Ayşe Berktay: Kadının mücadelesi devleti tedirgin etti
11:23
Eylem Daş/ JINHA
İSTANBUL- KCK İstanbul davasından 27 ay tutuklu kalan ve geçtiğimiz günlerde çıkarıldığı mahkemede serbest bırakılan çevirmen, yazar ve ayrıca BDP PM üyesi Ayşe Berktay, KCK adı altında yapılan operasyonlarda birçok kadının gözaltına alınarak tutuklandığını, kadına dair ne varsa darbe vurulmaya çalışıldığını belirterek, “Kadınların devletçi ve iktidarcı sisteme karşı mücadele etme kararlılığının ve öncü pozisyonunda olmasının devleti tedirgin etti” dedi.
İstanbul’da 7 Ekim 2011 tarihinde KCK operasyonu adı altında tutuklanan ve 27 ay tutukluluk süresinin ardından çıkarıldığı mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan çevirmen, yazar ve ayrıca BDP PM üyesi Ayşe Berktay, Türkiye’de Kürt mücadelesi içinde kadın olmayı, KCK operasyonunda alındıktan sonraki süreci anlattı. KCK operasyonu kapsamında evine yapılan baskını değerlendiren Ayşe, “Polisler çok özenli davrandılar. Ellerinde arama izinleri, ayaklarında galoşlarla eve girdiler. Evimi ararken de hallaç pamuğu gibi dağıtmadılar. Keşke ne o nezaket olsaydı ne de böyle bir operasyon yapılsaydı. Devlet aslında böyle yaparak nazikçe senin canını okuyor. Çünkü, operasyonun kendisi çok kaba. Bu operasyonlar, demokrasiye ve özgürlüğe atılmış bir darbedir” dedi.
‘Kadına dair her türlü faaliyet illegalleştiriliyor’
Devletin “Eskiden öldürüyorduk şimdi ise tutukluyoruz” sözlerini hatırlatan Ayşe, yapılmak istenenin tam da bu olduğunun altını çizdi. KCK operasyonlarında çok fazla kadının tutuklandığına dikkat çeken Ayşe, devletin kadına dair her türlü faaliyeti illegalleştirmeye dönük tavır içinde olduğuna işaret etti. “Biz BDP Kadın Meclisi çalışanlarıydık. İddianamede BDP Kadın Meclisi olarak yapmış olduğumuz çalışmalara yer verilmiş” şeklinde konuşan Ayşe, devletin BDP Kadın Meclisi’nin yapmış olduğu toplantıları KCK Kadın yapılanması olarak ele aldığını söyleyerek, “Devlet iddianamede, BDP Kadın Meclisi denilmesini yok sayıyor. Bunu DÖKH olarak alıyor ve DÖKH’ü de KCK’nin kadın yapılanması olarak deklare ediyor. Biz de kadınlarla yaptığımız ortak savunmamızda, BDP Kadın Meclisi diğer birçok kurum gibi DÖKH’ün bir bileşenidir. Ayrıca, yürüttüğümüz çalışma birebir DÖKH çalışması değildir. Siz DÖKH’ün KCK Kadın yapılanması olduğunu nasıl iddia edebilirsiniz? dedik” sözlerine yer verdi.
‘Dünya’nın hiçbir yerinde sosyal hareketler suç değil’
Ayşe, devletin “Biz sizi BDP’den yargılamıyoruz KCK’den yargılıyoruz” dediğini ancak, iddianamede delil olarak gösterdikleri her şeyin yapmış oldukları BDP faaliyetleri olduğunu dile getirdi. Ayşe “Devlet, demokratik alandaki bütün Kürt Kurumlarını KCK yapılanmaları olarak ele aldı ve bu şekilde illegalleştirdi” sözlerine yer vererek, kadınların buna karşın, ortak savunmalarında Kürt Hareketi’nin sosyal bir hareket olduğunu ve bunun bileşenlerinin çok geniş bir alanda faaliyetler yürüttüğünü ifade ettiklerini söyledi. Dünyanın hiçbir yerinde sosyal hareketlerin suç olmadığına işaret eden Ayşe, kadınların meclis kurmasının da suç olmadığını vurgulayarak, BDP Kadın Meclisi olarak tüzel bir kişiliklerinin olduğunu kaydetti.
‘Tüm baskılara rağmen kadınlar özgürleşme süreci yaşadı’
Kadınlar olarak erkek egemen sisteme ve hiyerarşiye karşı mücadele vermek için meclis örgütlenmesine gittiklerini belirten Ayşe, “Bunu savunmamızda da belirttik. Yaşanan baskı süreçlerinde Kürt halkının dili yasaklandı, köyleri yakıldı, yerlerinden göç ettirildi. Tüm bunlar Kürt kadınları üzerinde ağır tahribatlar yaratsa da öte yandan Kürt kadınları üzerinde özgürleştirici bir etki de yarattı. Çünkü kadınlar direnme ruhu ile birlikte özgürleşme sürecini yaşadı” dedi. Yıkılanın bir yandan da aile yapısı olduğunu ifade eden Ayşe, “Kürt kadınlarının eskiyi kurmaya değil, yenisini yaratmaya çalıştığını görüyoruz” şeklinde konuştu. KCK davalarında çok sayıda kadının tutuklandığına işaret eden Ayşe, “Kadına dair ne varsa ona darbe vuruldu” diye kaydetti. Kadınların devletçi ve iktidarcı sisteme karşı mücadele etme kararlılığının ve öncü pozisyonunda olmasının devleti tedirgin ettiğini kaydeden Ayşe, “İlginç olan kadınların bu kadar alınmasına rağmen, kadın faaliyetlerinin iddianamede yer almamasıydı” dedi.
‘KCK davaları mahkeme duvarlarının arasına sıkışıyor’
Yapılan siyasi soykırım operasyonlarının mahkeme duvarlarının arasına sıkıştığını vurgulayan Ayşe, toplumda bu davalara itiraz etme ve bu adaletsizliğe karşı çıkma ihtiyacını yerleştirmek gerektiğine işaret etti. Ayşe, “Çünkü ben tahliye olurken aynı suçlamayla tutuklu arkadaşlarım var. Asıl sorun bizim bu iddialarla tutuklanmamızı sağlayan Anayasa ve Terörle Mücadele Kanunu’dur. Bunun değişmesi gerekir” dedi. Son olarak Gezi direnişini, Paris Katliamını, Gever’i ve Roboski’yi değerlendiren Ayşe, bizler bu katliamların faiileri yargılanana kadar mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu. Başbakanın bir konuşmasında “ Ölüler konuşmaz” sözlerini hatırlatan Ayşe, “Ölüler konuşur bizim ölülerimiz bizimle konuşuyor. Onlar konuştuğu için bu mücadele devam ediyor” diyerek sözlerine son verdi.
(ed/mg)

