HDP: Çerkes soykırımının belgeleri ortaya çıkarılsın

15:40

JINHA


 


ANKARA – HDP Eşbaşkan Yardımcısı Hatice Altınışık, Gönen-Manyas iç sürgününe ilişkin yazılı açıklama yaparak, Çerkesler’in insanlık tarihinin ilk soykırımını yaşadıklarına dikkat çekerek, “Bu topraklarda, eşitlik, özgürlük ve barış içinde yaşamanın koşulu yüzleşmek, tarihi bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktır. Gönen-Manyas Sürgünü'nün nedenleri ve sonuçlarının, karar verici ve uygulayıcıları hakkındaki tüm belge, bilgi ve kayıtların devlet arşivinden çıkarılmasını ve kamuoyunun bilgisine sunulmasını talep ediyoruz” dedi.  


HDP Eşbaşkan Yardımcısı Hatice Altınışık, Gönen-Manyas iç sürgününe ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye’de halkların birbiri içinde eritildiği, eritilemeyenlerin düşman edildiği, birbirine karşı önyargı ve nefretle eğitildikleri bir tarihin ağırlığını taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, “Çerkesler de, yüzyıllık bir savaşın ardından uğradıkları yenilginin sonucu olarak, insanlık tarihinin ilk soykırımını yaşamış, tarihi anavatanlarından koparılarak sürgün edilmiş ve geldikleri topraklarda da tekçi zihniyetin hedefine oturtulmuş bir halktır. Çerkesler, uzun yıllar boyunca birbiriyle çelişir gibi görünen, ama aslında aynı amaçla, diğer halklarla aralarında oluşabilecek tüm diyalog kanallarını iki koldan torpillemeye yarayacak, hem 'işbirlikçi' hem de 'hain' olarak kategorize edildiler” denildi.


‘İlk iç sürgün uygulaması Çerkeslere yapılmıştır’


Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk iç sürgün uygulamasının Çerkeslere yönelik yapıldığı kaydedilen açıklamada, “Çerkeslerin bu topraklardaki tarihi, tam da anlatılmayan, saklanan, çarpıtılan, yazılmayanda saklıdır. Bu 'gizli ve kirli' tarihin içinde, Cumhuriyet’in ilk ‘İç Sürgün’ uygulaması Çerkeslere yapılmıştır. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasının ardından, savaş adeta, egemenliği ‘tek millet, tek dil ve tek din’de toplamaya dönüşmüş, geçilen bu yeni aşamada Kurtuluş Savaşı'nın ‘kahramanı’ Ethem Bey, artık ‘Hain Çerkes Ethem’ olmuştur. Gönen-Manyas Çerkeslerinin sürgünü, Ethem Bey'in tasfiyesi sonrasına denk gelir. Ethem Bey'in yanında savaşmış ve ona destek vermiş milis güçlerinin yoğunlaştığı bir bölge olan Gönen-Manyas yöresi Çerkeslerini cezalandırmayı, diğerlerine de gözdağı vermeyi hedefleyen bu sürgün hakkında Çerkes büyükleri konuşmamayı, hatırlamamayı, adeta hafızalarından silmeyi seçmişlerdir. Konuyla ilgili konuşanların anlattıkları ise bir insanlık ayıbının tüm unsurlarını içinde barındırır” sözlerine yer verildi.


‘Tüm belgeler devlet arşivinden çıkarılmalı’


1922 Aralık ayında gerçekleşen sürgünün 1923 yılında da devam ettiği ifade edilen açıklamanın devamında şunlara yer verildi:


“Yaklaşık 14 köyün birer öküz arabasında ve jandarma eşliğinde, aylarca sokaklarda, meydanlarda, açıkta bekletilerek, dipçiklenerek, aşağılanarak yaptığı bu yolculuk, Çerkeslerin Anadolu'nun çeşitli bölgelerine dağıtılmalarıyla son buldu. 30 köyün sürgünü ise Lozan Antlaşması üzerine durduruldu. 1923 yılında Çerkeslerin yaşadığı baskı, başka alanlarda da devam etti, sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerine son verildi. 2. Meşrutiyet Dönemi'nde 1908’de kurulan Çerkes İttihat ve Teavün Cemiyeti, 1918 yılında kurulan Çerkes Kadınları Teavun Cemiyeti  ve Kadınlar Cemiyeti’nin İstanbul’da açtığı özel okul 1923 yılında kapatıldı.  Çerkeslerin, şimdi bunları dillendirmelerindeki amaçları hesaplaşmak değildir. Ama bugünlerde sık kullanılan deyimle, helalleşilmesi gereken halklardan biri de Çerkeslerdir. Bu topraklarda, eşitlik, özgürlük ve barış içinde yaşamanın koşulu yüzleşmek, tarihi bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktır. Gönen-Manyas Sürgünü'nün nedenleri ve sonuçlarının, karar verici ve uygulayıcıları hakkındaki tüm belge, bilgi ve kayıtların devlet arşivinden çıkarılmasını ve kamuoyunun bilgisine sunulmasını talep ediyoruz. Sadece oy isteme zamanlarında, kimliğini 'hamiline imzalı kart’ gibi kullanan Çerkes milletvekillerinin de bu vesileyle sorumluluklarını hatırlamalarını umuyor ve bekliyoruz.”


(mg)