'Rojava'da savaşan Kürt kadınları cinsiyetçi imajı bozdu'
16:09
JINHA
ANKARA - "Savaş Mültecilik ve Barış'ta Kadınlar" panelinde konuşan Müge Yetener, savaşa karşı mücadele eden kadınların militarizm nedeniyle görmezden gelindiğini söyleyerek, "Erkeğe bir ünvan verildiğinde cinsiyeti söylenmez. Ama bir kadın 'kadın devrimci, kadın terörist' diye anılır" dedi. Milliyetçiliğin ve militarizmin cinsiyetçilik ve kadın düşmanlığıyla örüldüğünü belirten Müge, ancak Kürt kadınlarının Rojava'da savaşmasıyla birlikte bu imajı bozduğuna dikkat çekti.
Tüm-Bel-Sen'li kadınlar "Savaş mültecilik ve Barış'ta kadınlar" konulu panel düzenledi. Akar Internatıonal Otel'de gerçekleşen panelde, konuşmacılar Feride Eralp, Cahide Sarı ve Müge Yetener'di.
'Mültecileri mağdur olarak görmekten vazgeçmeliyiz'
İlk konuşmayı Uluslararası Af Örgütü Ankara Gönüllüsü Cahide Sarı yaptı. Cahide, genel olarak mülteciliğin 90'lı yıllarda küresel hareketlilikle birlikte arttığını belirterek, son olarak Türkiye'de Suriye krizi ile birlikte mülteciliğin oluştuğunu söyledi. Başta yasal haklar olmak üzere; eğitim, sağlık, istihdam gibi konularda mültecilerin hak ihlali yaşadığına dikkat çeken Cahide, "Kadın, çocuk, LGBTİ mülteciler en dezavantajlı grupta yer alıyor.Bu gruplar için özel bakış açısı geliştirmek gerekiyor" diye konuştu. Mültecileri eşit olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Cahide, "Mültecileri mağdur olarak görmekten vazgeçmedikçe eşit olamayacağız" dedi.
"Milliyetçilik, Erkeklik ve Militarizm" konu başlığında konuşan Türk Tabipler Birliği Kadın Kollarından Müge Yetener, "Genellikle biz savaşların başlangıç ve bitiş noktası olduğunu düşünürüz. Geldiğimiz noktada ise savaş devamlılık arz ederek şiddeti doğuruyor" diye konuşarak savaş dönemlerinde bile kadınların ikincil konuma düşürüldüğünü söyledi.
'Militarizm, cinsiyetçiliği ortaya çıkarıyor'
Savaş'ı anlatırken "Savaş yatak odasından, toplantı odasına oradan da fabrikalara uzanır" sözünü aktaran Müge, kadınların her alanda mücadele etmesi gerektiğini belirtti.Militarizmin cinsiyetçiliği ve kadın düşmanlığını ortaya çıkardığına dikkat çeken Müge, savaşta kadınların aktif olarak yer alsalar bile görünmediğini şöyle ifade etti: "Savaşta kadınların yanı sıra trans ve queer bedenlerle gözükmezler ve tehlikeli olarak adlandırılırlar. Mesela kadın politik bir şiddet uyguladığında bu tutumu marjinalleştirilerek yansıtılır. Erkeğe bir ünvan verildiğinde cinsiyeti söylenmez. Ama bir kadın 'kadın devrimci, kadın terörist' diye anılır. Tüm milliyetçilikler cinsiyetçilik ve kadın düşmanlığıyla örülmüştür..."
Rojava'da Kürt kadınlarının savaşmasıyla birlikte bu imajı bozduğunu vurgulayan Müge,"Ülkelerindeki savaş bittikten sonra evlerine dönen kadınların gündelik hayatına kaldıkları yerden devam etmeyeceklerini umut ediyoruz" dedi.
'Artık farklı bir direniş çerçevesi oluşturmak gerekli'
Barış İçin Kadın Girişimi Üyesi Feride Eralp, barışın kadınlar tarafından söyleme ısrarının kadınların özlerinde daha barışçıl olduğu için değil kadınlar olarak özgürleşme ihtiyacından kaynaklandığını belirtti. Feride, "Barış bir toplum yeniden kurmaksa çok önemli bir değişimdir" diyerek, barışı iktidardan beklemek yerine kadınların barışı oluşturması gerektiğine dikkat çekti. "Artık farklı bir direniş çerçevesi ortaya çıkartmak lazım. Savaş her alanımızı kuşattı" diyen Feride, kadınların birlikte durarak bunu aşacaklarını söyledi.
(he/sy/fk)
