödk/zd)