'Sığınmacılara yönelik ayrımcı politikalardan uzak durulmalı'

09:04

Ceren Karlıdağ/JINHA

İSTANBUL- Türkiye dünyada en fazla sığınmacı ve göçmen barındıran ülke. Sığınmacıların çoğu kalıcı olurken bir çoğu ise Avrupa'ya geçiş noktasında transit ülke olarak Türkiye'yi kullanıyor ve insan tacirleri tarafından ölüm yolculuğuna çıkıyor. Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Projeler Yöneticisi Neşe Erdilek, sığınmacıların çoğunluğunun kalıcı olduğunu ve topluma uyum sağlamaları noktasında yardımcı olunarak ayrımcı politikalardan uzak durulması gerektiğini belirtti.

ILO'ya ( Uluslararası Çalışma Örgütü) göre 2013 yılında dünyada kendi ülkesi dışında yaşayan göçmenlerin sayısı 231 milyonken, göçmenler geldikleri ülkelerde en çok dışlanma ve ayrımcılıkla karşı karşıya kalıyorlar. Dünyada göç etmek zorunda kalan sığınmacıların yüzde yetmişini kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Dünyada en fazla sığınmacı ve göçmen barındıran ülke ise Türkiye.Resmi rakamlara göre Türkiye'de Ağustos 2015 itibari ile 81 ilde 1 milyon 905 bin 984 Suriyeli yaşıyor. IOM (Uluslararası Göç Örgütü) Ekim 2015 raporuna göre 2015 yılında Akdeniz üzerinden deniz yolu ile Avrupa'ya göç edenlerin sayısı 533 bin 591 kişi olmakla birlikte 2 bin 887 ölüm vakası tespit edildi.

'Ekonomik anlamda bir korku oluştu'

Türkiye toplumuna misafirperver bir şablon atfedildiğini ve İlk zamanlarda belli bir vicdanla göçmenlere destek olunmaya çalışıldığını dile getiren Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Projeler Yöneticisi Neşe Erdilek ,"Ama gelenlerin kalıcı oldukları ve giderek daha fazla insanın gelmesiyle toplumda ekonomik anlamda bir korku oluştu" dedi. Genelde göçmenlerle ilgili 'onlar suça meyillidir' gibi bir algı olduğunu söyleyen Neşe, bu yüzden göçmenlere karşı bir tavır oluşturulduğunu bu tavrın da giderek daha saldırgan bir hal aldığını ifade etti. Normalde de ötekileştirmelerin yoğun yaşandığını ve bunun Suriyeli sığınmacılar ile sembolleştiğini ifade eden Neşe, "Bu kesinlikle engellemesi gereken bir şey. Bunun politika olarak üzerine gidilmesi gerekiyor" dedi.

'Dünyada sığınmacıların yüzde 70'i kadın ve çocuktur'

Gelen Suriyeliler 'in büyük ölçüde kalıcı olacağını ve onların topluma uyum sağlamalarına destek olunması gerektiğini vurgulayan Neşe, "Eğitimlere, çocukların okullardaki kabulü gibi konulara dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü bu insanların gidecek bir yerleri yok. Ve bu sığınma ve göç meselesi hepimizin başına gelecek bir olgudur. O nedenle bunu anlayışla kabul edip onlara destek olmamız lazım. Dünyada sığınmacıların yüzde 70'i kadın ve çocuktur. Yüzde 30'u da 18 yaş ve altıdır. Burada en çok mağdur olanlar da kadın ve çocuklardır" diye konuştu.


'Cinsel suçların da yaşanabileceğini biliyoruz'

Suriyeli sığınmacıların çoğunun dil bilmediklerini, barınacak yerleri olmadığını ve çalıştıkları halde paralarını alamadıklarını, kadınların ve çocukların cinsel istismara uğrayabileceklerini söyleyen Neşe,"Aynı işi yapanlara göre daha az ücret alıyorlar. Mağduriyetleri onlara karşı kullanılarak sömürülüyorlar, o nedenle bu tür cinsel sömürü de olmayacak bir şey değildi. Biz bunu zamanında bavul ticaretiyle gelen sığınmacılara yaptık. O yüzden cinsel suçların da yaşanabileceğini biliyoruz" diye belirtti.

'Kendilerini geliştirmesine destek olmalıyız'

Sığınmacılara yönelik yardım bicinin ise maddi olmaması gerektiğini söyleyen Neşe, "Öyle bir yardım yaptığınızda karşınızdaki insana bir kez daha ayrımcılık yapmış oluyorsunuz. Halbuki, seçenekler verip kendini geliştirmesi yönünden destek olmanız lazım. Çocuklara, kadınlara okuma yazma kursu, dil kursu, meslek edinme kursu gibi yardım yapılması lazım. Eğer sürekli maddi yardım talep eden konumuna getirirseniz o insanların bir kere daha psikolojik olarak yıkmış olur, tavırlarına kişiliklerine kalıcı zarar verirsiniz. Kalıcı olarak yapmamız gereken şey olanların kendilerini geliştirmesine destek olmaktır" dedi.

(ödk/zd/fk)